01.10.2026 23:30 / Güncelleme: 23:45

EMEP’ten Bursagaz ve Özdağlı Lojistik direnişine ziyaret: 'Genel grevler, genel direnişler, genel eylemler örgütlemeliyiz'

Bursa’da Özdağlı Lojistik ve Bursagaz işçilerinin direnişine destek veren EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, çıkışın borsada değil, işçilerin birliği ve mücadelesinde olduğunu vurgulayarak, “Genel grevler, genel direnişler, genel eylemler örgütlemeliyiz.”

EMEP’ten Bursagaz ve Özdağlı Lojistik direnişine ziyaret: “Genel grevler, genel direnişler, genel eylemler örgütlemeliyiz”

Fotoğraf: Evrensel

Bursa - Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, Bursa'da sendikalaştıkları için işten atıldıkları için direnişte olan , Özdağlı Lojistik ve Bursagaz işçilerini ziyaret etti. Ziyarette konuşan Aslan, " “İşçi haklarına saldırılara karşı genel grevler, genel direnişler, genel eylemler örgütlemeliyiz” dedi.

Bursa’da ağır çalışma koşulları ve düşük ücrete karşı sendikalaşan Özdağlı Lojistik işçilerinin işten atmalara karşı başlattığı direniş 17. gününde devam etti. İşçileri Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan ve EMEP Bursa İl Örgütü ziyaret etti. “Sendika hakkı engellenemez, Özdağlı Lojistik işçisi yalnız değildir” yazılı pankart taşıyan EMEP heyetini direnişteki işçiler sloganlarla karşıladı.

Ziyarette söz alan TÜMTİS Bursa Şube Başkanı Özdemir Aslan direnişe dair bilgi verdi. Özdağlı Lojistik’te mesai başlangıç saatinin belli, bitiş saatinin belirsiz olduğunu ifade ederek, gece çalışan işçilerin yüzde 80’inin kayıt dışı çalıştırılan göçmen işçiler olduğunu ifade etti. Yüksek enflasyona bağlı yoksullaşma nedeniyle işçilerin yüzlerini sendikaya döndüklerini ifade eden Aslan, patronun sendikalaşmadan haberdar olmasının ardından işçilerden e-devlet şifrelerinin toplandığını, sendika üyelerine istifa baskısı yapıldığını, bir işçinin de işten atıldığını söyledi.

"Erdoğan direnişteki işçilerin hakkı karşısında neden sessiz?"

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

TÜMTİS Şube Başkanı Aslan’ın ardından söz alan Emek Partisi Genel Başkanı Seyit Aslan, sadece Bursa’da değil ülkenin pek çok yerinde işçilerin sendikal haklara dönük saldırılara ve ücret gasbına karşı mücadele ettiğini hatırlattı. Bursa’da lojistik ve enerji işçileri direnirken bugün Ankara’da Meclis açılışının gerçekleştirildiğine, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da meclis açılışında söz aldığına dikkat çeken Aslan, Erdoğan’ın borsa vurgunu üzerinden yaptığı açıklamayı hatırlatarak yanıt verdi: “Erdoğan ‘Her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur. Biz vatandaşın hakkının yenilmesine göz yummayız’ diyor. 17 gündür burada sendikal hakları için direnen işçilerin hakkına, hukukuna el uzatılmadı mı? Bu işler sadece konuşarak olmaz. Devlet 24 yıldır bu iktidar tarafından yönetiliyor. Her yere hakimler. Her yerde sözü geçen cumhurbaşkanının sözü Özdağlı Lojistik patronuna mı geçmiyor? Erdoğan samimiyse ‘İşçilerin sendikal hak ve özgürlüklerine niye çöküyorsunuz?’ demesi lazım, ama demiyorlar.”

"‘Benim adamın çalabilir’ diyorlar, hak arayana Silivri adres gösteriliyor"

İnternet gazetesi T24’ün kapatılmasına, Mersin Büyükşehir Belediyesi ve iki ilçe belediyesine dönük operasyonlara da değinen Aslan, “Saray, ‘Beni eleştiren, bana laf söyleyen hiç kimseye yaşama şansı tanımayacağım’ diyor. Mersin’deki belediye operasyonunda 59 kişi gözaltına alındı. Söylenen şey ne, yolsuzluk… Ülke kaç gündür borsadaki vurgunla çalkalanıyor. Fatma Betül Sayan Kaya ve kocası buzdağının görünen kısmı. 163 milyon yatırıp, 2 milyar lira kar ettiler. İşte 24 yılda oluşturdukları düzen bu. Benim adamım çalar; benim bakanım, müsteşarım suç işleyebilir. Onlara asla kimse laf söyleyemez. Ama hak arayana, sendikal hakları için direnene, yoksulluğa karşı mücadele edenlere, bu düzenin böyle gitmemesi için ses çıkaranlara Silivri adres gösteriliyor” dedi.

