Mersin operasyonundaki görüntü sızdırılması Meclis gündeminde: Tanrıkulu’ndan mahremiyet ve güvenlik tepkisi
Mersin'deki belediye operasyonunda bir kadının ev halinin polis kamerasınca kayda alınıp medyaya sızdırılması Meclis'e taşındı. Sezgin Tanrıkulu, Cevdet Yılmaz'a verdiği önergede sızıntının sorumlularını ve mahremiyet ihlalini sordu.
Fotoğraf: ANKA
Dilan Temiz
[email protected]
Mersin Büyükşehir Belediyesine yönelik operasyon sırasında bir kadının ev halindeki görüntülerinin polis kamerasıyla kaydedilip basına sızdırılması iddiaları Meclis’e taşındı. Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, özel hayatın gizliliği, veri güvenliği ve sorumluluk zincirinin aydınlatılmasını istedi.
Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Yenişehir ve Mezitli belediyelerine yönelik 1 Ekim 2026 tarihinde düzenlenen ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer'in de aralarında bulunduğu 59 kişinin gözaltına alındığı operasyondaki görüntülerin kamuoyuna servis edilmesi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) taşındı. Operasyon kapsamındaki konut aramaları sırasında bir kadının pijamalı haldeyken kayda alınması ve görüntünün kamuoyuna servis edilmesi tepkilere yol açtı.
Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, konuyu hazırladığı kapsamlı bir soru önergesinde söz konusu kadının polis kamerasıyla kayda alındığı, kendisinin duruma itiraz ederek çekimin durdurulmasını talep etmesine karşın kayda devam edildiğini belirtti. Tanrıkulu, söz konusu kaydın daha sonra çeşitli basın ve internet mecralarında yayımlanmasının hem görüntünün hukuki dayanağını hem de kurum dışına nasıl sızdırıldığı sorusunu doğurduğunu vurguladı.
Olayın Anayasa’nın 20'nci maddesinde korunan özel hayatın gizliliği, 5271 sayılı CMK’nın 157'nci maddesindeki soruşturmanın gizliliği ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ilkeleriyle bağdaşmadığına dikkat çekildi.
Kayıtların hukuki dayanağı ve log takibi soruldu
Soru önergesinde, olayın münferit bir sızıntı olarak görülemeyeceği ifade edilerek kolluk operasyonlarındaki görüntü alma usullerine ilişkin şu sorular yöneltildi:
- Kamuoyuna yansıyan görüntünün hangi polis birimi veya hangi kolluk personeli tarafından kaydedildiği tespit edilmiş midir?
- Görüntüyü kaydeden cihazın personel üzerinde bulunan vücut kamerası, operasyon kamerası, cep telefonu, tablet, araç kamerası veya başka bir kayıt sistemi olup olmadığı belirlenmiş midir?
- Kayıt işleminin başlama ve sona erme saatleri ile kayıt cihazının kullanıcı/personel bilgileri sistem üzerinden tespit edilmiş midir?
- Söz konusu görüntünün orijinal ve kesintisiz kaydı muhafaza edilmekte midir?
- Görüntünün orijinal kaydında herhangi bir kesme, silme, kopyalama, aktarım, dönüştürme veya düzenleme yapılıp yapılmadığı teknik olarak incelenmiş midir?
- Görüntü kaydının oluşturulduğu sistemde kayıtların değiştirilmesini veya silinmesini önleyen teknik güvenlik mekanizmaları mevcut mudur?
Tanrıkulu, görüntülerin basına sızdırılmasında ilişkin ise şu sorulara yanıt istedi:
- Söz konusu görüntünün kamu kurumlarının sistemlerinden dışarı çıktığı tespit edilmiş midir?
- Görüntünün ilk olarak hangi kişi, kurum, birim veya iletişim kanalı üzerinden üçüncü kişilere ulaştırıldığı belirlenmiş midir?
- Görüntünün basın kuruluşlarına veya sosyal medya hesaplarına aktarılmasından önce herhangi bir kamu görevlisinin onayı, talimatı veya bilgisi bulunup bulunmadığı araştırılmış mıdır?
- Görüntünün basın kuruluşlarına servis edilmesi yönünde İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Mersin Valiliği veya başka herhangi bir kamu kurumundan sözlü ya da yazılı bir talimat verilmiş midir?
- Cumhurbaşkanlığı, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı veya başka bir merkezi kamu kurumu tarafından söz konusu görüntünün kamuoyuyla paylaşılmasına ilişkin herhangi bir talimat, koordinasyon veya bilgilendirme yapılmış mıdır?
- Görüntünün kamu kurumlarından sızmadığı yönünde herhangi bir resmi tespit yapılmış mıdır?
- Böyle bir tespit yapılmışsa, bu sonuca hangi teknik inceleme, log kaydı, idari soruşturma veya dijital inceleme sonucunda ulaşılmıştır?
‘Basına servis edilmesinde talimat var mı?’
Görüntünün medyaya aktarılma sürecinin de aydınlatılmasını isteyen Tanrıkulu, sızıntının arkasında kamu görevlilerinin rolü olup olmadığını sordu. Kaydın basına servis edilmesi yönünde İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Mersin Valiliği veya Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda herhangi bir talimat verilip verilmediği, sorumlular hakkında Mersin Başsavcılığı veya idari birimlerce adli/idari soruşturma başlatılıp başlatılmadığı gündeme getirildi.
Kadınların mahremiyeti ve yeni güvenlik protokolü talebi
Önergenin son bölümünde ise kolluk personeline yönelik eğitimler ile kurumsal denetim mekanizmalarına dikkat çekildi. Operasyonlarda kadınların ev içindeki hallerinin ve mahremiyetlerinin korunması amacıyla personele özel bir eğitim verilip verilmediğini soran Tanrıkulu, benzer ihlallerin önüne geçilmesi adına kolluk kayıtlarının korunmasına yönelik ülke genelinde bağımsız ve bağlayıcı yeni bir veri koruma protokolünün hayata geçirilip geçirilmeyeceğinin yanıtlanmasını talep etti.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et