Dokuz Eylül SGM boşaltıldı | BES İzmir Şube: Binayı geri alacağız, mücadelemiz devam edecek
BES İzmir Şube, on binlerce sigortalının işlemlerinin yürütüldüğü Dokuz Eylül SGM’nin, devrine ilişkin dava sürerken Çalışma Bakanının talimatıyla gece boşaltılmasına tepki gösterdi: “Binayı geri alacağız, mücadelemiz devam edecek.”
İzmir — Büro Emekçileri Sendikası (BES) İzmir Şube, Dokuz Eylül Sosyal Güvenlik Merkezi (SGM)’nin kapatılmasına tepki göstermek için basın açıklaması düzenledi. Dokuz Eylül SGM önünde düzenlenen açıklamada sık sık “Çalışırken ölmek istemiyoruz”, “Susma haykır peşkeşe hayır”, “Direne direne kazanacağız” sloganları atıldı. Basın metnini BES İzmir Şube Basın Yayın ve Halka İlişkiler Sekreteri Erdal Özçelik okudu.
İzmir’de kamu hizmetinin kalbi konumundaki, on binlerce İzmirli sigortalının emeklilik işlemlerinin yapıldığı Dokuz Eylül SGM hizmet binasının, hiçbir kamu yararı gözetilmeksizin Çalışma Bakanının talimatıyla İzmir Demokrasi Üniversitesi Rektörlük binası için peşkeş çekildiğini söyleyen Özçelik, “Devrin iptali ile ilgili açılan dava ve hukuki süreç devam ederken, Çalışma Bakanının şifahi talimatıyla dün gece saat 01.00’e kadar binanın alelacele, yangından mal kaçırırcasına boşaltılması tam bir hukuk garabeti ve idari zorbalıktır. Yargı kararını beklemeden binaya kilit vurmaya kalkışanlar, SGK hizmetlerini kilitlerken bu kentin sosyal güvenlik hafızasını yok etmekte ve İzmir halkını bürokratik bir çileye mahkum etmektedir” dedi.
“Rektörlük öğrencileri bahane ediyor”
İzmir Demokrasi Üniversitesi’nin, sendikanın devrin iptali için açtığı davaya müdahil olma talebinde bulunurken, kendi mevcut yerleşkelerinin güvenlik ve özellikle deprem dayanıklılığı bakımından ciddi riskler taşıdığını iddia ettiğini vurgulayan Özçelik, “Bir kamu idaresinin asli sorumluluğu, eğitim hizmetinin sunulduğu kendi mekanlarını güvenli hale getirmek ve gerekli teknik tedbirleri almaktır. Üniversitenin kendi öğrencileri ve personeli için güvenli olmadığını iddia ettiği bir yapıyı düzeltme yükümlülüğünü, başka bir kurumun fiilen ve aktif olarak kullandığı hizmet binasına el koyarak bertaraf etmesi kabul edilemez. Üstelik SGK’nın protokolle devrettiği bu bina öğrenciler için derslik veya amfi olarak değil, doğrudan rektörlük binası ve idari büro olarak kullanılacaktır. Yani Üniversite Rektörü, öğrencileri bahane ederek tamamen kendi can güvenliği ve konforu için kendine depreme dayanıklı bina tahsis ettirmektedir” ifadelerini kullandı.
Müdahale dilekçesinde eğitimin önemi vurgulanarak SGK binasına ihtiyaç duyulduğunun öne sürüldüğünü belirten Özçelik, “Kuşkusuz eğitim önemli bir kamu hizmetidir; ancak sosyal güvenlik hizmeti de doğrudan vatandaşlara sunulan temel ve süreklilik arz eden bir kamu hizmetidir. Ortada soyut veya gelecekte kullanılması planlanan boş bir bina yoktur. Dokuz Eylül SGM, vatandaşlara fiilen sosyal güvenlik hizmeti sunulan aktif bir kamu tesisidir” diye konuştu.
Fotoğraf: Evrensel
Çalışma Bakanının gece yarısı talimatıyla boşaltılan Dokuz Eylül SGM’nin sıradan bir bina olmadığını vurgulayan Özçelik, “2023 yılındaki EYT düzenlemesinden bu yana İzmir’de 150 bini aşkın sigortalının emeklilik işlemlerinin omuzlandığı, gece gündüz demeden mesai harcanarak vatandaşın mağdur edilmediği en kritik merkezdir. Yargı kararı dahi beklenmeden şifahi talimatlarla yürütülen bu operasyon, yüz binlerce İzmirli sigortalının, emeklinin, dul ve yetimin hizmete erişim hakkını doğrudan gasbetmektir” dedi.
