‘Kuzeyden Gelen Adam’: Kadir İnanır’ın sineması ve mücadele yılları konuşuldu
33. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde düzenlenen “Kuzeyden Gelen Adam: Kadir İnanır” panelinde, usta oyuncunun sinema kariyerinin yanı sıra arşivciliği, set disiplini ve sinema emekçilerinin örgütlenme mücadelesindeki rolü konuşuldu.
Fotoğraf: Evrensel
Rojda Ferda Yılmazoğlu
[email protected]
Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali kapsamında, Türk sinemasının usta ismi Kadir İnanır’ın sanat yolculuğuna ve mücadelesine odaklanan "Kuzeyden Gelen Adam: Kadir İnanır" başlıklı özel bir etkinlik gerçekleştirildi. Seyhan Çırçır Sanat Merkezi’nde düzenlenen kapsamlı panelin moderatörlüğünü Hülya Uçansu üstlendi. Oyuncu Menderes Samancılar, yönetmen Hüseyin Karabey, oyuncu Halil Ergün, belgeselci ve yazar Nebil Özgentürk konuşmacı olarak katıldı. Panelde "Kadir İnanır: Ekine Düşen Yağmur Damlası" kitabının yazarı Mazlum Vesek Etkinlikte İnanır’ın sinema serüveni, arşivciliği, sendikal hak mücadeleleri ve set disiplinini aktardı.
17 yaşından beri tuttuğu notlar
Yönetmen Hüseyin Karabey, Kadir İnanır ile 15 yıl önce tanıştığını ve usta oyuncunun evinin altındaki arşivini ilk gördüğünde şaşkınlık yaşadığını ifade etti. İnanır’ın 17 yaşından itibaren tuttuğu notlar, 1958’den bu yana biriken kamera arkası ve set fotoğrafları ile 230 sayfalık el yazısı otobiyografisinin Türk sinema tarihi için vazgeçilmez bir kaynak olduğunu aktaran Karabey, bu malzemelerin bir belgesele dönüşme sürecini paylaştı. Karabey, 1980 darbesinin yarattığı kuşak kopuşuna değinerek genç kuşakların apolitik olmadığını, geçmişteki mücadele ve hafıza doğru aktarıldığında gençlerin bundan ilham aldığını ve güçlü eserler üretebileceğini belirtti. İnanır'ın "Sanatçı halkının yaşadığı sorunları duymuyorsa kalıcı olamaz" sözünü hatırlatan yönetmen, hazırlanan belgeselin İnanır'ın gençlere bir vasiyeti niteliğinde olduğunu söyledi.
"Herkesin ilk başvurduğu kapıydı"
Kadir İnanır ile uzun yıllara dayanan yol arkadaşlığını anlatan Menderes Samancılar, 1977 yılındaki tarihi Ankara yürüyüşünü ve sinema emekçilerinin örgütlenme mücadelesini anlattı. Kurulan Oyuncular Derneği süreçlerinde İnanır’ın maddi ve manevi desteğini hiçbir zaman esirgemediğini vurgulayan Samancılar, usta oyuncunun Yeşilçam'da dara düşen herkesin ilk başvurduğu kapı olduğunu dile getirdi.
İnanır’ın set ahlakına ve disiplinine dikkat çeken Samancılar, "Sete herkesten önce gelir, hazırlıkların tamamlanmasını beklerdi. Sete geç kalınmasından hiç hoşlanmazdı. En önemlisi de asla sadece kendini düşünmezdi; figürasyonun yemek listesini kontrol eder, soğuk günlerde figürasyonun bulunduğu yerde soba yanmıyorsa çekimi durdurup mücadele ederdi. 'Garibanlar ısınacak ki bizim de içimiz ısınsın' derdi," ifadeleriyle İnanır’ın set emekçilerine yaklaşımını aktardı.
"Kadir İnanır: Ekine Düşen Yağmur Damlası" kitabının yazarı Mazlum Vesek ise İnanır üzerine yaptığı arşiv çalışmalarından yola çıkarak Türk basınına ve entelektüel çevrelere yönelik eleştirilerde bulundu. 1974'ten bu yana basında çıkan röportajları taradığını aktaran Vesek, medyanın uzun yıllar boyunca İnanır’ın düşüncelerini ve sinemaya dair görüşlerini sormak yerine sadece yakışıklılığı, maçoluğu ve "Kadirizm" kavramıyla ilgilendiğini belirtti. İnanır’ın Ali Özgentürk imzalı filmde Kemal Tahir’i canlandıran tek aktör olduğunu hatırlatan Vesek, basının o dönemde dahi magazinsel yaklaşımdan sıyrılamadığını ifade etti. Vesek ayrıca 2006 yılında "Azap Yolu" dizi setinde İnanır’ın Sinema Emekçileri Sendikası’nın örgütlenmesine bizzat öncülük ettiğini ve ciddi maddi destek sağladığını belirterek, sanatçının bu yönlerinin hafızalarda hak ettiği yeri alması gerektiğini vurguladı.
Etkinliğin soru-cevap bölümünde sinemanın toplumsal işlevi ve politik duruşu üzerine seyirci ile panelistler arasında canlı bir diyalog yaşandı. Salonda bir izleyicinin, "sinemanın ve oyuncuların politikayla ilişkisinin abartılmaması gerektiği, sanatın politik bir araca dönüştürülmesinin esere zarar verebileceği" yönündeki görüşüne karşılık panelistler; büyük sanatçıların dünyayı ve toplumu doğru anlama, insanı savunma ve haksızlıklara karşı tavır alma sorumluluğu taşıdığını belirterek, oyuncunun dünya görüşünün ve taraflılığının hayatın doğal bir parçası olduğunu ifade ettiler.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...

Evrensel'i Takip Et