01.10.2026 00:33

'Aile Sağlığı Merkezleri, satılacak bina değil, sağlık merkezidir'

Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, ASM binalarının satılacak taşınmazlar değil, korunması ve güçlendirilmesi gereken kamu sağlığı kurumları olduğunu söyleyerek ekledi: “ASM’ler ticarethane değildir.”

'Aile Sağlığı Merkezleri, satılacak bina değil, sağlık merkezidir'

Eylem Nazlıer
[email protected]


Türkiye’de koruyucu, birinci basamak sağlık hizmetlerinin yurttaşla buluştuğu en önemli noktalardan biri olan Aile Sağlığı Merkezlerinin (ASM) geleceği, merkezlerin fiziki koşullarından kira giderlerine, deprem güvenliğinden personel eksikliğine kadar risk altında. Kamuya ait binalarda bile kiralarına yüzde 300’e varan zamlar istenen ASM’lerde aile hekimleri zor durumda.

Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, ASM’lerin mümkün olduğunca kamuya ait, depreme dayanıklı ve sağlık hizmetinin gerektirdiği fiziki standartlara uygun binalarda hizmet vermesi gerektiğine vurgu yaparak “ASM’ler yalnızca hekim, ebe ve hemşirelerin görev yaptığı binalar değildi. ASM’ler; koruyucu sağlık hizmetlerinin, gebe, bebek ve çocuk izlemlerinin, bağışıklama hizmetlerinin, kronik hastalık takiplerinin ve vatandaşın sağlık sistemiyle ilk temasının gerçekleştiği temel sağlık kuruluşlarıdır” hatırlatmasını yaptı. Bu nedenle ASM’lerin geleceğine ilişkin kararların yalnızca bina, taşınmaz veya bütçe konusu olarak değerlendirilemeyeceğini dile getiren Mehlepçi, “Konu doğrudan sağlık hizmetine erişim, hizmetin sürekliliği ve kamu yararıdır” diye konuştu.

‘1000 ASM sözünün 278’i hayata geçti’

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun Kasım 2025’te 1000 yeni ASM yapacaklarını açıklamasından bu yana sadece 278 ASM’nin hizmete girdiğini, 370 ASM’nin inşaatının sürdüğünü ve 352 ASM’nin proje aşamasında olduğu bilgisini veren Mehlepçi, Türkiye genelinde ise yaklaşık 8 bin 300 ASM bulunduğunu söyledi.

Yeni ASM yatırımlarının elbette önemli olduğunu belirten Mehlepçi, mevcut merkezlerin ise kentsel dönüşüm, deprem riski, yüksek kiralar veya taşınmaz satışları nedeniyle hizmet dışı kalmasının önlenmesi gerektiğini vurguladı.

‘Yapılanlar kadar, hizmet dışı kalanlar da açıklanmalı’

Bir taraftan yeni ASM’ler yapılırken diğer taraftan mevcut merkezlerin kentsel dönüşüm, deprem riski, yüksek kiralar veya taşınmaz satışları nedeniyle hizmet dışı kalma tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna dikkati çeken Mehlpeçi “Mart 2026’da TBMM’ye sunulan soru önergesine verilen cevapta İstanbul Kadıköy’deki 33 ASM’den 7’sinin kentsel dönüşüm nedeniyle yıkıldığı ve hizmet veremez hale geldiğini söyledi. Mahlepçi kaç yeni ASM açıldığı kadar, kaç ASM’nin kapandığı, yıkıldığı, tahliye edildiği, taşındığı veya başka bir ASM’nin içine sıkıştırıldığının da kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini aktardı.

‘ASM’lerin 3’te 1’i, 1999 öncesi yapılmış binalarda’

ASM binalarının deprem güvenliğinin de önemli bir sorun olduğunu belirten Mehlepçi, 2025 yılında yapılan bir çalışmada ASM binalarının yaklaşık üçte birinin 1999 öncesinde inşa edildiğinin ortaya çıktığını söyledi. 6 Şubat 2023 yaşanan depremlerde ortaya çıkan tablonun bu konuda vahim olduğunu hatırlatan Mehlepçi “2026 yılı başında sahadan elde edilen verilere göre Hatay’da 96 ASM konteynerlerde hizmet veriyor. 103 ASM kendi binasında hizmet vermeye devam ediyor ancak bunların bir bölümü deprem güvenliği açısından risk taşıyor. Yaklaşık 56 ASM ise tahliye veya yıkım sürecinde” dedi.

