Anamur’da jeotermal projeye Danıştay'dan iptal: Muzun başkenti nefes aldı
Anamur’da yerleşim ve tarım alanlarının yakınındaki jeotermal sondaj projesine verilen “ÇED gerekli değildir” kararı yargıdan döndü. Danıştay, projeye ilişkin iptal kararını onadı.
Fotoğraf: Evrensel
Özer Akdemir
[email protected]
Mersin - Anamur'un Bozdoğan Mahallesi'nde Öz Şimşek Jeotermal Enerji Sistemleri Şirketi tarafından yapılması planlanan jeotermal kaynak arama sondajı projesi için Mersin Valiliği tarafından verilen ÇED Gerekli Değildir kararı yargıya taşındı. Yerleşim yerlerine, 1. derece doğal ve arkeolojik sit alanlarına komşu konumda bulunan, Mamure Kalesi ile Pullu Tabiat Parkı manzaralı bölgede yürütülmek istenen çalışmalara karşı köylüler ve Mersin Çevre ve Doğa Derneği ile Anamur Ziraat Odası dava açtı. Yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleri sonucunda sondaj alanlarının yerleşim yerlerini ve sulama alanlarını olumsuz etkileyeceği saptandı. Mahkeme, jeotermal akışkanın kimyasal özelliklerinin ve çevreye zararlarının yeterince açıklanmadığını vurgulayarak işlemi iptal etti.
Danıştay'ın iptal kararı gerekçeleri ve hukuki tespitler
Danıştay 4. Dairesinin onama kararına esas teşkil eden hukuki gerekçelerde, projeye ait Proje Tanıtım Dosyası'nda ciddi eksiklikler bulunduğu saptandı. DSİ 6. Bölge Müdürlüğü tarafından talep edilen Hidroloji Değerlendirme Raporu'nun dosya içeriğinde yer almadığı belirlendi. Dava dosyasına ibraz edilen belgenin hidroloji raporu niteliği taşımadığı, yalnızca jeotermal kaynak tespit amaçlı bir jeofizik etüt raporu olduğu anlaşıldı. Yeraltında bulunan jeotermal suyun kalitesi, rezervi, sıcaklığı, içeriği ve yayılımı netleşmeden suyun kimyasal özelliklerinin ve çevreye zararlarının belirlenmesinin mümkün olmadığı vurgulandı. Jeolojik ve hidrojeolojik değerlendirmelerin yetersiz kaldığı, sondajlar için kamu yararı kararı ile Toprak Koruma Kurulu onayının alınmadığı tespit edildi. Tüm bu unsurları dikkate alan yargı, ÇED Gerekli Değildir kararında hukuka uyarlık bulunmadığını kararlaştırdı.
Dr. Eşref Atabey'in bilimsel değerlendirmeleri ve çevresel uyarıları
Projeye ilişkin açılan davaya sunulan Jeoloji Yüksek Mühendisi ve Tıbbi Jeoloji Uzmanı Dr. Eşref Atabey’in hazırladığı bilimsel değerlendirme raporunda, bilirkişi raporundaki uzmanlık yetersizliklerine dikkat çekildi. Atabey, bilirkişi raporunda bilimsel jeofizik veriler sunulmadan tahmine dayalı sondaj lokasyonları önerildiğini kaydetti. Sondaj esnasında kullanılacak bentonit çamurunun su kaynaklarına karışması halinde balıkların solungaçlarına yapışarak toplu ölümlere yol açacağını ve suyun kimyasını bozacağını dile getirdi. Atabey ayrıca jeotermal akışkanların bünyesinde barınan karbondioksit, hidrojen sülfür ve metan gibi gazlar ile bor, arsenik ve florür gibi ağır metallerin arıtılmadan doğaya salınmasının tarım topraklarını, su varlığını ve insan sağlığını tehdit edeceğinin altını çizdi.
Davanın avukatı Seyda Afyoncu: Kararın hukuki niteliği çok önemli
İncirin başkenti olan Aydın ve civarındaki bölgede yaşanan sıkıntıların benzerinin, muzun başkenti olan Anamur'un tarımsal faaliyet yoğunluğu ile ön planda olan, 1500 yıllık Mamure Kalesi gibi oldukça değerli bir kültürel mirasın ve deniz kaplumbağalarının tescilli yuvalama kumsalının da yer aldığı Bozdoğan Köyü'nde yaşanmayacak olması sevindirici.
Ayrıca, Danıştay 4. Dairesi'nce verilen onama kararının hukuki niteliği de çok önemli. Karar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile valilikler nezdinde başlatılan tüm JES projelerine ilişkin ÇED süreçlerinde, kamu yararı kararı ve Toprak Koruma Kurulu'ndan onay alınması gerektiği sonucunu doğurmuştur.
Bu anlamda da emsal olan kararın, JES'lerin yarattığı/yaratacağı yıkıma karşı hukuki mücadele başlatan bölgelerdeki derneklere ve vatandaşlara fayda sağlayacağını düşünüyorum.
Kamu yararı yok!
Ayrıca, davanın aşamalarında dile getirdiğim üzere, tarihi Anamur Kalesi'nin ve denizel canlılığı koruyan, aynı zamanda yaşam uzmanı olan deniz kaplumbağalarına tescillenmiş yuvalama kumsalının hemen karşısındaki, yerleşim yerinin ve tarım alanlarının tam ortasındaki bir tepede, yerin binlerce metre altına inilip akışkan sıvı çıkarılmasının bir gereği olmadığı gibi, bu işte kamu yararı da yoktu.
Nitekim, Danıştay'ın onama kararıyla bu iddialarımız kesin olarak doğrulandı ve kabul gördü.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et