Britanya adalarında yükselen tartışma: Kuzey İrlanda, İskoçya ve Galler için bağımsızlık ne kadar mümkün?
Birleşik Krallığı oluşturan 4 ülkeden 3’ünün başbakanlarının gerçekleştirdikleri ‘bağımsızlık’ toplantısı tartışılıyor. Peki bu ülkeler için bağımsızlık ne kadar mümkün? Önlerinde hangi engeller var? Her biri için süreç aynı mı?
Fotoğraf: Michelle O’Neill resmi X hesabı
Arif Bektaş
[email protected]
Londra - Tarihte ilk kez, Birleşik Krallık’ı oluşturan dört ülkeden üçü olan ve İngiltere’nin dışında kalan İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda bölgesel başbakanları “bağımsızlık isteyen” partilerden oluştu.
İskoçya’da İskoçya Ulusal Partisi, Galler’de Plaid Cymru Partisi ve Kuzey İrlanda’da Sinn Fein Partisi liderleri geçtiğimiz hafta Galler’in başkenti Cardiff’de bir araya gelerek bir anlaşma imzaladılar. Bu anlaşmaya “Bağımsızlık referandumu hakkımızdır” adı verdiler.
Başta İskoçya olmak üzere, bu partilerin Birleşik Krallık’tan ayrılmak istedikleri zaten biliniyor. Fakat, her bir ülkenin elini kolunu bağlayan konular var. Bu açıdan her birinin bağımsızlık stratejisi farklı.
İngilizlerin baskınlığı ve Britanya İmparatorluğu’nun geldiği yer
İngiltere’nin baskın olduğu ve çoğu zaman Birleşik Krallık olarak bilinen, Avrupa’nın kuzeyindeki bu adalardaki 5 ülkede bağımsızlık ve özgürlük mücadeleleri hiçbir dönem bitmedi.
En son 2014 yılında İskoçya’da yapılan bağımsızlık oylamasını yüzde 45’e karşı yüzde 55 ile kaybeden, dönemin İskoçya Ulusal Partisi lideri Nicola Sturgeon, “Bir daha referandum talebinde bulunur musunuz?” sorusuna, “Bir İskoç’un kafasının arkasında sürekli bir özgürlük arzusu vardır” diyerek, bağımsızlık mücadelesinin devam edeceği sinyalini vermişti.
Bağımsızlık tartışmalarının neden yeniden alevlendiğini anlamak için yakın tarihe kısaca bakmakta fayda var.
İngiltere, İskoçya, Galler, Kuzey İrlanda ve İrlanda Cumhuriyeti... Bu beş ülke hâlâ birbiri ile çeşitli kurallarla bağlı. İrlanda Cumhuriyeti, diğerlerine göre daha özgür iken, geri kalan üç ülke, İngiltere’nin adeta işgali altında.
Bu beş ülkeye Britanya Adaları deniyor. İrlanda Cumhuriyeti çıkarıldığı zaman, kısaca Birleşik Krallık denilen ama gerçek adı Büyük Britanya Birleşik Krallığı ve Kuzey İrlanda olan 4 ülke, Londra’daki Westminster Parlamentosuna bağlı. Ama hepsinin de yerel parlamentoları var ve hiçbirinin işleyişi birbirine benzemiyor.
1801 yılında Britanya Krallığı ile İrlanda adasının tamamını elinde bulunduran İrlanda Krallığı birleşti. Bundan 13 yıl önce Avusturalya’yı bulup işgal eden Britanya Krallığı, İrlanda üzerindeki savaş tehditlerini sonrası birleşme ile kendi kontrolü altına almıştı.
1921’e gelindiğinde ise İrlanda halkının bağımsız bir İrlanda adası mücadelesi başladı. 16 Nisan’da bir Paskalya Bayramı günü başlaması nedeniyle “Paskalya Ayaklanması” adı verilen ayaklanma yaklaşık bir yıl sürdü ve Kuzey İrlanda dışında adanın önemli bir bölümü özgürlüğüne kavuştu. Kuzey ise İngiltere’nin kontrol ettiği krallığa bağlı kaldı. 1922 yılından bu yana Büyük Britanya Birleşik Krallığı ve Kuzey İrlanda adını alan ünlü Britanya İmparatorluğu, İskoçya’nın sürekli bağımsızlık taleplerini Westminster’deki parlamentonun iznine bağlamış durumda.
