01.10.2026 17:43 / Güncelleme: 20:51

Şarkıcı Güllü'nün ölümüne ilişkin dava başladı

Yalova’da ‘Güllü’ adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut’un ölümüne ilişkin davanın görülmesine başlandı. Yalova 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada Güllü’nün kızı tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter ilk kez hâkim karşısına çıktı.

Şarkıcı Güllü'nün ölümüne ilişkin dava başladı

Güllü 

Yalova – “Güllü” adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut’un (52) ölümüne ilişkin davanın görülmesine başlandı. Yalova 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada Güllü’nün kızı tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter (28) ilk kez hakim karşısına çıktı. Ağlayarak savunma yapan Gülter, “Arkamı döndüğümde annem yoktu. Yüksek bir ses duyduğumda kal geldi. Zaten görmüş olsaydım tutmaya çalışırdım” dedi.

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 ay sonra soruşturma tamamlanırken, iddianamede hakkında ‘Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilen şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile ‘Yalan tanıklık’ suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istenen arkadaşı Sultan Nur Ulu’nun yargılanmasına Yalova 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Duruşmada 10 aydır tutuklu bulunan Tuğyan Ülkem Gülter ile ev hapsi kararı kaldırılan Sultan Nur Ulu, şarkıcının oğlu Tuğberk Yağız Gülter ile kardeşi Kader Tut ve taraf avukatları hazır bulundu.

Ağlayarak savunma yaptı

Ağlayarak savunma yapan Tuğyan Ülkem Gülter, olay günü yaşananları anlattı. Sabah Sultan Nur Ulu ile birlikte markete gittiklerini, daha sonra birlikte bakıcı görüşmesi için bir AVM’ye gittiklerini belirten Gülter, bakıcıyla anlaşamadıklarını söyledi. Eve döndükten sonra annesiyle sohbet ettiklerini anlatan Gülter, daha sonra sofra hazırlayıp film izlediklerini ve annesinin alkol aldığını belirterek şöyle konuştu: “Ben bir iki kere odama gidip, erkek arkadaşım K.E. ile konuştum. Daha sonra salonda dans ettik, şarkılar söyledik. Hiçbir şeyimiz yoktu. Sonra Sultan’la odama geçtik. Sultan trafik kazası geçirdiği için takıntı yapmıştı, alnındaki izlere bakıyordu. Saçlarına bakıyordu. Annem salondaydı. Biz Sultan’la oynuyorduk. Sonra annem de geldi. Oynadı o da. Sultan aynaya dönüktü, ben önündeydim. Sonra bir ses geldi. Arkamı döndüğümde annem yoktu. Sonra Sultan’a ‘Koş’ diye bağırdım. Birlikte aşağı indik.”

“Arkam dönüktü, görseydim tutmaya çalışırdım”

Hakkındaki suçlamaları reddeden ve olay sırasında annesine herhangi bir temasının olmadığını iddia eden Gülter, “Benim arkam dönüktü. Annem düştüğünde bir şey temas ettiğini görmedim. Annem alkol almıştı. Odamın zemininde herhangi bir ıslaklık yoktu, fark etmedim. Olay sırasında Sultan aynaya bakıyordu. Yüksek bir ses duyduğumda kal geldi. Telefonu alıp, hemen aşağı indim. Zaten görmüş olsaydım tutmaya çalışırdım. Düştüğü pozisyonu hatırlamıyorum” diye konuştu.

“Anneme zarar vereceğimi söylemedim”

Annesiyle aralarında zaman zaman tartışmalar yaşandığını da söyleyen Gülter şöyle devam etti:

“K.E. ile bir sorunum yoktu. Hayatımdaki adama her şeyi anlatıyordum. Birlikte yaşıyorduk zaten. Annemle sorunlarımız olduğunda anlatıyordum. Annem evli olduğu için kendisini kabul etmiyordu. Her anne- kız arasında olan kavgalar oluyordu aramızda. Evin içinde argo konuşuyorduk zaten. Annem argolu konuşurdu hep. Ama sonra hiçbir şey olmamış gibi barışırdık. K.E. ile konuşurken de anneme zarar vereceğime dair bir görüşme yapmadım.”

“Annem kendini atıyor” mesajına açıklama

Sanık avukatı Merve Uçanok’un, eski sevgilisi K.E. ile mesajlaşmalarında yer alan ‘Annem birazdan kendini atıyor’ şeklindeki mesajı sorması üzerine Gülter, mesajın farklı bir konu nedeniyle gönderildiğini öne sürerek, “Elime dövme yaptırmıştım K.E. ile ilgili. Annem için de ayağıma bir dövme yaptırmıştım. Hatta eski sevgilimle konuşurken bana ‘Kemiğin acıdı mı?’ diye sormuştu. Annem de kıskançlıktan ‘Onu eline, beni ayağına mı yazdırıyorsun?’ demişti. Annemin kıskandığını ifade ederek böyle bir mesaj gönderdim” diye konuştu.