İktidar partisinde yer alan isimlerin borsada yaptıkları vurgunla emekçilerin birikimleri üzerinden milyarları cebe indirdiğini ifade eden Aslan, Tuzla’da fabrika işçilerinin öğle yemeğinde çıkan meyveleri evdeki çocuklarına götürmek zorunda kaldığını, bir elmayı, muzu dörde bölüp çocuklarına verdiğini hatırlatarak bu adaletsizliğe tepki gösterdi. Milyonlarca işçinin ve ailelerinin daha yılın başından açlık sınırının altındaki asgari ücretle yaşamaya mahkum edildiğini hatırlatan Aslan, geçim derdi nedeniyle intihar eden emekli polise dikkat çekti ve “Bu hale gelmiş bir ülkeden bahsediyoruz, bir düzenden bahsediyoruz” dedi.

"Çıkış borsada değil, birlik ve mücadelede"

Özdağlı Lojistik işçilerine dönük saldırının Türkiye işçi sınıfına yapılmış bir saldırı olduğunu söyleyen Aslan, “İşçiler arasında dayanışma ve birlik olmazsa bu sorunları yaşamaya devam ederiz. Açlık sınırının altındaki ücretle geçim sağlamaya çalışan işçi arkadaşlarımız borsayı bütçesine katkı olarak düşünüyor olabilir. Ancak bunun böyle olmadığını bir kez daha gördük. Borsa büyüklerin kazandığı, küçüklerin yutulduğu bir sistemdir. İşçi sınıfımız geleceğini borsada yatırımla, şans oyunları ile kazanamaz. Bizim mücadeleden başka alternatifimiz ve şansımız yok” ifadelerini kullandı. 1150 odalı Saray’da yaşayan Erdoğan’ın Özdağlı Lojistik işçisini, Emekli Polis Memuru Ali Şekeroğlu’nu düşünmeyeceğini artık herkesin görmesi gerekiyor” dedi.

"'Barajsız sendika, yasaksız grev ve güvenceli iş’ talebi rafta bekletiliyor"

Önümüzdeki günlerde mecliste yasama faaliyetlerine başlanacağını vurgulayan Aslan, “Bu meclisten işçi sınıfının hayrına yasa çıkmayacağını görmemiz gerekiyor. Saray iktidarı ve Cumhur İttifakı'nın istediği yasayı çıkarıyor, istediğini reddediyor. Geçen yasama döneminde barajsız sendika, yasaksız grev ve güvenceli iş için kanun teklifi verdik, rafta duruyor. Teklif diyor ki ‘İşçiyi sendikalaştığı için işten atamazsın. Atarsan cezası büyük.’ O kanunu daha sıraya bile koymadılar. Çünkü Türkiye'nin büyük sermayesi, tekelleri, sanayi patronları; işçileri kölece çalıştırmak istiyor. Bu düzen, 163 milyon yatırıp vurgunla 2 milyona çökenlerin düzeni. Bu düzen seçimde kaybettiği belediyelere rüşvetle baskıyla çökenlerin düzeni. Buna karşı birleşik bir mücadele ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

"Her şey işçi sınıfının elinde"

Özdağlı işçilerinin taleplerini de hatırlatan EMEP Genel Başkanı Aslan şu çağrıda bulundu: “Çalışma Bakanı, işçilerin işe geri alınması için Özdağlı patronuna baskı yapmalıdır. İşçilerin güvenceli şekilde işe geri dönmesi, sendikal hak ve özgürlüklere saygı duyulması konusunda baskı yapmalıdır. Ama yapmıyorlar. Her şey işçi sınıfının elinde arkadaşlar. Ne kadar örgütlüysek, ne kadar güçlüysek o kadar hak alabiliriz. Bursa İl Örgütümüzle, parti merkezimizle bu mücadelede sizlerle birlikte olacağız. Yaşasın örgütlü mücadelemiz!”

Bursagaz direnişine destek: Saldırı yasalarını önleyecek çoğunluk fabrikalarda, sokaklarda

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

Enerji-Sen’e üye oldukları için işten atılan Bursagaz işçilerinin direnişini de ziyaret eden EMEP Genel başkanı Seyit Aslan; “Lokal direnişlerin birleşmesi ihtiyacı geçmiş yıllardan daha fazla önem taşıyor” dedi.

