Haydarpaşa'nın 800 kazığı nasıl yok oldu?
Haydarpaşa Dayanışması, tarihi garın restorasyonunda temel kazıklarının sayısına ilişkin farklı açıklamalara dikkat çekti. Dayanışma, zemin çalışmaları ve kazıkların durumuna ilişkin raporların açıklanması çağrısında bulundu.
Fotoğraf: ANKA
Haydarpaşa Dayanışması, tarihi Haydarpaşa Garı’nın restorasyonu sırasında zemindeki kazıkların büyük bölümünün kaybolduğuna ilişkin haberler üzerine basın açıklaması yaptı. Dayanışma, kazıkların durumuna ilişkin bilimsel raporların ve restorasyon sürecine ait belgelerin kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.
Basın açıklaması sırasında Almanya’nın başkenti Berlin’deki seçimden başarıyla çıkan Sol Partili Elif Eralp’e tebrik pankartı açıldı.
Birleşik Taşımacılık Sendikası (BTS) Hukuk Müşaviri Hasan Bektaş tarafından okunan açıklamada restorasyon sürecinde şeffaflık çağrısı yapılarak, "Kamuoyunun parasının ve ortak tarihimizin söz konusu olduğu bir süreçte, bilgiye ulaşmak ayrıcalık değil, yurttaşlık hakkıdır" denildi.
"800 kazığın yok olduğu nasıl kanıtlandı?"
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un 23 Eylül 2026 tarihli açıklamasını hatırlatan Haydarpaşa Dayanışması, Gar’ın ilk yapımında yaklaşık bin ahşap kazık kullanıldığının, yapılan jeoradar çalışmalarında ise bunların yaklaşık 200’ünün yerinde olduğunun açıklandığını belirtti.
Bakanlığın yaklaşık 800 kazığın zaman içerisinde yok olduğu yönündeki açıklamasına ilişkin bilimsel verilerin paylaşılmasını isteyen Dayanışma, “Jeoradarda görülmeyen 800 kazığın yok olduğu nasıl kanıtlandı?” diye sordu.
Bir kazığın jeoradar çalışmalarında tespit edilememesi ile kazığın tamamen ortadan kalkmasının aynı anlama gelmediği belirtilen açıklamada, 800 kazığın çürüyerek yok olduğunun bilimsel yöntemlerle tespit edilmesi halinde buna ilişkin raporların kamuoyuna açıklanması istendi.
Kazık sayılarına ilişkin farklı açıklamalara dikkat çekildi
Haydarpaşa Dayanışması, Gar’ın temelindeki ahşap kazıklara ilişkin yıllar içerisinde farklı rakamların kamuoyuyla paylaşıldığını belirtti.
Açıklamada, restorasyon projesi danışmanı mimar Vahit Okumuş’un 2016 yılında yapılan jeoradar çalışmasında 381 ahşap kazığın tespit edildiğini söylediği, 2025 yılında ise Kültür ve Turizm Bakanlığı Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz’ün yaklaşık 1700 kazıktan 381’inin kaldığını açıkladığı hatırlatıldı. Son açıklamalarda ise yaklaşık bin kazıktan 200’ünün kaldığının belirtildiğine dikkat çekildi.
Dayanışma, “Haydarpaşa Garı’nın temelinde kaç kazık vardı? 1700 mü, 1000 mi? Çürümeden kalan kazık sayısı kaç, 381 mi, 200 mü? Bu rakamlar arasındaki farkı bilimsel belgelerle açıklayın” çağrısında bulundu.
Zemin ve kazıkların durumunun ayrı değerlendirilmesi istendi
Bakanlığın Haydarpaşa Garı’nın zemininin gevşek, suya doygun ve sıvılaşabilir özellikte olduğu, oturma ve yanal yayılma riski taşıdığı yönündeki açıklamasına da değinildi.
Bu risklerin mühendislik açısından araştırılması gerektiği belirtilirken, zeminin taşıdığı risklerle ahşap kazıkların yüzde 80’inin yok olduğu iddiasının birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiği savunuldu.
Açıklamada, “Zeminin riskli olması başka şeydir, ahşap kazıkların yüzde 80’inin yok olması başka şeydir. Bunların birbirinin kanıtı gibi sunulmasını kabul etmiyoruz” denildi.
Restorasyon belgelerinin kamuoyuyla paylaşılması istendi
Ahşap kazıkların suya doygun ve oksijensiz ortamlarda uzun süre korunabildiğini belirten Haydarpaşa Dayanışması, Venedik’teki yapıların temellerini örnek gösterdi. Bununla birlikte Venedik’teki ahşap kazıklarda da farklı derecelerde bozulmalar tespit edildiğine dikkat çekilerek Haydarpaşa’daki durumun bilimsel veriler üzerinden değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Dayanışma, restorasyona ve gerekli zemin güçlendirme çalışmalarına karşı olmadıklarını belirterek orijinal temel projesinin, kazık planlarının, jeoradar raporlarının, zemin etütlerinin, sıvılaşma analizlerinin ve güçlendirme projelerinin kamuoyuna açıklanmasını istedi.
Açıklamada, “800 kazık yok oldu” sonucuna hangi bilimsel yöntemlerle ulaşıldığının da açıklanması talep edildi.
Haydarpaşa’nın yalnızca tarihi yapısının değil, demiryolu kimliği ve kamusal niteliğinin de korunması gerektiği belirtilen açıklamada, “Biz Haydarpaşa’nın sanatla soylulaştırılarak, müzeleşerek, turistik bir alana dönüştürülerek demiryolundan koparılmasını değil; gar olarak yaşatılmasını istiyoruz. Bilimsel restorasyon istiyoruz. Şeffaflık istiyoruz. Kamusal olan bir Haydarpaşa istiyoruz” denildi.
(ANKA)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et