İBB davasında 'saklanan bilgi' tepkisi: Sorsanız bülbül gibi şakıyacak
İBB davasının 84'üncü günü, davaya geçtiğimiz cuma günü 29 sanıklı ek iddianamenin sunulmasının ardından başladı. Bugün 14 tutuksuz sanık dinlenirken duruşma, yarın devam edecek.
Fotoğraf: Dilan Temiz/ Evrensel
İBB davasında 2. celsenin 20. günü başlıyor. Davanın geçen cuma genişlemesiyle, 29 sanıklı ek iddianame hazırlandı. Hazırlanan ek iddianame de tıpkı Beyoğlu dosyası gibi ana davayla birleştirildi.
Tutuklu ve tutuksuz sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı, duruşma başladı. Salonda bulunan izleyiciler, “Cumhurbaşkanı İmamoğlu” sloganlarıyla tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu karşıladı.
Mahkeme başkanı, birleştirilen ek iddianameyle ilgili bu hafta savunma almayacaklarını belirtti.
Sanık kürsüsüne gelen ilk isim, eski İBB Emlak Yönetimi Daire Başkanı İrşadi Akbaş oldu. Savunmasında mülkiye müfettişlerinin hakkında soruşturma izni vermediğini belirten Akbaş, hakkındaki yürütülen kovuşturmanın hatalı olduğunu belirtti.
Akbaş’ın ardından reklamcı Muhammed Emre Kızılırmak sanık kürsüsüne geldi. Neden bu davada yer aldığını bilmediğini belirten Kızılırmak, yalnızca SGK’lı bir çalışan olduğunu vurguladı.
Çek ve altınlarını talep etti
Akabinde kürsüye reklamcı Ahmet Taha Bilgin çıktı. Tutuksuz sanık olan Bilgin, hiçbir dönemde kamu kurumuna ait bir metrekare bile yer kiralamadıklarını vurguladı. Bu dava kapsamında yargılanan çoğu kişiyi tanımadığını ifade eden Bilgin, ev araması sırasında polisler tarafından 4 adet çek ve altınlarına el konulduğunu ifade ederek iadelerini talep etti.
"Tutuklarım derseniz bülbül gibi şakıyacak"
Bir diğer tutuksuz sanık olan reklamcı Mert Saraç ise, rüşvet suçlamasıyla ilgili emniyette verdiği ifadeleri tekrar ettiğini belirtti. Ardından Saraç’ın sorgusuna geçildi. Tutuklu Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, Saraç’a kim tarafından yönlendirildiğini sordu. Saraç’ın hatırlamadığı yönünde cevap vermesi üzerine Ongun, mahkeme başkanına seslendi ve “Yönlendiren kişinin ismini söyle yoksa tutuklarım deseniz bülbül gibi şakıyacak. Yönlendirenin kim olduğu önemli ama buna cevap vermiyor” dedi.
‘Gerçekleşmeyen bir kamu zararından yargılanıyorum”
Saraç’ın sorgusu ve avukatının savunmasının ardından sanık kürsüsüne Erkay Er çıktı. Er, görevi alanında olmayan bir husustan sorumlu tutulduğunu ve gerçekleşmeyen bir kamu zararından yargılandığını söyleyerek, beraatini talep etti.
Başka bir tutuksuz sanık olan İSFALT Satın Alma Müdürü Rana Uysal, sanık kürsüsüne geldi. Görevinin talep yapılan işin ihale usulüyle ilgili bilgileri girmek olduğunu söyleyen Uysal, "Benim bu konuyla ilgili herhangi bir görevlendirmem bulunmamaktadır" dedi. Ardından söz alan avukatı Abdülkadir Aksu, müvekkilinin beraatini talep etti.
'Fiilen mümkün değil'
Uysal’ın ardından kürsüye gelen tutuksuz sanık İhale Komisyonu Başkanı Levent Tunca, şartname hazırlama sürecinin komisyonun görev ve yetki alanı dışında olduğunu savundu. İhale şartnamesinin düzenlenmesi ve buna bağlı hususlarda üzerine atılı suçu işlemesinin fiilen mümkün olmadığını belirten Tunca, mahkemeden beraatini istedi.