“SGK çalışanları depreme dayanıksız binalarda çalışıyor”
İzmir gibi birinci derece deprem bölgesinde, Rektörün kendine güvenli bina tahsis ettirirken; SGK emekçilerinin güçlendirmesi dahi yapılmamış, her an yıkılma tehlikesi olan riskli binalara mahkum edildiğini vurgulayan Özçelik, “Bu liyakatsizlik ve umursamazlık ne yazık ki ilk değildir. SGK Rant Tesisleri binalarının duvarlarından taşlar düşmesi üzerine daha önce defalarca uyarmamıza rağmen her defasında bütçe yok bahanesine sığınarak bir koruma filesi dahi çekmediler. O binalardan defalarca taşlar, beton parçaları düştü; çalışanların ve caddeden geçen yurttaşların can güvenliği göz göre göre tehlikeye atıldı. İşe, insana ve can güvenliğine bütçe ayırmaya, bir koruma filesi çekmeye ‘para yok’ diyen Bakanlık ve SGK Yönetim Kurulu; iş tedbir almaya gelince tabela asıp kenara çekilmekte, ama sıra kentin en sağlam, en nitelikli binasını boşaltıp tasfiye etmeye geldiğinde nedense ışık hızıyla hareket etmektedir” dedi.
Personelin en temel yasal hakkı olan kreş talebinin yıllarca ‘fiziki alan yetersizliği’ denilerek reddedildiğini vurgulayan Özçelik, “Kamuya ait bu devasa binanın bir kalemde rektörlüğe tahsis edilmesi kurum içi adaleti ve vicdanları derinden yaralamıştır” ifadelerini kullandı.
Yargı süreci devam eden, 150 bini aşkın EYT’linin işlemlerini yürüten ve on binlerce emeklinin hayatını kolaylaştıran bu merkezin hukuksuzca tahliye edilmesini asla kabul etmeyeceklerini belirten Özçelik, “Mahkemeyi yanıltmaya çalışanlara, kendi binalarını güçlendirmek yerine hazıra konarak kurumu kaosa sürükleyenlere ve halkın malını peşkeş çekenlere karşı mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.
“Konak’ta depreme dayanıklı üç bina var”
Açıklamanın ardından BES Genel Merkez Genel Örgütlenme ve Eğitim Sekreteri Mustafa Güven söz aldı. Güven, “Konak’ta hizmet veren bütün kamu kuruluşları 2020 yılına kadar depreme karşı güçlendirmeyle ilgili zafiyet yaşıyordu. SGK İl Müdürlüğü depreme dayanıksız. Konak’ta depreme dayanıklı olan üç tane bina var. Bir tanesi de Dokuz Eylül SGM binası” dedi.
Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan’ın sigortalıların binasını aldığını belirten Güven, “Bakan kendi arkadaşına peşkeş çekiyor. Buradan Çalışma Bakanına şunu söylemek istiyorum. Sen kimin malını kime peşkeş çekiyorsun? Bu işçinin, İzmirlinin malı. İzmir milletvekilleri Konak’taki kamu binalarına sahip çıkmadı. Biz sendika olarak SGK ile defalarca görüştük. Bize ‘yönetim kurulundan bunun Demokrasi Üniversitesi’nin devriyle ilgili bir olumlu karar yok’ dediler. SGK Başkanlığı yalan söyledi” diye konuştu.
“Binayı geri alacağız”
Demokrasi Üniversitesi öğrencilerinin depreme dayanıksız binada kaldıklarını vurgulayan Güven, “İzmir’de üniversite öğrencileri depreme dayanıksız binada öğretim görüyor. Rektör kendisini kurtarmaya çalışıyor. Çünkü rektör birilerini tanıdığı” dedi.
Yürütmeyi durdurma devam ederken talimatla binanın gece vakti boşaltıldığını belirten Güven, “Biz binayı geri alacağız. İşçinin malını size teslim etmeyeceğiz. Yaratılan bu kamu zararını Çalışma Bakanı da SGK Başkanı da kendi ceplerinden ödemelidir. Biz sendika olarak da bu davamızın arkasındayız. Tüm İzmirlileri de SGK emekçilerini de kendi binalarına sahip çıkmaya davet ediyoruz. Mücadelemiz devam edecek” dedi.
(Evrensel)Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et