“Odama karga girmişti”

Eski sevgilisine gönderdiği, “Vallahi annem ölüyor” şeklindeki mesaj da sorulan Gülter, “Akşam vaktinde bir gün odama karga girdi. Annemle çığlık attık. Karga duvardan duvara çarptı. Annem de ne yapacağını bilememişti. Ben de o sırada videoya çektim. Annem de karganın hayırlı olmadığını belirtti. Biz eski sevgilimle onun üzerine mesajlaşmıştık” dedi.

“Kaçma gibi bir şeyim olmadı”

Kaçma şüphesiyle ilgili soruya da yanıt veren Gülter, olayın ardından İstanbul’a gittiklerini ancak kaçma amacı taşımadıklarını söyleyerek şöyle konuştu: “İstanbul’a Tuğba Y.‘nin yanına gittik. Serhat isimli kişi de yanımızdaydı. Dışarıda gözükmemek için Esenyurt’ta bir otele gittik. Burada telefonlarımızı kapatmamızı istedi, bizi dinleyebileceklerini söyledi. Sonra bize toplum baskısından tutuklanacağımızı söyleyerek bizi korkuttu. Sonra sosyal medyada ses kaydı aldığını gördük. Benim pasaport başvurum bile yok. Kaçma gibi bir şeyim olmadı. Kaçma şüphemiz yoktu. Valizimizle Yalova’ya dönecektik, gözaltına alındığımızda.”

“‘Hadi görüşürüz’ diye bir ses duymadım”

İddianamede olaydan hemen önce duyulduğu belirtilen ‘Hadi görüşürüz’ sözlerine ilişkin de savunma yapan Gülter, “Olay anında ‘Hadi görüşürüz’ diye bir ses duymadım. Bu ses anneme ait. K.E.’nin bana evlilik teklifi konusunu konuşuyorduk Sultan’la. Bir de bu konuşmamız oldu o sırada. Annemle birbirimizi mıncıklardık. ‘Bırak’ gibi konuşma bu sırada geçmiş olabilir. Dans ettiğimiz sırada küfretti annem” dedi.

“Malkata şarkısını mutlu olduğumuz zamanlarda dinlerdik”

Annesiyle mutlu oldukları zamanlarda ‘Malkata’ şarkısını dinlediklerini de belirten Gülter, “Biz mutlu olduğumuz zamanlarda Malkata şarkısını dinlerdik. O gün salonda otururken de dinledik. Annem alkol aldığında dengesini kaybederdi. Çok alkol içerdi. Keyfi içerdi. Konuşması, yürüyüşü değişiyor. 3 şişe içmişti o gün. İlk defa şarap içti” ifadelerini kullandı.

Sultan Nur Ulu’nun suçlamalarını kabul etmediğini de söyleyen Gülter, “Sultan kaza yapmadan önce vakit geçirirdik, birbirimizde kalırdık. Biz Sultan’la olaydan sonra çok ayrı kaldığımız zamanlar oldu. İfadelerini kabul etmiyorum” dedi.

“Camdan eğilerek Çiğdem'in evine bakardı”

Tuğyan Ülkem Gülter, annesi ile eski menajeri Çiğdem Deniz Emir arasında bir süredir sorun olduğunu da öne sürerek, “Çiğdem ablayla annem konuşmuyordu bir süredir. Onun evine bakıyordu, evde mi değil mi diye. Apartman kamerasına da bakardı hatta annem. Çiğdem abla evden çıkmış mı, çıkmamış mı diye. Eğilip camdan benim odamdan ve kendi odasından bakardı” diye konuştu.

Annesinin yeni çıkardığı şarkısıyla ilgili sorun yaşadığını belirten Gülter, “Yeni çıkardığı şarkısıyla ilgili sıkıntısı vardı. Galiba yayından kaldırılacaktı. Onu takıyordu kafasına” diye konuştu.

Gülter, annesinin daha önce de evde birkaç kez düştüğünü belirterek, “Bir keresinde ben hastaneye götürdüm. Alkollü olduğu için tıbbi müdahalede bulunamadılar” ifadelerini kullandı.

Tuğyan Ülkem Gülter’in savunmasının ardından duruşmaya 15 dakika ara verildi.

