Altın Koza’da ‘Patates Kızartması’: Üç günde çekilen bir set yüzleşmesi
33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan Patates Kızartması, yıllar sonra bir televizyon dizisinin setinde karşılaşan iki arkadaş üzerinden sinema ve televizyon sektörünün çalışma ilişkilerine bakıyor.
Patates Kızartması adlı filmden bir sahne.
Volkan Pekal
[email protected]
Sinan Biçici’nin yazıp yönettiği Patates Kızartması, yoksul öğrencilik yıllarını birlikte geçiren Akın ile Serdal’ın yıllar sonra bir televizyon dizisinin setinde yeniden karşılaşması üzerinden sinema ve televizyon sektörüne sinema emekçilerinin cephesinden bakıyor. Film, 33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde dünya prömiyerini yaptı.
Bir zamanlar aynı hayallerin peşinden koşan iki arkadaşın yolları zamanla ayrılmıştır. Akın, oyunculuk kariyerinde ilerleyerek tanınan bir yıldız haline gelirken Serdal, tiyatro yönetmeni ve oyuncusu olarak kendi tiyatrosunu ayakta tutmaya çalışır.
Akın’ın derdi İtalya’dan gelecek otomobili ve setteki konforuyken Serdal haciz telefonları ve tiyatrosunun borçlarıyla uğraşmaktadır. Aynı yerden geçen iki arkadaşın yıllar içinde farklı yollar izlemeleri ve geldiği nokta filmin çatışmasını oluşturuyor, mizahın da temel kaynaklarından birine de dönüşüyor.
Akın’ın yakın arkadaşı olduğunun anlaşılmasıyla, başta küçümsenen figüran, bir anda yıldız oyuncu muamelesi görmeye başlar. Set çalışanlarının Serdal’a yaklaşımındaki ani değişim set içerisindeki konumların insanlara nasıl farklı muamele edilmesini belirlediğini görünür kılar.
Patates Kızartması seti yalnızca hikayenin geçtiği mekan olarak kullanmıyor; kamerayı sette dolaştırarak sektörün çalışma ilişkilerini de filmin anlatısının parçası haline getiriyor. Aynı mekanda çalışan insanların sahip oldukları statü, gördükleri muameleyi de belirliyor.
Filmin ilk yaklaşık 35 dakikasının plan sekanslardan oluşması, kalan bölümlerde de uzun planların ağırlığını koruması, seyirciyi setin dışından izleyen bir göz olmaktan çıkarıp bu karmaşanın içine sokuyor. 92 dakikalık filmde görüntü yönetmenliğini Vedat Dikmetaş, kurguyu ise Yakup Baysal üstleniyor.
Film 3 günde çekildi
Filmin üç günde çekildiğini belirten yönetmen Sinan Biçici, aslında filmi tek günde çekmek istediğini ancak bunun riskli bulunması üzerine üç günde karar kıldıklarını söyledi. Biçici, kısa çekim süresinin filmin doğallığını korumak açısından önemli olduğunu belirterek, “Çok uzun çalışırsak o doğallığı, o samimiyeti kaybederiz diye düşünüyordum” dedi.
‘Senaryoyu eksik bıraktım, siz tamamlayın’
Biçici, filmin senaryosunu özellikle oyuncuların katkısına açık bıraktığını ifade etti. Senaryonun filmin tamamının yaklaşık üçte ikisi uzunluğunda olduğunu söyleyen Biçici, oyunculara “Ben senaryoyu eksik bıraktım, siz tamamlayın” dediğini aktardı.
Filmi sektör çalışanlarının ortak deneyimlerinden hareketle oluşturduklarını söyleyen Biçici, “Derdimiz olan bir film yapmak istedik. Kendi derdimizi en dürüst, en samimi halimizle anlatalım, dertleşelim istedik” ifadelerini kullandı.
‘Kayıt’ dendiğinde oyuncu da senarist, yönetmen de
Filmin uzun planlarla çekilmesinin de oyuncuların gerçek duygularını korumakla ilgili olduğunu belirten Biçici, sürekli kesmeler yapılması halinde doğallığın kaybolabileceğini söyledi. Görüntü yönetmenine de klasik anlamda yalnızca kadrajı takip eden bir görev vermediğini anlatan Biçici, kameranın seyircinin gözü gibi hareket etmesini istediğini söyledi.
‘Setlerde bunu yapmaktan imtina ederiz’
Oyuncu Bülent Emrah Parlak da Biçici’nin oyunculara tanıdığı alanın setlerde alışılmış çalışma biçiminden farklı olduğunu söyledi. Senaryoyu çok sevdiğini belirten Parlak, Biçici’nin kendilerine temel olarak “Rahat olun” dediğini aktardı. Parlak, setlerde senaristin ve yönetmenin tepkisinden çekinildiği için oyuncuların metne ekleme ve çıkarma yapmasının çoğu zaman sınırlı kaldığını belirterek, Patates Kızartmasında ise kendilerine böyle bir alan açıldığını ifade etti.
‘Sinan’la alakası yok’
Oyuncu Serdal Genç ise filmde canlandırdığı yönetmen karakterini oluştururken Çağan Irmak’tan esinlendiğini söyledi. Irmak’la bir yıl çalıştığını belirten Genç, karakterde onun bazı davranışlarından izler bulunduğunu anlattı.
Genç, karakterin Sinan Biçici’den esinlenmediğini ise esprili bir dille anlattı. Yönetmenin setteki davranışlarıyla canlandırdığı karakter arasında fark bulunduğunu söyleyen Genç’in sözleri salonda gülüşmelere neden oldu.
‘Bir oyuncu olarak, bir işçi olarak buradaki acıyı yaşadım’
Oyuncu Elit Andaç Çam ise filmde canlandırdığı karakterin kendisi açısından oyunculuk anlayışına dair farklı bir deneyim olduğunu söyledi. Filmin kendisi açısından en önemli yanının set çalışanlarının yaşadığı sorunları görünür kılması olduğunu söyleyen Çam, sektörde çalışanların setin “karanlık yerlerini” bildiğini belirtti.
Çam, “Ben de oynamama rağmen bir seyirci olarak, bir oyuncu olarak, bir işçi olarak aslında buradaki acıyı, buradaki hiyerarşinin sorunlarını yaşadığımı, yani onu tecrübe ettiğimi düşünüyorum” dedi.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et