‘Penceresi, lavabosu olmayan ASM’ler var’

Öte yandan ASM’ler için sorunun yalnızca deprem güvenliğiyle sınırlı olmadığını, ASM’lerdeki sağlık hizmetinin niteliği ve çalışanların koşullarını etkileyen başka fiziki sorunların bulunduğunu da dile getiren Mehlepçi durumu şöyle anlattı: “Penceresi, yeterli mekanik havalandırması bulunmayan kan alma odaları, lavabosu olmayan, iki veya üç sağlık çalışanının aynı odayı kullanmak zorunda kaldığı ASM’ler de var. Hatta bazı çalışma alanları hasta mahremiyetini sağlamaya da elverişli değil.”

Yıkım veya tahliye kararı verilen merkezlerde görev yapan sağlık çalışanlarının başka bir ASM’nin mutfağına, dinlenme odasına veya ortak kullanım alanına yerleştirilerek yeni bir aile hekimliği birimi oluşturulmasının kalıcı bir çözüm olmadığının altını çizen Mehlepçi, “Bir sağlık hizmetinin verilebilmesi için yalnızca bir oda bulunması yeterli değildir. O alanın sağlık hizmetinin niteliğine, çalışan güvenliğine ve hasta mahremiyetine uygun olması gerekir” dedi.

‘ASM’ler ticarethane değildir’

Kamusal sağlık hizmeti sunulan ASM’lerde yükün önemli bir bölümünün aile hekimlerinin üzerine yıkıldığına ve özellikle büyükşehirlerde uygun bina bulmanın giderek zorlaştığına işaret eden Mehlepçi “Kiralar da ASM’lerin sürdürülebilirliğini tehdit eden seviyelere ulaştı. Aylık 100 bin TL ve üzerinde kira ödeyen ASM örnekleri var. Elazığ’da bazı ASM’ler yüzde 350’ye varan kira artış talepleriyle karşılaştı. ASM’ler birer ticarethane değildir. Burada yürütülen faaliyet kamu sağlık hizmetidir” uyarısını yaparak buna rağmen yüksek kira bedellerinin yanı sıra elektrik, su, doğalgaz, temizlik, bakım-onarım, personel, tıbbi ve büro malzemeleri gibi çok sayıda işletme giderinin aile hekimlerinin sırtına yüklendiğini söyledi.

Büyükşehirlerde kamuoyunda ‘sanal ASM’ olarak da adlandırılan birimlerde sorunun daha ağır yaşandığını dile getiren Mehlepçi, “Birinci basamak sağlık hizmetinin niteliği, sağlık çalışanlarının kişisel mali imkânlarına veya uygun kiralık bina bulabilme becerilerine bağlı olmamalı” dedi.

‘ASM olarak kullanılan kamu taşınmazları neden satılıyor?’

ASM olarak kullanılan kamu taşınmazlarının satışa çıkarılması konusunun da Meclis gündemine taşındığını belirten Mehlepçi, “2026’da kamu taşınmazlarının satışına ilişkin kararlar kapsamında ASM olarak kullanılan bazı taşınmazlar da satış listelerine alındı. İstanbul Esatpaşa Aile Sağlığı Merkezi bunun somut örneklerinden. Taşınmazın henüz satılmadığı için ASM hizmet vermeye devam ediyor. Ama Ankara, Bursa ve başka birçok ilde benzer durumlar var” ifadelerini kullandı.

Kamuya ait uygun bina ve arsaların elden çıkarılmadan önce sağlık hizmetlerinde kullanılıp kullanılamayacağının değerlendirilmesi gerektiğini belirten Mehlepçi, ASM’lerin mümkün olduğunca kamuya ait standartlara uygun binalarda hizmet vermesinin sağlanması gerektiğini dile getirdi.

‘Ebe ve hemşire eksikliği hizmeti zorluyor’

