KESK Samsun Şubeler Platformu: Borsa vurgununun tüm sorumluları açığa çıkarılsın, hesap sorulsun!
KESK Samsun Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü BES Şube Başkanı Bahtiyar Akıncı, fon vurgunu açıklamasında haksız kazancı iade etmenin suçun yok sayılması anlamına gelmeyeceğini belirterek, "Tüm sorumlular açığa çıkarılsın, hesap sorulsun" dedi.
Fotoğraf: KESK
Samsun - KESK Samsun Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü BES Şube Başkanı Bahtiyar Akıncı sendika binasında yaptığı basın açıklamasında son dönemde yaşanan fon vurgununa dair açıklamalarda bulundu
1 Trilyon TL’ye ulaşan borsa-fon vurgununandan nemalandığı iddia edilenlere eski bakanlardan, bürokratlara kadar uzanan yeni isimler eklendiği belirtilen açıklamada; “Yaşanan her gelişme basit bir piyasa dolandırıcılığı ile değil, “Finansal Piyasaların Susurluk'u" olarak nitelendirilen; sermaye, siyaset ve bürokrasinin, siyasi nüfuz ağlarının iç içe geçtiği bir çürüme ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Üstelik bu skandalda yaşananların Türkiye ekonomisine verdiği zarar yalnızca vurgunun doğrudan parasal büyüklüğü ile ölçülemez. Yüz binlerce yurttaşın birikimlerinin erimesi, borsada yaşanan değer kayıpları ve ülkenin finansal risk algısının yükselmesi bu skandalın tüm topluma yansıyan ekonomik maliyetini çok daha ağır hale getirmektedir” denildi.
“İktidarın attığı hamaset nutuklarının hiçbir inandırıcılığı yoktur”
Siyasal iktidarın etkili bir soruşturma ve kovuşturma yürütüleceğine ilişkin hamaset nutukları attığını, vurgunu istifalarla, etkin pişmanlıkla geçiştirmeye çalıştırdığına dikkat çekilen açıklamada; “Bu hamaset nutuklarına, toplumu oylama taktiklerine daha önce defalarca tanık olduk. Deniz Feneri, Reza Zarrab–Halkbank dosyaları gibi soruşturma dosyalarında; Kızılay’ın deprem çadırı satışı, ticaret eski bakanının kendi şirketinden dezenfektan alımı yapması gibi onlarca yolsuzlukta da benzer nutuklar atıldı. Ancak tüm bu dosyaların, yolsuzlukların üzeri asıl sorumluları ortaya çıkarmadan tek tek kapatıldı. Dolayısıyla göz göre göre yapılan vurgunu 1 yılı aşkın süredir sadece izlemekle yetinenlerin bugün attığı hamaset nutuklarının hiçbir inandırıcılığı yoktur”
“Yaşanan soygunun üstü istifalarla ya da etkin pişmanlıkla örtülemez”
Devletin görevi, vurgun büyüdükten sonra hasar tespiti yapmak değil, yurttaşın birikimlerinin yağmalanmasını daha başında engellemek olduğu ifade edilen açıklamada şunlar sıralandı.
“Yaşanan soygunun üstü istifalarla ya da etkin pişmanlık benzeri cezasızlık kapısına dönüşen düzenlemelerle kapatılamaz!
Haksız kazancı iade etmek, işlenen fiilin yok sayılması anlamına gelmez, gelemez. Kamu vicdanını yaralayacak biçimde “parayı geri ver, suçunuzu görmezden gelelim” anlayışı kabul edilemez.”
“Kamu kurumları borsadaki olağan dışı işlemleri ne zaman tespit etti?”
Yaşanan sistematik soygunun devletin ilgili kurumlarının bilgisi ve gözetiminde gerçekleştiğine dair haklı şüpheyi ortadan kaldırmak için atılacak adımlar da şöyle sıralandı
- Kamu kurumları borsadaki olağan dışı işlemleri ne zaman tespit etti?
- SPK ve Borsa İstanbul neden zamanında müdahale etmedi?
- Kimler görevini ihmal etti ve vurguna göz yumdu?
- Siyasi ilişkiler bu servet transferlerinde rol oynadı mı?
İktidar hamaset nutukları atmak yerine bir an önce bu sorulara cevap vermelidir.”
Aileleriyle birlikte en az bir buçuk milyon yurttaşımızın mağdur edildiği borsa ve fon vurgununa karışan, göz yuman, koruyup kollayan tüm sorumlular ve siyasi uzantıları hesap vermelidir!”
"Vurgunun faturası emekçilere ve halka kesilemez"
Vurgunun faturasının emekçilere ve halka kesilmesine izin verilmemesi gerektiğine vurgu yapılan açıklamada şu talepler sıralandı
- Vurgundan elde edilen kazançların tamamı tespit edilmeli, haksız kazançlara ve mal varlıklarına derhal el konulmalıdır.
- Vurgunun arkasında örgütlü bir yapı olup olmadığına ilişkin şeffaf bir süreç yürütülmeli böyle bir yapı varsa tüm ekonomik, bürokratik ve siyasi bağlantılarıyla ortaya çıkarılmalıdır.
- Denetim görevini zamanında yerine getirmeyenler de tıpkı bu vurgundan haksız kazanç sağlayanlar gibi kamuoyu önünde hesap vermelidir.”
“Mesele tek başına bir borsa-fon vurgunu meselesinden ibaret değildir”
Meselenin tek başına bir borsa-fon vurgunu meselesinden ibaret olmadığı belirtilen açıklamada şöyle denildi; “Mesele; “Yolsuzluk, Yoksulluk ve Yasaklar ile mücadele edeceğiz” diyerek iktidara gelenlerin Türkiye’yi adım adım daha fazla Yasakla, Yoksullukla, Yolsuzlukla birlikte anılır bir ülke haline getirmesidir.
Mesele; güçler ayrılığını ortadan kaldıran, parlamentonun yetkilerini alabildiğine sınırlamakla yetinmeyip devletin denetleme-soruşturma-yargılama yapmakla görevli her kurumunu kendine bağlayan mevcut otoriter sistemdir.
Mesele; attığı her adımda halka ve emekçilere açlık ve yoksulluk dayatan, sermayenin ve yandaşların servetine servet katan sömürü düzeni ve söz konusu düzeni yasaklarla, baskılarla ayakta tutmaya çalışan tek adam iktidarıdır.
Dolaysıyla tek çıkar yol yoksulun cebinden, sofrasından alıp zengine aktaran, yaşanan her yolsuzluğun üstünü kapatan, sömürü ve baskı politikalarından beslenen otoriter düzene karşı mücadeleden geçmektedir.
KESK Samsun Şubeler Platformu olarak, emekçilere ve halka sefaleti dayatan, bir avuç yandaşın ve sermayenin servetini büyüten düzene karşı kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz”
(Evrensel)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et