“Salondaki kameranın fişi telefon şarj ettiğimiz için çekikti”

Şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin davanın ilk duruşmasına, aranın ardından avukatların sorularıyla devam edildi. Olayın ardından sakinleştiricinin etkisinde olduğu için ilk ifadesinde; ne söylediğini hatırlamadığını savunan tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter, ev içindeki bazı kameraların kapalı olduğunun sorulması üzerine, "Mutfağın oradaki kameranın takılı olduğu fiş çaycı makinesinin takılı olmasından kaynaklı olarak çekiliydi. Salondaki kameranın fişi de sürekli telefon şarj ediyorduk. O nedenle fişi çekiliydi" diye yanıt verdi.

“Annemle aramızda büyük bir problem yoktu”

Annesi ile arasında, her kız çocuğuyla annesi arasındaki problemlerin olduğunu söyleyen Gülter, "Annemle aramızda sorun yoktu. Her anne ile kız arasında olan sorunlardan vardı. Büyük bir problemimiz yoktu" dedi.

“Annemin dijital merakı vardı”

‎Annesinin odasının kapısının neden şifreli olduğunun sorulması üzerine, "Annemin tamamen dijital eşyalara merakı vardı. Hatta kameraları da onun için taktırmıştı" diyen Gülter, güvenlik kamerası görüntülerine de yansıyan, olayın ardından neden tekrar yukarı çıktığı yönündeki soruya ise "O an kendimde değildim. Ben cezaevinde, kadın programlarında gördüm. Hatta olaydan sonra bir polis, iyi olup olmadığımı sorduktan sonra beraber yukarı çıkmıştık. Hatırladım" diye yanıt verdi.

“Olaya karışan herkesten şikayetçiyim”

Şarkıcının oğlu Tuğberk Yağız Gülter ise annesinin ölümüyle ilgisi olan herkesten şikayetçi olduğunu belirterek şunları söyledi: "‎Olayın olduğu gün Kartal’daki evimdeydim. Ablam aradı, çığlıkla 'Annem düştü' dedi. Hemen yola çıktım, hastaneye gittim. Bir polis kameralara ulaşıp, ulaşamadığımı sordu. Ulaşabildiğimi söyledim ve uygulamayı açıp, polise verdim. Ardından hastaneye girdim ve ablamla karşılaştık. Çığlık atarak ağlamaya başladı. Ben olaya karışan herkesten şikayetçiyim."

“Belki sanık koltuğunda ben olacaktım”

Şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin davanın duruşmasında söz verilen ablası Kader Tut, kardeşinin ölümünden sorumlu olan kişilerin en ağır cezaya çarptırılmasını istedi. Kardeşiyle ara sıra tartışıp küstüklerini söyleyen Kader Tut, yeğeni Tuğyan Ülkem Gülter’in suçu üzerine atmak için kendisiyle ilgili plan yaptığını iddia ederek, şöyle konuştu: "‎Çok elim bir olay yaşandı. Aradan 1 yıl geçti, acısı hala devam ediyor. Kim ya da kimler yaptıysa, en ağır cezaya çarptırılmasını istiyorum. ‎Olaydan kısa süre önce Gül ile dargındık. Ara sıra tartışır, küserdik. Tuğyan aradı, ilk defa barışmamız için yalvardı. Hatta Karmen'in doğum günü olduğunu Çınarcık’a gelmemi istedi. Çok ısrar edince geldim ama doğum günü hazırlığı yoktu. Yalandan doğum günü partisi yaptık. Akşamına Gül ile alkol aldık. Ben sigara elimde lavaboya giderken kül halıya düştü. Tuğyan hemen annesine söyledi, hatta küllüğü de koltuğa döktüğümü söyledi. Gül de haklı olarak bana kızdı, kavga ettik. Ben ayrıldım ve Antalya'ya evime gittim. Benim ayrılışım Tuğyan'ın planını bozdu. Oradan ayrılmasaydım belki sanık koltuğunda ben olacaktım. Suçu bana atacaktı. Ben Gül ile bir küser, bir barışırdım. Tartışırdık, sonra beni arardı ya da Antalya'da programı olduğu zaman, 'Lütfen konsere gel' der, barışırdık. Tuğyan çok şirret, sorunlu bir çocuktu. Hiç iyi bir evlat olmadı."

 

“Tuğyan, ‘sonra öldüreceğim’ demişti”

Duruşmaya, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılan Tuğyan Ülkem Gülter’in arkadaşı tanık Çağrı Kutlu, “Olaydan önceki mayıs ayında Tuğyan ile Armutlu sahilde oturduk. Tuğyan bana 'annemin Tuğberk ile araları çok iyi. Ben de iyi geçineceğim. Sonra öldüreceğim' dedi” diye konuştu.

