Eğitim emekçilerinden okul saldırısı tepkisi: Bakan Tekin istifa etmelidir
Manisa’da yaşanan okul saldırısı ardından Bakanlık önünde açıklama yapan Eğitim Sen Ankara Şubeleri; “Kamu kaynaklarını tarikatlara, cemaatlere peşkeş çeken, gerçek ve kalıcı çözümler üretmeyerek sorumluluktan kaçan Yusuf Tekin istifa etmelidir” dedi
Fotoğraf: Evrensel
Ankara – Manisa’da yaşanan okul saldırısı ardından Eğitim Sen Ankara Şubeleri MEB önünde açıklama yaptı. Açıklamayı okuyan Eğitim Sen 2 Nolu Şube Başkanı Tülay Yıldırım, “Yaşanan bunca acıyı, ölümü, şiddeti görmezden gelen, kamu kaynaklarını tarikatlara, cemaatlere peşkeş çeken, okulların en temel ihtiyaçlarını bile karşılamayan, gerçek ve kalıcı çözümler üretmeyerek sorumluluktan kaçan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin istifa etmelidir” diye ifade etti.
MEB önünde yapılan açıklamayı Eğitim Sen 2 Nolu Şube Başkanı Tülay Yıldırım okudu. Yıldırım, “Bugün burada, eğitim kurumlarında giderek büyüyen şiddet sarmalına, öğrencilerimizin ve eğitim emekçilerimizin yaşam hakkının tehdit edilmesine ve okullarımızda yaşanan ölümlere karşı sesimizi yükseltmek için bir araya geldik. Okullarımızda çocuklarımız ve eğitim emekçileri artan bir sıklıkla saldırıya uğruyor, öldürülüyor. Şiddet, yalnızca bireysel davranışlarla açıklanamayacak kadar derin ve çok boyutlu bir sorundur; ekonomik, siyasal, kültürel ve niteliksiz eğitsel politikaların bir sonucudur. Toplumsal eşitsizliklerin derinleşmesi, demokratik değerlerin zayıflaması, kamusal hizmetlerin yetersizliği, cezasızlık politikaları bireyler üzerinde yoğun bir baskı yaratmakta; bu durum toplumsal gerilimleri artırarak şiddete zemin hazırlamaktadır.” dedi.
“Okul güvenliği yalnızca teknik bir güvenlik meselesi değil”
İktidarın, her saldırının ardından birkaç cümlelik açıklamalar yaptığını hatırlatan Yıldırım, “Güvenlik kamerası, x ray cihazı, polis ve güvenlik görevlisi gibi sorunu doğru yerden kavrayamayan bir anlayışla çözüm üretmeye çalışmaktadır. Oysa yaşananlar münferit olaylar değildir. Eğitim Sen'in 2026 yılında yayımladığı ‘Okulda Şiddet ve Güvenli Eğitim Raporu’ okul güvenliğinin yalnızca teknik bir güvenlik meselesi olmadığını; yoksulluk, eşitsizlik, sınav baskısı, kalabalık sınıflar, dijital şiddet, toplumsal kutuplaşma ve rehberlik hizmetlerinin yetersizliği gibi birçok yapısal sorunla birlikte ele alınması gerektiğini ortaya koymaktadır” diye belirtti.
Yıldırım açıklamanın devamında okullarda son yıllarda yaşanan olaylardan örnekler verdi:“7 Mayıs 2024 tarihinde; okul müdürü İbrahim Oktugan, I eski öğrencisi tarafından makam odasındayken silahla vurularak öldürüldü. 2 Mart 2026'da İstanbul Çekmeköy Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde yaşanan bıçaklı saldırıda iki öğretmen ve bir öğrenci yaralandı. Biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Daha Fatma Nur Çelik'in acısı tazeyken, 14 Nisan 2026'da Şanlıurfa Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde ağır bir saldırı yaşandı, aralarında eğitim emekçileri ve öğrencilerin de bulunduğu 17 kişi yaralandı. 15 Nisan 2026'da Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen silahlı saldırı ise 9 öğrenci ve 1 öğretmen yaşamını yitirdi, 15 öğrenci ise yaralandı.”
“Riskler neden önceden tespit edilmedi?”
Bugün ise Manisa'nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınlarında meydana gelen silahlı saldırıda 2'si ağır 11 öğrenci yaralandığını ifade eden Yıldırım, “Şimdi sormak zorundayız: Çocuklarımızın okula giderken yaşamlarını kaybetmesini engelleyecek mekanizmalar neden zamanında işletilmedi? Riskler neden önceden tespit edilmedi? Silahlara erişim, okul güvenliği ve riskli davranışlar konusunda neden bütünlüklü bir eğitim politikası geliştirilemedi?” diye sordu.
Güvenli okullar için eğitim emekçilerinin talepleri ne?
Kamera, polis, güvenlik görevlisi ile bu sorunların çözülemeyeceğini ifade eden Yıldırım, “Okullar; çocukların ve eğitim emekçilerinin kendilerini özgür, güvende ve değerli hissedecekleri yaşam alanları olmalıdır.” diyerek; güvenli okullar için taleplerini açıkladı:
- Okullardaki psikolojik danışman sayısı artırılmalıdır.
- Çocukların yalnızca akademik başarısı değil, sosyal yaşam koşulları da dikkate alınmalıdır.
- Akran zorbalığıyla mücadele için bilimsel ve onarıcı programlar uygulanmalıdır.
- Öğretmenlere yönelik şiddete karşı etkin hukuki ve idari mekanizmalar oluşturulmalıdır.
- Okullardaki güvenlik sorunları bilimsel yöntemlerle değerlendirilmelidir.
- Silahların ve tehlikeli araçların okullara girişini önleyecek etkin tedbirler alınmalıdır.
- Okul çevreleriyle ilgili risk analizleri yapılmalı ve kamu kurumları arasında koordinasyon sağlanmalıdır.
- Öğrencilerin ve eğitim emekçilerinin karar alma süreçlerine katılabildiği demokratik okul ortamları oluşturulmalıdır.
- Eğitim emekçilerine yönelik şiddet olayları için düzenli, şeffaf ve kamuoyuna açık veri tutulmalıdır.
- Şiddetin toplumsal nedenleriyle mücadele edilmelidir.
“Bakan Tekin istifa etmeli”
Yıldırım açıklamanın sonunda şöyle konuştu: “Yaşanan bunca acıyı, ölümü, şiddeti görmezden gelen, kamu kaynaklarını tarikatlara, cemaatlere peşkeş çeken, okulların en temel ihtiyaçlarını bile karşılamayan, gerçek ve kalıcı çözümler üretmeyerek sorumluluktan kaçan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin istifa etmelidir.”
(Evrensel)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et