ASM’lerin sorunlarının yalnızca bina ve maliyetlerle sınırlı olmadığını belirten Mehlepçi, birçok aile hekimliği biriminde ebe ve hemşire eksikliği yaşandığını söyledi. Ağustos 2026’da Isparta İl Sağlık Müdürlüğünün yayımladığı listede çok sayıda aile hekimliği biriminde aile sağlığı çalışanı pozisyonunun boş olduğunun görüldüğünü belirten Mehlepçi, sahadan gelen geri bildirimlerin de aile sağlığı çalışanlarının artan iş yüküne işaret ettiğini söyledi. Birinci basamak sağlık hizmetlerinin temel görevlerinden birinin bağışıklama hizmetleri olduğunu hatırlatan Mehlepçi, bazı ASM’lerde aşıların saklanması ve soğuk zincirin korunmasına ilişkin teknik sorunlar da yaşandığını belirterek “Bakanlığa ait Aşı Takip Sistemi cihazları bazı merkezlerde yenilenmiyor, teknik altyapıdan kaynaklanan soğuk zincir sorunları sonucunda kullanılamaz hale gelen aşıların maliyeti de aile hekimi, ebe veya hemşirelerden tahsil edilmeye çalışılıyor. Kamu tarafından sağlanması gereken teknik altyapıdaki eksikliklerin mali sorumluluğu sağlık çalışanlarının üzerine bırakılamaz” diye konuştu.

‘ASM’lerin gerçek durumuna ilişkin şeffaf veri yok’

Türkiye’deki ASM’lerin mevcut durumunu bütüncül biçimde ortaya koyan güncel ve şeffaf verilere ulaşmanın güç olduğunu belirten Mehlepçi,“Kaç ASM’nin kapandığı, kaçının tahliye edildiği, kaçının depreme dayanıksız olduğu, kaçının konteynerde hizmet verdiği, kaç kamu taşınmazının satış kapsamında bulunduğu ve kaç birimde aile sağlığı çalışanı eksikliği yaşandığı konusunda kamuoyunun erişebileceği bütünlüklü bir tablo bulunmuyor. Oysa birinci basamak sağlık hizmetlerinin geleceği günlük ve geçici çözümlere bırakılamaz. Türkiye genelindeki ASM’lerin fiziki altyapısına ilişkin kapsamlı bir ihtiyaç ve deprem güvenliği analizi yapılmalı. Konu yalnızca bina da değildir. Konu, vatandaşın mahallesinde nitelikli ve kesintisiz sağlık hizmetine ulaşabilmesidir. Konu, hekimlerin, ebe ve hemşirelerin kamu sağlık hizmetini sürdürebilmek için bina, kira, personel, malzeme ve işletme sorunlarıyla baş başa bırakılmamasıdır. ASM’ler satılacak birer taşınmaz değil, korunması ve güçlendirilmesi gereken kamu sağlığı kurumlarıdır” dedi.

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
30.09.2026 13:40

Maltepe'de rezidansta iş cinayeti: Cam temizleyen işçi 24'üncü kattan düşerek yaşamını yitirdi

İstanbul Maltepe'deki Lamer Dragos rezidansında cam temizliği yapan Umut Çal, 24'üncü kattan düşerek hayatını kaybetti.

Maltepe'de rezidansta iş cinayeti: Cam temizleyen işçi 24'üncü kattan düşerek yaşamını yitirdi

Fotoğraf: Umut Çal'ın kişisel arşivi

İçerik yükleniyor...

(İşçi Sendika Servisi)
30.09.2026 12:07

Adıyaman'da tütün işçilerini taşıyan minibüs devrildi: 12 kişi yaralandı

Adıyaman'ın Samsat ilçesinde tütün işçilerini taşıyan minibüsün devrilmesi sonucu 12 kişi yaralandı. Hastaneye kaldırılan yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.

Adıyaman'da tütün işçilerini taşıyan minibüs devrildi: 12 kişi yaralandı

Fotoğraf: DHA

İçerik yükleniyor...

(İşçi Sendika Servisi)
30.09.2026 13:41 / Güncelleme: 14:37

Psikolog Mevlüt Ülgen: Yaşlılar için değil, yaşlılarla birlikte karar verelim

1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü’nde görüştüğümüz Ege Geriatri Derneği Başkanı Psikolog Mevlüt Ülgen; “Bakım hizmeti bir aile meselesi değil, toplumsal bir haktır” dedi.

Psikolog Mevlüt Ülgen: Yaşlılar için değil, yaşlılarla birlikte karar verelim

Fotoğraf: Psikolog Mevlüt Ülgen

30.09.2026 17:45

Nagehan Alçı: Kaynaklarım Sayan'ın parayı iade etmediğini söyledi

AKP'li eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin fondan elde ettiği 2,2 milyar TL'yi Hazine'ye iade ettiğini öne sürülmüştü. İktidara yakınlığıyla bilinen gazeteci Nagehan Alçı ise güvendiği kaynakların söz konusu iadeyi yalanladığını açıkladı.

Nagehan Alçı: Kaynaklarım Sayan'ın parayı iade etmediğini söyledi

Fotoğraf: AA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!