'Suç oluşmamış dosyada ihaleye fesat suçundan karşınızdayım'
Tunca’nın ardından savunma yapan tutuksuz sanık İBB Yazı İşleri ve Kararlar Dairesi Başkanı Nurten Uğursoy ise dosyada şahsı ve çalışma arkadaşları aleyhine ihaleye fesat karıştırma suçuna dair hiçbir delil bulunmadığını dile getirdi. Uğursoy savunmasında, "İhaleye fesat suçu oluşmamış dosyada, ihaleye fesat suçuyla karşınızdayım. İSFALT'ın 2022 ve 2024 yıllarına ait denetim raporları mevcuttur. Bu ihalelere ilişkin raporlarda tek bir usulsüzlük bulgusu dahi yer almamıştır" ifadelerini kullandı.
Çapraz sorguda 'baz kaydı' tartışması
Uğursoy ve avukatının beyanlarının tamamlanmasının ardından sanık kürsüsüne Adem Yavuz çıktı. Savcılık aşamasındaki ifadelerini tekrar ettiğini belirten Yavuz’un sorgusuna geçildi. Duruşmada söz alan tutuklu sanık Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas, Yavuz’a "Aldığımız ürünlerin fiyatlarını nereden biliyorsunuz?" sorusunu yöneltti. Yavuz, söz konusu bilgileri itirafçı sanık Ümit Polat’tan edindiğini öne sürdü.
Çapraz sorguda Ali Sukas’ın avukatı Kaptan Yılmaz, Yavuz’un önceki beyanlarındaki çelişkilere dikkat çekerek, "İfadenizde Ağaç A.Ş.’ye iki kez gittiğinizi söylemiyorsunuz, ancak bugün iki kez gittiğinizi iddia ediyorsunuz" dedi. Yavuz bu soruya "Şimdiki ifadem doğru" yanıtını verdi. Avukat Yılmaz’ın "Ağaç A.Ş.’ye gittiğinizi öne sürüyorsunuz ancak dosyada buna dair baz kaydı bulunmuyor" tespiti üzerine Yavuz, "O gün ne söylüyorsam ifademi tekrarlıyorum" demekle yetindi.
Adem Yavuz’un sorgusunun ve avukatının savunmasının tamamlanmasının ardından mahkeme heyeti duruşmaya öğle arası verdi.
"Ortaklık varsa bunun kaydı, para hareketi olur"
Verilen aranın ardından yeniden başlayan duruşmada, tutuksuz sanık Tamer Gümüş sanık kürsüsüne çıktı.
Ailesinin 1965 yılından bu yana fidancılık sektöründe faaliyet gösterdiğini belirten Gümüş, gizli tanığın şirketinin "batık" olduğu yönündeki iddialarına tepki gösterdi. Şirketini 2019 yılında devrettiğini kaydeden Gümüş, “Batık şirketi kim devralır?” ifadelerini kullandı.
Ağaç A.Ş. ile 20 yıldır çalıştığını ve eski Genel Müdür Ali Sukas göreve gelmeden önce de mal varlığı sahibi olduğunu vurgulayan Gümüş, Sukas ile aralarında ticari bir bağ bulunmadığını söyledi. Gümüş, “Aramızda ortaklık varsa bunun kaydı olur, para hareketi olur” dedi.
"Benden bir para talebi olmadı"
Savunmanın tamamlanmasının ardından sorgu aşamasına geçildi. Söz alan Ağaç A.Ş.'nin eski Genel Müdürü Ali Sukas, Gümüş’e “Sizinle ticari ortaklığımız olduğu yönünde beyan var, ortak mıyız?” sorusunu yöneltti. Gümüş bu soruyu “Hayır” diyerek yanıtladı.
Sukas’ın, savunmada geçen “Ümit Polat’a para verdim” ifadesine yönelik “Ümit Polat’a para vermişsiniz, benden teyit aldınız mı?” şeklindeki sorusu üzerine ise Gümüş, “Hayır, almadım müdürüm” karşılığını verdi.