“Tuğyan iyi rol yapar”

Mahkemeye yine SEGBİS ile bağlanan Tuğyan’ın eski sevgili Kervan Eminoğlu ise “Ben o gece orada değildim. 2025 yılı mayıs ayında İstanbul'a taşındım. Tuğyan'la o zaman ayrıldık. Tuğyan ile Güllü aralarında sürekli sorun oluyordu. Bir küsüyorlardı, bir barışıyorlardı. Öldürmeyi gerektirecek bir sorun yaşamadılar. Bir ara Çağrı Bey diye biri ile konuştu. 'Bu kim?' diye sordum. Bana 'Annemin eski arkadaşı, şimdi intikam almak istiyor. Bu yüzden konuşuyorum' dedi. Ben 'Annenin husumetlisiyle konuşman iyi değil' diye uyardım. Bu olaydan bir kaç gün sonra Tuğyan beni aradı ve Çağrı ile annesinin barıştığını söyledi” diye konuştu.

‎Önceki ifadesinde Tuğyanın çok merhametli olduğu karıncayı bile incitemeyeceği yönündeki sözlerinin sorul’ması üzerine Kervan Eminoğlu, "Tuğyan iyi rol yapar. İster merhametli gözükür, isterse birden ağlamaya başlar" dedi.

 

“Annesini pencereden attığını gördüm”

Şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin davanın duruşmasında söz verilen Tuğyan Ülkem Gülter’in arkadaşı Sultan Nur Ulu, “Biz, odadaydık ve eğleniyorduk. Güllü içeri girdi. O sırada ben aynaya döndüm ve daha önce yaşadığım bir kazadan dolayı olan yaralarıma bakıyordum. Arkamı döndüğümde Tuğyan’ın annesini pencereden attığını gördüm. Sonra bana 'Koş' dedi. Ben şoka girmiştim. Çok korkmuştum ve ilk ifadem farklıydı. Cenaze günü Tuğyan bana 'Beni yakarsan bende seni yakarım' dedi. Ben bunu avukatıma söyledim. Kendime dikkat etmemi, delillerin toplanmasını beklememi söyledi. Daha sonra avukatına gerçekleri söylemek istediğimi, artık dayanamadığımı söyledim. Gözaltına alındıktan sonra gerçekleri anlattım. Tuğyan daha öncesinden bana planına dair bir şey söylemedi. Ayrıca, ben yaralarıma bakarken çözülen ses kaydında, ‘hadi görüşürüz bay’ laflarını duymadım. Yaralarıma odaklanmıştım” dedi.

“Katil dediğin birini neden teselli ettin”

Duruşmada Tuğyan Ülkem Gülter’in avukatı Sultan’a, “Olayın ardından cenazedeki görüntülerde 'Katil' dediğin birini neden göğsüne bastırıp teselli ettin? 'Katil' dediğin birine neden böyle merhamet gösterdin?” sorusunu yöneltti. Sultan Nur Ulu ise cevap olarak, “Seyhan hanım cenazenin görüntüleneceğini ve basında servis edileceğini söyledi. Ben de görüntülerde soğuk davrandığım görülürse benim açımdan sıkıntı olacağını düşündüm” diye konuştu.

Sultan Nur Ulu, devam eden duruşmada sorulara cevap vermeyi sürdürüyor.

Ne olmuştu?

Yalova’da 'Güllü' olarak tanınan şarkıcı Gül Tut, 26 Eylül 2025’te Yalova’nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi'nde 6 katlı binadaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetti. Olaya ilişkin Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında otopsi yapılan Güllü, İstanbul'da toprağa verildi. Daha önce alınan 3 ifadesinde de farklı konuşan şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu gözaltına alındı. Tuğyan Ülkem Gülter, 'Kasten öldürme' suçlamasıyla tutuklanırken, Sultan Nur Ulu hakkında ev hapsi kararı verildi.

 

“Göz göze geldik ve yaşadığını düşündüm”

Verilen aranın ardından duruşmaya devam edildi. Güllü’nün eski menajeri ve asistanı Çiğdem Emir Deniz, tanık olarak dinlendi. Deniz ifadesinde, “Olay günü çığlık sesi duydum ve kapım çaldı. Sesi duyunca kapıya zaten yönelmiştim. Sultan ve Tuğyan bağırarak aşağı iniyordu. Ben indiğimde olay gerçekleşmişti. Aşağıda önce Gül hanımın yerde yattığını gördüm ve nefes alıp almadığına baktım. O an gözleri açılmıştı. Göz göze geldik. Yaşadığını düşündüm. Telefonum yoktu. Sultanın elinde telefon görünce telefonunu alıp sağlık ekiplerini aradım. Nişantaşı'na ses analizleri için gideceğim gün aracı Tuğyan kullanıyordu. Sultan da vardı. Kaçma planlarıyla ilgili ses kayıtlarını tartışıyorlardı. Sultan, 'ben senin arkanı toplamak zorunda mıyım' dedi. Bende ne demek istediğini sorduğumda 'abla gerekli gereksiz her şeyi anlatıyor' dedi.

