Enerji akbabaları Venezuela'nın zenginliklerine üşüştü: BP ve Shell, Venezuela'ya nasıl geri döndü?
ABD’nin askeri saldırısı ve darbesinin ardından Venezuela yönetimi ülkenin kaynaklarını sadece ABD şirketlerine açmadı. Ocak 2026'dan bu yana, İngiliz enerji tekelleri BP ve Shell de önemli anlaşmalar imzaladı.
Fotoğraf: US Military/Wikimedia Commons Public domain
ABD’nin ocak ayında Venezuela’ya saldırarak devlet başkanını kaçırması sonrası yönetime gelen işbirlikçi Rodriguez yönetimi, ülke kaynaklarını ABD’nin yanı sıra İngiltere’nin de enerji tekellerine açtı. Londra ile Karakas arasında yaşanan önemli diplomatik yakınlaşma sürecinde, İngiltere’nin enerji devlerinin Venezuela’da devasa kârlar elde etmeye hazırlandığı ortaya çıktı.
Declassified UK’in araştırmasına göre, ocak 2026’dan bu yana, İngiliz enerji tekelleri BP ve Shell, yeni Venezuela hükümetiyle önemli anlaşmalar imzaladı. İngiltere Dışişleri Bakanlığı bu şirketlerin Venezuela’ya geri dönüşünü kolaylaştırdı. Maduro’nun görevden alınmasından sonraki haftalar ve aylar boyunca yöneticiler ile yetkililer arasında yoğun üst düzey toplantılar yapıldı.
Tüm kaynaklar yabancı şirketlere
Venezuela ekonomisi, ocak ayında göreve gelen ve bu ayın başlarında New York’ta, Maduro’nun hapishane hücresinden sadece birkaç kilometre uzakta Trump ile fotoğraf çektiren Delcy Rodríguez’in yönetiminde yeniden yapılandırıldı. Ülkenin hidrokarbon mevzuatı, yabancı şirketler için koşulları daha elverişli hale getirmek üzere değiştirildi ve enerji gelirleri artık ABD Hazine Bakanlığı üzerinden aktarılıyor. Bu süreçte Washington önemli bir pay alıyor.
Financial Times’a göre, temmuz ayına kadar ABD hükümeti Venezuela’nın petrol satışlarından 13 milyar dolardan fazla gelir elde etti. Ağustos ayında Trump, ABD’ye 100 yıl boyunca 65 milyar varilden fazla petrol rezervi üzerinde kontrol hakkı verecek olan Venezuela ile “tarihi bir petrol anlaşması” yaptığını da duyurdu. Trump, bu anlaşmanın “önümüzdeki yüzyıl boyunca enerji hakimiyetimizi” güvence altına alacağını ve “tüm bunların ABD için sıfır maliyetle” gerçekleşeceğini açıkladı.
Shell ve BP Venezuela’ya geri döndü
Habere göre, bu anlaşmanın ön saflarında yer alan North American Blue Energy Partners (NABEP) şirketi, daha önce Birleşik Krallık’taki Ciddi Dolandırıcılık Bürosu’nda (Serious Fraud Office) çalışmış üç avukatı işe aldı. Shell ve BP’nin Venezuela’ya geri dönmesi de işte bu bağlamda gerçekleşti. Shell’e, Loran ve Dragon adlı ve büyük miktarda çıkarılabilir gaz içerdiği tahmin edilen iki açık deniz gaz sahasını geliştirmek ve işletmek üzere imtiyazlar verildi.
Şirket ayrıca, ülkenin en petrol zengini bölgelerinden biri olan Monagas Eyaleti’nde Carito ve Pirital olarak bilinen iki kara petrol sahasını geliştirmek üzere bir ön anlaşma imzaladı. Mart ayında Karakas’ta bir mutabakat zaptı (MoU) imzalandıktan sonra, Shell’in bölge müdürü Adam Lowmass, şirketin “1912’ye dayanan Venezuela’daki uzun geçmişini” hatırlattı. Lowmass, “Ekibimizle daha fazla gurur duyamazdım” dedi.
BP ise nisan ayında, Trinidad ve Tobago ile deniz sınırında yer alan Cocuina-Manakin gaz sahasını geliştirmek üzere Venezuela hükümetiyle kendi mutabakat zaptını imzaladı. Şirkete ayrıca, Birleşik Arap Emirlikleri merkezli XRG ve Katar merkezli UCC Oil and Gas ile ortaklık kurarak Loran sahasındaki faaliyetlerin ikinci aşaması için lisans verildi ve ABD’de petrol ticareti yapmaya başladı. Shell ve BP, her ikisinin de büyük hissedarları olduğu Trinidad ve Tobago’daki Atlantic LNG tesisi ve ihracat terminalini kullanarak Venezuela’nın doğal gazını işlemeyi planlıyor. Bu sınır ötesi varlık, şirketlere Karayipler’deki doğal gaz tedarik zinciri üzerinde önemli bir kontrol sağlayacak; bu gazın büyük bir kısmı Avrupa’ya gönderilecek.