Sorgu sırasında söz alan Ali Sukas’ın avukatı Kaptan Yılmaz, Gizli Tanık Gürgen’in, Sukas’ın eşinin de aday olduğu 2023 genel seçimlerinde yardım toplandığı yönündeki iddiasını hatırlattı. Tamer Gümüş, söz konusu iddiaya ilişkin, “Ben öyle bir liste görmedim. Benden bir para talebi olmadı” dedi.
Köksal Anadol kürsüde
Gümüş’ün sorgusunun ardından söz alan avukatı Ebrar Arslan, müvekkili hakkında beraat kararı verilmesini talep etti.
Tamer Gümüş’ün savunma ve sorgu işlemlerinin tamamlanmasıyla birlikte, Yapı Merkezi Grubu Başkan Vekili 88 yaşındaki Köksal Anadol savunmasını yapmak üzere sanık kürsüsüne geldi.
Anadol: Sadece şirket ortağı olmam yüzünden suç isnat edilmesi kabul edilemez
Savunma yapanlardan Yapı Merkezi’nin kurucularından tutuksuz sanık Köksal Anadol, şirkete ilişkin ihalede “ihaleye fesat karıştırma” suçlamasını kabul etmedi. 88 yaşında olduğunu ve 63 yıldır mimarlık yaptığını belirten Anadol, sağlık sorunları nedeniyle uzun süredir şirketin aktif yönetiminde bulunmadığını söyledi.
Anadol, savunması sırasında sağlık durumunu anlatırken Mahkeme Başkanı, “Köksal Bey, isterseniz oturarak savunma yapabilirsiniz. Kendinizi yormayın. İsnatlar kapsamında savunmanızı yapabilirsiniz” dedi.
İddianamede Yapı Merkezi’nin kesinleşmiş SGK prim borcu bulunmasına rağmen İBB’nin ihalesine katıldığı ve ihale kapsamında gizli tutulması gereken bilgilerin sızdırıldığı iddialarının yer aldığını belirten Anadol, her iki suçlamayı da reddetti.
Anadol, şirketin ihale öncesinde SGK borçlarını yapılandırdığını ve ihale tarihi itibarıyla kesinleşmiş SGK borcu bulunmadığının SGK yazısıyla belgelendiğini savunarak, “SGK yapılandırılması da dahil olmak üzere şirketin herhangi bir ihaleye katılacağı, ihale hazırlıkları süreçleri, ihale sonrasında yerine getirilecek iş ve işlemler zaten tarafımın bilgisi ve denetimi dahilinde değildir” dedi.
“Yaklaşık maliyeti bilmiyordum, kimseye aktarmadım”
İhalenin yaklaşık maliyetinin önceden öğrenilerek davetli firmalara sızdırıldığı iddiasını da reddeden Anadol, projenin yatırım bedelinin Cumhurbaşkanlığı yatırım programında kamuya açık biçimde yayımlandığını belirtti.
Anadol, “Ben konunun dışında kaldığım, diğer firmaları da tanımadığım ve bu yaklaşık maliyeti de bilmediğim için hiçbir kimseye aktarmadım ve bu konuda kimseyle görüşmedim” diye konuştu.
Şirket faaliyetlerinde fiili bir rolünün bulunmadığını savunan Anadol, “Sadece şirket ortağı olmam yüzünden hakkımda iddianame düzenlenmesi ve suç isnat edilmesi kabul edilemez” dedi.
Aykar: İhale tarihinde kesinleşmiş SGK borcumuz yoktu
Yapı Merkezi’nde 1971 yılından bu yana çalıştığını, 1998 yılında şirkete ortak ve yönetim kurulu üyesi olduğunu belirten tutuksuz sanık Emre Aykar da suçlamaları reddetti. Aykar, ihale dosyasını hazırlayan şirket çalışanlarına vekaletname veren imza yetkililerinden biri olması nedeniyle yargılandığını söyledi.