Enerji-Sen’e üye oldukları için işten atılan Bursagaz işçilerinin sendikal haklarına sahip çıkmak amacıyla işe iade talebiyle başlattıkları direniş 113. gününde. Şirketin SOCAR’dan Aksa Doğalgaz’a devri sonrası ücretleri baskılanmak, kazanılmış hakları gasbedilmek istenen Bursagaz işçilerini bugün Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan ile Emek Partisi Bursa İl Örgütü ziyaret etti. “Sendika hakkı engellenemez, Aksa Bursagaz işçisi yalnız değildir” yazılı pankartla direniş alanına yürüyen EMEP heyetini direnişteki işçiler sloganlarla karşıladı.

Direnişe dair bilgi veren DİSK/Enerji Sen Örgütlenme Uzmanı Cuma Ali Boran, yetki belgesi almalarının ardından patronun sendika üyesi 22 işçiyi işten attığını söyledi. Yetkiyi aldıkları dönem 310 çalışan gözüken Bursagaz’da şu an SGK kayıtlarına göre 220 çalışan gözüktüğünü ifade eden Boran, “Yani biz yetki alırken işçi sayısını şişirip çoğunluğu almamıza engel olmaya çalıştılar” diyerek patronun sendikalaşmayı engellemek için alicengiz oyunlarına giriştiğini söyledi. Güvenceli iş ve toplu sözleşme hakkı için mücadele ettiklerini söyleyen Aslan, şimdi de patronların ve TES-İŞ’in yetki itirazı ile toplu sözleşme sürecinin uzatılmak istendiğini vurguladı.

“Dayanışmanın ötesine geçilmeli”

Daha sonra söz alan EMEP Genel Başkanı Aslan, “Patronlar ve iktidarların, işçilerin örgütlü bir güç olarak sermaye karşısında olmasını istemezler. Geçen yıl yüzlerce iş yerinde sendikal hakların, ücretlerin gasbedilmesinden dolayı, zorla çalıştırma dahil olmak üzere işçi sağlığı iş güvenliği önlemlerinin alınmamasından dolayı direnişler yaşandı” dedi. Bu mücadelelerin tek tek lokal mücadeleler şeklinde yaşandığına dikkat çeken Aslan, “Bugün taşların bağlandığı, köpeklerin salındığı bir dönemden geçiyoruz. İşçi sınıfının mücadelesinin önüne her türlü engeli çıkarırlarken, sermayeye büyük olanaklar açtıkları sonuna kadar açtıkları bir dönem. Bu yüzden bu lokal direnişlerin birleşmesi ihtiyacı geçmiş yıllardan daha fazla önem taşıyor” dedi.

TES-İŞ’in yetki itirazının patronun ekmeğine yağ sürmek anlamına geldiğini ifade eden Aslan, “Bu doğru bir tutum değil. Bursagaz işçileri, iradelerini Enerji Sen’den yana koymuşlarsa TES-İŞ’in yapması gereken direnişe destek olmaktır” dedi. Konfederasyon ve sendikalar arasında ayrım yapmadıklarını vurgulayan Aslan, “Biz mücadele edenlerin, direnenlerin yanındayız. Ayrımımız mücadele edenler ve etmeyenler. Aksa direnişi de, lojistik işçilerinin direnişi de Bursa işçi sınıfının direnişidir. O yüzden Bursa'daki bütün sendikaların, meslek örgütlerinin, kamu sendikalarının kayıtsız, koşulsuz şekilde direnişlere destek vermeleri gerekmektedir. Bugün dayanışmanın ötesine geçmeliyiz, ihtiyacımız birleşik bir mücadele” ifadelerini kullandı.

“Saldırı yasalarını önleyecek çoğunluk fabrikalarda, sokaklarda”

Meclisteki yeni yasama yılı açılışına da değinen Aslan, geçmiş dönem çıkarılan yasaların yüzde 99'unun ezilenlerin, sömürülenlerin aleyhine olduğunu ifade ederek birleşik bir mücadelenin örgütlenmemesi halinde önümüzdeki dönemin de böyle devam edeceğini vurguladı: “Burada yapılması gereken Türkiye İşçi Sınıfı'nın ve ezilenlerin birleşik bir mücadeleye girmeleri, birleşik bir mücadeleyi hep birlikte yapmaları, genel grevler, genel direnişler, genel eylemlerin örgütlenmesi. İşçi sınıfı parlamentodaki yasaları bekleyerek, izleyerek haklarını koruyamaz. Parlamentoda işçilerden, emekçilerden yana olanlar da var ama azınlık. Saldırı yasalarını önleyecek çoğunluk sokaklarda” dedi.