Toplantılar ve lobi faaliyetleri
Declassified’ın Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası kapsamında elde ettiği veriler, İngiltere Dışişleri Bakanlığının Shell ve BP’nin Venezuela’ya dönüşünü nasıl kolaylaştırdığını ortaya koyuyor. Bu şirketlerin yöneticileri, Maduro’nun kaçırılmasının ardından geçen iki ay içinde, İngiltere’nin Karakas’taki maslahatgüzarı Colin Dick ile sekiz kez bir araya geldi. Oysa 2025 yılının tamamında bu sayı sekiz toplantıydı. Dışişleri Bakanlığı, büyük ölçüde sansürlenmiş birkaç e-posta dışında görüşmelerde nelerin konuşulduğunu açıklamayı reddetmiş olsa da, toplantıların sıklığı, enerji devlerinin Venezuela’daki yeni girişimleri için dolaylı bir destek olarak görülebilir.
İngiltere’nin şu anki Amerika Direktörü Harriet Thompson, Shell’in önemli yeni enerji anlaşmaları imzalamaya hazırlandığı sırada, 2026 yılının mart ayı başında Karakas’taydı. Büyükelçilik, Thompson’ın “Venezuela Dışişleri Bakanlığında yapılan toplantılar ve her iki ülke için büyüme fırsatlarını araştırmak üzere İngiliz şirketlerinin temsilcileriyle görüşmeler içeren verimli bir ziyaret gerçekleştirdiğini” belirtti. Bu ayın başlarında, Venezuela Dışişleri Bakanı ve eski Birleşik Krallık Büyükelçisi Félix Plasencia ile Ulusal Meclis Başkanı Jorge Rodríguez (Delcy’nin kardeşi), bir başka üst düzey diplomatik görüşme için Londra’daydı. Dışişleri Bakanlığı binası önünde konuşan Rodríguez, İngiliz diplomatlarla yapılan görüşmelerin “petrol ve gaz yatırımları” ile “Venezuela’nın hızlı ekonomik büyümesi” konularını ele aldığını belirtti.
Milyon dolarlık lobi faaliyetleri
BP ve Shell de, Washington’da Venezuela konusunda yoğun lobi faaliyetleri yürütmeye başladı. Bu çabalar, Trump yönetiminin ABD’nin petrol çıkarlarına hizmet eden projeler için yaptırımları hafifletmesi üzerine, ABD Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi’ni (OFAC) Venezuela’da faaliyet gösterebilmeleri için lisans vermeye ikna etmeye odaklandı.
2026’nın ilk çeyreğinde Shell, ABD’de “OFAC tarafından verilen bir lisans uyarınca Venezuela ve Trinidad ve Tobago açıklarındaki Dragon gaz sahasında doğal gazın ticari olarak geliştirilmesi”ni içeren 1.3 milyon dolar değerinde lobi faaliyeti kaydetti. Aynı dönemde BP ise “Venezuela ve OFAC lisansları”na odaklanan 1.18 milyon dolarlık ABD lobi faaliyeti kaydetti.
Yıllarca dile getirilen ‘seçim’ talebi ne oldu?
Maduro döneminde Birleşik Krallık hükümeti, diplomatik ilişkilerin normalleşmesi için yeni seçimlerin gerekli olduğunu ısrarla savunuyordu. Ancak bu tutum şimdi tersine döndü ve Dışişleri Bakanlığı, demokratik bir geçişin diplomatik ilişkilerin iyileştirilmesini gerektirdiğini savunuyor. Dışişleri Bakanı Chris Elmore, bu ayın başlarında “İlişkilerimizi bir üst seviyeye taşımak, demokratik bir geçişi desteklemek için yapıcı bir rol oynama kabiliyetimizi güçlendirecek” ve “Venezuela’daki İngiliz şirketlerini teşvik edecek” dedi. Elmore, bu “yükseltme”nin, 2017’den bu yana ilk kez Karakas’a bir Birleşik Krallık büyükelçisinin atanmasının önünü açacağını belirtti.
Son olarak, İngiltere-Venezuela ortaklığındaki bu yeni canlanışı kutlamak amacıyla Delcy Rodríguez, 18 Eylül’de Karakas’ta İngiltere’nin maslahatgüzarı Colin Dick ile bir araya geldi. Rodríguez, yaptığı açıklamada, “Venezuela ve Birleşik Krallık, ikili ilişkilerinde yeni bir sayfa açıyor” dedi.
(Dış Haberler)Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et