800 yıllık canlı hafıza her İskoç için geçerli. 13 yüzyılın sonlarında William Wallece’in ordularının İngilizlere karşı verdiği mücadelenin izine hâlâ İskoçya’nın her yerinde rastlanabilir durumda. Başkent Edinburgh kalesinden, Sterling muharebe alanında kadar her köşede bir Wallece anıtı ya da anısına rastlamak mümkün.
Bağımsızlıklar nasıl gerçekleşecek?
İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda ayrılıkçı partilerin liderlerinin yaptığı toplantıda bir anlaşma imzalanmadı. Her bir ülke ile Westminster arasındaki ilişki farklılıklar taşıyor. Galler, ekonomik ve politik olarak İngiltere’ye çok daha fazla yakınlık taşıyor. Onun için, Galler’deki bir bağımsızlık referandumu daha karmaşık ve bu kararın alınmasının yerel parlamento seçimlerinde bir talep olarak halka sunulması gerekiyor. Bunun da 2030’da gerçekleşmesi bekleniyor.
İskoçya’da, yerel parlamentonun karar alması durumunda bu karar önce Londra’daki Westminster Parlamentosuna sunulacak. Referandumun yapılması ise yine tamamen Westminster Parlamentosunun alacağı karara bağlı.
Kuzey İrlanda’da ise durum çok daha farklı. 10 Nisan 1998 yılında imzalan Kutsal Cuma Anlaşması’na göre, Kuzey İrlanda’daki en büyük bağımsızlık yanlısı parti ile en büyük Birleşik Krallık yanlısı parti koalisyon hükümeti ile ülkeyi yönetmek zorunda. İskoçya ve Galler’in aksine, Kuzey İrlanda’da ayrılık değil, iki ülkeden birine bağlanma referandumu yapılabilir. Yani ya Birleşik Krallık içinde kalacak ya da İrlanda Cumhuriyeti ile birleşecek. Sinn Fein, İrlanda adasında tek cumhuriyet olmasını savunurken, yapılacak referandumla İrlanda Cumhuriyeti ile birleşmeyi amaçlayacak.
Üç ülkenin de bağımsızlıkçı liderleri, Westminster Parlamentosunun referandumlara izin vermesini isterken, “Kendi geleceğimizi kendimiz belirleme isteğine saygı duymalısınız” açıklaması yaptı.
Ekonomik bağımsızlık ve Avrupa Birliği
Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılmasının ardından, AB ülkeleri ile ekonomik ilişkilerini devam ettirmek isteyen bu üç ülke, bugün için zorunlu olarak Birleşik Krallık kurallarına uymak durumunda.
Gelirleri merkezi ülkeye aktarılırken, yatırımlar da yine merkezi hükümetin kararlarına bağlı. İskoçya, Kuzey Denizi’ndeki petrol, doğal gaz ve hidrokarbon kaynaklarını kendi kontrolü altına almak isterken, İngiltere bu olanakları kaybetmek istemiyor. İskoçya, bağımsız olması durumunda İngiltere ile ticari ve sınır anlaşmaları yapmak zorunda kalacak. Bu da İngiltere’nin yaptırımlar uygulamasını getirebilir. AB ile ticari anlaşmalar ve üyelik dahil, ilişkileri güçlendirmeyi planlayan İskoçya için, kara sınırı olan İngiltere’nin tutumunu şimdiden tahmin etmek zor.
Rüzgar enerjisi ve balık üretiminin yoğun olduğu İskoçya’nın, askeri ve sanayii olarak İngiltere’ye bağlı olması, İskoç politikacılarını düşündüren bir başka mesele.
Kuzey İrlanda ve İskoçya bağımsızlık yanlısı partileri AB üyeliği de istiyor. İrlanda Cumhuriyeti ile Kuzey İrlanda arasında güvenlik sınırı olmaması nedeniyle AB, Birleşik Krallık’ın bir parçası olmasına rağmen Kuzey İrlanda ile özel bir ilişki sürdürüyor. Kuzey İrlanda, İrlanda ya da AB ile ticari ilişkilerini geçmişteki gibi sürdürmeye devam ediyor.
Birleşik Krallık’ın AB’den ayrılmasının ardından, bağımsızlık tartışmalarının arttığı İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda bağımsızlık referandumlarını zorlamaya devam edecektir. Ama Londra Westminster Parlamentosu izin vermedikçe referanduma da gidilemeyecektir. Ancak yoğun baskı ve halkın yoğun talepleri karşısında izin vermek durumunda kalabilir.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et