Zayıflama iğneleri anoreksiya riskini artırıyor mu?
Kilo vermek için kullanılan GLP-1 ilaçlarının doğrudan anoreksiyaya neden olduğunu gösteren yeterli kanıt bulunmuyor. Ancak uzmanlar, yeme bozukluğu geçmişi olanlarda tedavi öncesi değerlendirme ve kullanım sürecinde yakın takip öneriyor.
Fotoğraf: Pexels
Zeliha Irmak
[email protected]
Kilo vermek için kullanılan GLP-1 ilaçları milyonlarca kişinin gündeminde. İştahı azaltan ve kilo kaybını kolaylaştıran bu ilaçlarla ilgili yeni bir tartışma ise dikkat çekiyor: Bazı kullanıcılar, kilo verme sürecinin ilerleyen dönemlerinde yemekle ilişkilerinin değiştiğini ve yeme bozukluğu tedavisine ihtiyaç duyduklarını bildiriyor. Peki GLP-1 ilaçları anoreksiyaya neden olabilir mi? Bilim insanları bu konuda ne biliyor?
Kilo vermek isteyenlerin son yıllarda en çok başvurduğu yöntemlerden biri GLP-1 temelli ilaçlar oldu. Semaglutid ve tirzepatid gibi etken maddeler içeren ilaçlar, iştahı azaltarak ve tokluk hissini artırarak kilo kaybına yardımcı oluyor.
Ancak bu ilaçların yaygınlaşmasıyla birlikte farklı bir soru da gündeme geldi. Kilo verme isteği ne zaman sağlıklı sınırların dışına çıkıyor? GLP-1 ilaçları vücutta ne yapıyor?
Bazı vakalarda, başlangıçta yalnızca kilo vermek amacıyla kullanılan ilaçların ardından kişinin yemek yemekten giderek daha fazla kaçınmaya başladığı ve yeme bozukluğu belirtilerinin ortaya çıktığı bildiriliyor.
GLP-1, vücutta doğal olarak bulunan ve iştah ile kan şekeri düzenlenmesinde rol oynayan bir hormon. GLP-1 reseptör agonisti ilaçlar bu hormonun etkilerini taklit ediyor. Bu ilaçlar iştahı azaltabiliyor, daha uzun süre tok hissetmeyi sağlayabiliyor. Mide boşalmasını yavaşlatabiliyor. Günlük alınan kalori miktarını düşürebiliyor. Kilo kaybına yardımcı olabiliyor.
Tam da bu nedenle ilaçların obezite tedavisindeki etkisi önem taşıyor. Ancak iştahın aşırı baskılanması, özellikle yeme bozukluğu öyküsü bulunan kişiler açısından farklı bir risk oluşturabilir.
Kilo kaybı nerede sağlıksız hale geliyor?
Bir kişinin kilo vermesi tek başına anoreksiya anlamına gelmiyor. Anoreksiya nervoza, yalnızca düşük vücut ağırlığıyla tanımlanan bir hastalık değil; kilo alma korkusu, kısıtlayıcı yeme davranışları ve beden algısıyla ilişkili ciddi psikolojik ve fiziksel belirtileri de içeriyor. Üstelik kişinin dış görünüşü her zaman yaşadığı sorunu göstermeyebilir. Örneğin atipik anoreksiyada kişi normal veya yüksek vücut ağırlığına sahipken ciddi biçimde yemek kısıtlayabilir. Bu nedenle GLP-1 kullanan bir kişinin yalnızca kaç kilo verdiğine bakmak yeterli olmayabilir.
“İştahım yok” demek ne zaman alarm olabilir?
GLP-1 ilaçlarının beklenen etkilerinden biri iştahın azalması. Ancak kişinin giderek daha az yemek yemesi, öğünleri sürekli atlaması veya kilo verme hedefini sürekli daha aşağı çekmesi farklı bir tabloya işaret edebilir. Özellikle şu belirtilerin birlikte görülmesi önem taşıyor:
- Yemek yemekten giderek daha fazla kaçınmak,
- Kilo alma konusunda yoğun korku yaşamak,
- Kilo verdikçe daha fazla kilo vermek istemek,
- Öğünleri sistematik biçimde azaltmak,
- Aşırı egzersiz yapmak,
- Beden görüntüsüyle ilgili yoğun kaygı yaşamak,
- Kilo kaybına rağmen kendisini hâlâ “fazla kilolu” görmek.
Bu belirtiler ortaya çıktığında konu yalnızca kilo yönetimi olmaktan çıkıp yeme bozukluğu açısından değerlendirilmesi gereken bir duruma dönüşebilir.
GLP-1 ilaçları anoreksiyaya neden oluyor mu?
GLP-1 ilaçlarının doğrudan anoreksiyaya neden olduğunu gösteren yeterli kanıt bulunmuyor. Ancak özellikle anoreksiya veya başka bir yeme bozukluğu geçmişi olan kişilerde bu ilaçların kullanımının daha dikkatli değerlendirilmesi gerektiğine ilişkin uzman görüşleri giderek artıyor.
Yakın zamanda yayımlanan bir çalışmada, yeme bozuklukları alanında çalışan uzmanlar tedavi öncesinde yeme bozukluğu taraması yapılması gerektiği konusunda yüksek düzeyde uzlaşı sağladı. Çalışmada aktif anoreksiya ve belirgin kısıtlayıcı yeme davranışlarının bulunduğu bazı durumlarda GLP-1 tedavisinden kaçınılması yönünde görüş bildirildi. Araştırmacılar aynı zamanda GLP-1 ilaçlarının yeme bozuklukları üzerindeki etkilerine ilişkin bilimsel verilerin hâlâ sınırlı olduğuna dikkat çekiyor.
Bazı kullanıcılar neden anoreksiya tedavisine başladı?
Son dönemde yayımlanan haberlerde, kilo vermek amacıyla GLP-1 ilaçları kullandıktan sonra yeme davranışları ciddi biçimde değişen kişilerin deneyimleri gündeme geldi. Bu kişilerden bazıları başlangıçta hızlı kilo kaybını olumlu karşılarken, zaman içinde kilo verme düşüncesinin baskın hale geldiğini ve yemek tüketimini daha fazla kısıtlamaya başladıklarını aktarıyor. Ancak bireysel vakalar, GLP-1 ilaçlarının anoreksiyaya yol açtığını kanıtlamıyor.
İlaç iştahı azaltırken kişinin zaten var olan kilo verme takıntısını veya kısıtlayıcı yeme davranışını daha da güçlendirebilir mi? Bilim dünyasının yanıtlamaya çalıştığı sorulardan biri de bu.
Daha fazla kilo vermek her zaman daha sağlıklı olmak anlamına gelmiyor
Kilo verme tedavisinde tartıdaki rakam önemli olsa da tek başına yeterli bir ölçüt değil. Hızlı kilo kaybıyla birlikte kas kütlesinin azalması, yetersiz protein ve enerji alımı, vitamin-mineral eksiklikleri ve fiziksel güç kaybı gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle GLP-1 kullanan kişilerin tedavi sırasında yalnızca tartıdaki değişimi değil, beslenme durumlarını, kas kütlelerini ve genel sağlık durumlarını da takip ettirmeleri önem taşıyor.
Özellikle geçmişinde anoreksiya, bulimiya veya başka bir yeme bozukluğu bulunan kişilerin ilaca başlamadan önce doktoruyla bu öyküyü paylaşması gerekiyor.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et