“Kelebeğe ‘hadi görüşürüz’ demiştir diye düşündüm”

Tuğyan’ın avukatı Merve Uçanok’un “Güllü hanımın kendisine yakın olan penceresinden bir şey verir miydiniz? Sorusuna cevap veren Deniz ise "Hayır arada demir parmaklık var” diye cevap verdi.

Olayın gerçekleşme biçiminde ilk başlarda daha farklı düşündüğünü söyleyen Çiğdem Emir Deniz, “Ben olay örgüsünü şöyle düşünmüştüm. Kelebek gördüyse ona ‘hadi görüşürüz’ diyerek atmıştır diye düşündüm. Öyle esprili bir yanı vardı” ifadelerini kullandı.

Savcı tutukluluğun devamını talep etti

Duruşmada söz alan Cumhuriyet Savcısı Şarkıcı Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in üzerine atılı ‘Üst soya karşı tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar verdi.

“Sultan’ın baskı altında ifade verdiğini düşünüyorum”

Ardından Sanık Tuğyan Ülkem Gülter son savunmasını yaptı. "Sultan'ın baskı üzerine bu şekilde ifade verdiğini düşünüyorum. Kardeşim Tuğberk'in annemle benim gibi kavgaları olmuştur. Annemle bir kavgalarında annem KADES'e de basmıştır. Ama sonra barışmışlardır. Kardeşim de benim gibi gerçeğin ortaya çıkmasını istiyor. Cezaevinde geçirdiğim süreyle alakalı 10 aydır zor bir süreç geçirdim. Bana kötü gözlerle bakılıyor. Ben 10 aydır defalarca asıldım, hüküm giydim. Her gün linç edildim. Özel hayatım, aile hayatım her gün boy boy paylaşılmaya devam edildi. Beni en çok yaralayan şey annemin acısını yaşayamam ve sonrasında kızımı görememem. Benim vicdanımda sakladığım bir suç yok. İsterlerse beni suçlasınlar. Ben yapmadığım bir şey için suçlanıyorum. Vicdanım temiz. Gerçeği bir ben bir Allah biliyor” dedi.

(DHA)

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
01.10.2026 12:14

Sermin Bacak davasında sanık eşe ağırlaştırılmış müebbet verildi

Muğla'da Sermin Bacak'ı katleden Ali Bacak, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, sanığa haksız tahrik ve iyi hal indirimi uygulamazken tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Sermin Bacak davasında sanık eşe ağırlaştırılmış müebbet verildi

Fotoğraf: DHA

01.10.2026 12:16 / Güncelleme: 13:05

Osmaniye 2 Nolu T Tipi Cezaevindeki hak ihlalleri Meclis gündeminde

Osmaniye 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda yaşanan hak ihlali iddialarını DEM Partili vekiller Meclis gündemine taşıdı. İddialar Adalet Bakanı Akın Gürlek’e sorulurken, İnsan Hakları İnceleme Komisyonuna başvuru yapıldı.

Osmaniye 2 Nolu T Tipi Cezaevindeki hak ihlalleri Meclis gündeminde
01.10.2026 17:15

Suudi Arabistan’dan Yemen’de desteklediği güçlere 60 milyon dolar

Suudi Arabistan, Yemen’de Ensarullah’a karşı savaşan Başkanlık Konseyi’ne kamu maaşları ve operasyonel giderler için 60 milyon dolarlık yeni finansman sağladı.

Suudi Arabistan’dan Yemen’de desteklediği güçlere 60 milyon dolar

Fotoğraf: Staff Sgt. Carlie Stonebraker/Wikimedia Commons Public domain

01.10.2026 11:14

Sermaye piyasası soruşturması: 12 kişi adliyeye sevk edildi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürüttüğü soruşturmada, aralarında Destek Yatırım Bankası ve Destek Faktoring yöneticilerinin de bulunduğu 12 şüpheli adliyeye sevk edildi.

Sermaye piyasası soruşturması: 12 kişi adliyeye sevk edildi

Fotoğraf: ANKA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!