Aykar, şirketin ihale tarihinde kesinleşmiş SGK prim borcu bulunduğu iddiasının hatalı olduğunu savunarak, borcun ihale öncesinde yapılandırıldığını anlattı.
Aykar, şirketin toplam 70 milyon lira tutarındaki SGK borcunun 36 taksite bölünmesi için başvurulduğunu ve ilk taksidin 20 Eylül 2024’te ödendiğini belirterek şöyle konuştu:
“Şirketimiz ilk taksit tutarı olan peşin ödemeyi 20 Eylül 2024’te yaptığı için tecil o tarihte hüküm doğurmuştur. Dolayısıyla şirketimizin ihale tarihinde kesinleşmiş SGK borcu yoktur.”
“70 milyonluk borç için 697 milyonluk teminatı riske atmak ticari mantıkla bağdaşmaz”
İddianamede ihalenin, şirketin SGK borcu nedeniyle sözleşme imzalayamaması ve teminatın gelir kaydedilmesini önlemek amacıyla iptal edildiği iddiasına da değinen Aykar, iş ortaklığı adına verilen geçici teminatın 697 milyon lira olduğunu söyledi.
Aykar, “İddiaya göre 70,6 milyonluk SGK borcunu ödemiyoruz ve 697 milyonluk teminatın yanmasına, 22,5 milyar lira bedelli bir işin kaybedilmesine ve iki yıllık ihale yasağı almaya razı oluyoruz. Bu, hayatın olağan akışına ve ticari mantığa açıkça aykırıdır” dedi.
Yaklaşık maliyetin önceden öğrenildiği iddiasını da reddeden Aykar, “İhalenin yaklaşık maliyetini önceden öğrenmedim. Kimseye aktarmadım, hiçbir firmayla anlaşmadım. Hiç kimseden menfaat temin etmedim ya da bir vaatte bulunmadım” diye konuştu.
Aykar, ihaleye katılan şirketlerin bazı teklif kalemlerine aynı rakamları yazmasının ise gizli bilgi paylaşımından değil, ihale dokümanında bu kalemler için aynı tutarın yazılmasının öngörülmesinden kaynaklandığını savundu.
Ceyhun Avşar’ın avukatı Abuzer Uzun, Aykar’a, dosyanın 140 numaralı eylemi kapsamında tutuklu bulunan müvekkilini tanıyıp tanımadığını ve ihale sürecinde Avşar’ın kendilerine herhangi bir kolaylık sağlayıp sağlamadığını sordu.
Aykar şu yanıtı verdi: “Ceyhun Beyi tanımıyorum, hiç görmedim, hiç karşılaşmadık. Sadece bu dava dolayısıyla vermiş olduğu savunmayı okudum. Bu iddianameden dolayı biliyorum, hiç görüşmedik. Dolayısıyla ne ondan bizim bir talebimiz ne onun bizden bir talebi, böyle bir şey yok.”
“Cumhurbaşkanı adayımızı bırakın”
Duruşmayı takip eden seyirciler de zaman zaman sanıklara seslendi. Seyirci sıralarından tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’a, “Bir şenlik havasında kalkacak bu ülke ayağa” diye seslenildi.
Bir başka seyirci ise Ekrem İmamoğlu’na, “Başkanım, Ümraniye’den 75 yaşındaki Menende Hala’nın selamını getirdim. Bir ziyarette elini öpmüşsün. Her gün beş vakit namaz kılıyor, sana dua ediyor” dedi.
Duruşmayı bastonuyla takip etmeye gelen yaşlı bir kadın da mahkeme heyetine seslenerek, “Sayın hakimler, Cumhurbaşkanı adayımızı bırakın” diye bağırdı.
14 kişi dinlendi
Mahkeme heyeti, bugün 14 tutuksuz sanığın savunmasını dinledi ve oturumu sona erdirdi. İmamoğlu, salondan ayrılırken "İyi ki varsınız çok selam söyleyin komşularıma" dedi. Duruşma, yarın devam edecek.
(Politika Servisi)
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et