“‘Nefsine hakim olamayanlar’ soluğu AKP’de alıyor”

Borsa vurgununa da değinen Aslan, AKP’li isimlerin yüzbinlerce emekçinin milyarlarca liralık birikimine çöktüğünü hatırlatarak “Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi, Hayati Yazıcı’nın oğlu… Yüz binlerce kişinin parasına çökmüşler. Erdoğan ‘nefsine hakim olamayanlar’ diyor. Bunu kabul etmiyoruz. Yarın yeni yolsuzluklar çıkınca da böyle diyecekler” ifadelerini kullandı.

Seçilmiş TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’ın meclis açılışında yer alamamasını da eleştiren Aslan, “Daha önce berat ettiği dosyadan tekrar başka bir mahkemede yargılayarak ceza verdiler. Üç yıla aşkın süredir cezaevinde. Bir yanda halkın oylarıyla seçilmiş ancak cezaevinde tutulan milletvekili var, üç defa seçimleri kazandı diye tutuklanıp cezaevine atılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı var diğer yanda nefsine sahip olamayanlar var” diyerek rüşvet ya da tehditle AKP’ye geçen belediye başkanlarını hatırlattı.

“Kurtuluş borsada değil, örgütlü birleşik mücadelede”

Borsa vurgununda buz dağının görünen yüzünün 20 milyar dolar olduğunu, yap-işlet-devlet modeliyle yapılan köprü ve otoyolların müteahhitlerine milyarlar akıtıldığını, teşvik adı altında sermayeye 3 trilyon liraya yakın kaynak aktarıldığını hatırlatan Aslan, yaklaşan asgari ücret görüşmelerine dikkat çekerek “Söz konusu işçi sınıfı olunca ‘aman ekonomi zora girmesin’ diyorlar. Emeklinin hali ortada. 20 bin lirayla geçinemeyen emekli intihar ediyor. İnsanlar Pazar artıklarını toplayıp evine götürüyor. Geçinemeyen işçi ve emekçiler bireysel kurtuluş yolları arıyor, borsaya giriyor. Sonra büyükler küçükleri yutuyor. Borsayla kurtuluş olmaz. Kurtuluş işçi sınıfının örgütlü ve birleşik mücadelesinde. Bunu başarabilirsek sermaye karşısında ezilmeyiz” dedi.

Emekçiler üzerindeki vergi yüküne de değinen Aslan, “Vergi adaletsizliği her işçinin sorunu. Peki sendikalar, konfederasyonlar niye yan yana gelmiyor? Adaletsizlik varsa konfederasyonlar yan yana gelecek diyecek ki, ‘Biz bir saat, iki saat iş bırakıyoruz diyecekler. Neyse, adını koyun. Eğer konfederasyonlar, sendikalar vergide adalet istiyorsa, insan onuruna yaraşır bir asgari ücret istiyorlarsa yan yana gelecekler” diyerek çağrıda bulundu.

Bursagaz işçilerine ziyaretlerini dayanışma değil birlikte mücadele amacıyla gerçekleştirdiklerini söyleyen Aslan, “Bursa İl Örgütümüzle, parti merkezimizle, parlamentodaki milletvekillerimizle bu mücadelenin kazanımla bitmesi için mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu mücadelede yalnız değilsiniz” dedi.

(Evrensel)

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
01.10.2026 13:29 / Güncelleme: 14:36

Fransa'da liselerden üniversitelere eylemler sürüyor: Çoğu reşit olmayan yüzlerce öğrenci gözaltında

Fransa'da eğitim koşullarının düzeltilmesi talebiyle başlayan lise protestoları ülke geneline yayıldı. 400 lise ve 15’ten fazla üniversitenin katıldığı eylemlerde 625 kişi gözaltına alındı, 80’e yakın kişi yaralandı.

Fransa'da liselerden üniversitelere eylemler sürüyor: Çoğu reşit olmayan yüzlerce öğrenci gözaltında

Fotoğraf: AA

01.10.2026 15:42

ABD, Suriye’ye ilişkin silah ambargosunu kaldırdı: Başvurular vaka bazında incelenecek

ABD, HTŞ yönetimindeki Suriye’yi Amerikan silah ve savunma ürünlerinin satışında otomatik olarak reddedilen ülkeler listesinden çıkardı. Artık Suriye’ye yönelik silah ve savunma hizmeti başvuruları vaka bazında değerlendirecek.

ABD, Suriye’ye ilişkin silah ambargosunu kaldırdı: Başvurular vaka bazında incelenecek

Fotoğraf: Suriye Cumhurbaşkanlığı

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!