Sosyal-İş'ten A101 Genel Merkezi önünde eylem: 'Suyumuzu, yemeğimizi, oturma hakkımızı alacağız'
Sosyal-İş, A101 işçilerinin ücretsiz su, yemek ücretlerinin iyileştirilmesi ve oturarak çalışma talepleri için A101 Genel Müdürlüğü önünde eylem yaptı. Sendika, market işçilerini örgütlenmeye çağırdı.
Barış Salık
[email protected]
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonuna (DİSK) bağlı Sosyal-İş Sendikası, A101 işçilerinin haklarını gündeme taşımak ve örgütlenme kampanyasını başlatmak amacıyla bugün A101 Genel Müdürlüğü önünde eylem yaptı. Basın açıklamasına DİSK Yönetim Kurulu Üyesi ve Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar, Birleşik Metal-İş Genel Sekreteri Ali Çeltek, DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek ile HDK, TİP, TOP ve EHP temsilcileri katıldı.
DİSK Sosyal-İş Mağaza Market Komisyonu adına konuşan Saliha Bahadırlı, çalışanların raf düzenlemeden kasaya, depodan mağaza temizliğine kadar birçok işi üstlendiğini belirterek ağır çalışma koşullarına ve işçilerin temel ihtiyaçlarının dahi talep haline gelmesine tepki gösterdi. İşçilerin üç ana talebi ücretsiz suya erişim sağlanması, yemek ücretlerinin iyileştirilmesi, oturarak çalışma ve dinlenme hakkının güvence altına alınması.
Birleşik Metal-İş Genel Başkanı ve DİSK Yönetim Kurulu Üyesi Özkan Atar, yüksek enflasyon nedeniyle alım gücü düşen market çalışanlarının asgari ücretle, yetersiz sosyal haklar ve ağır şartlar altında çalıştırıldığını vurguladı. Atar, sendikalaşmak ve toplu sözleşme hakkını kullanmak isteyen işçilerin ise mobbing, baskı ve işten çıkarılma tehdidiyle karşılaştığını belirterek, perakende sektöründeki şirketler büyürken çalışanların haklarının gerilediğine dikkat çekti.
Fotoğraf: Barış Salık/Evrensel
“Su, yemek ve oturma hakkı mücadele konusu”
Sosyal-İş Genel Sekreteri Deniz Gülşen ise A101 Genel Müdürlüğü önünde başlatılan kampanyanın yalnızca A101 işçilerinin değil, bütün market işçilerinin taleplerini gündeme taşımayı amaçladığını söyledi. A101’de yaklaşık 70 bin işçinin çalıştığını, CarrefourSA birleşmesiyle bu sayının 80 bine ulaşacağını belirten Gülşen, market sektöründe 600-700 bin arasında işçi bulunduğunu ifade etti.
Gülşen, emek mücadelesinin temel talepleri arasında ücretlerin ve gelirlerin artırılması, izin sürelerinin uzatılması, çalışma sürelerinin kısaltılması ve yan hakların geliştirilmesinin bulunduğunu belirterek, market işçilerinin ise bugün çok daha temel ihtiyaçları için mücadele ettiğini söyledi. “Su, yemek ve oturma” taleplerinin dahi mücadele konusu haline geldiğini belirten Gülşen, “Böyle işçi eylemi olmaz. Bir işyerinde bu talepler olmaz arkadaşlar. Bu bir emek mücadelesi değil; bu haysiyet mücadelesi, onur mücadelesi” dedi.
Marketlerde az sayıda işçiyle çok sayıda iş yaptırıldığını belirten Gülşen, işçilerin aynı anda mal indirme, raf düzenleme, temizlik ve güvenlik gibi işlerle görevlendirildiğini, kasada ise daha hızlı çalışmaları yönünde baskı gördüklerini söyledi. İşçi sayısının azlığı ve çalışan sirkülasyonunun yüksekliği nedeniyle market işçilerinin birbirleriyle dahi bağ kurmakta zorlandığını ifade eden Gülşen, kampanyanın bu bağları kurmayı hedeflediğini belirtti.
“Talepleri toplumsal talebe dönüştüreceğiz”
Sosyal-İş’in kampanyayı işçilerin tek tek taleplerini toplamak ve bunlar arasında bağ kurmak üzerinden sürdüreceğini aktaran Gülşen, temel hedefin market işçilerinin sorunlarını toplumun ortak gündemine taşımak olduğunu belirterek, “Burada bizim öne çıkarmamız gereken hikâye, bunu bir toplumsal talebe dönüştürmek” dedi.
Marketlerde yüz binlerce işçinin çalıştığını ve milyonlarca işçinin de bu marketlerden alışveriş yaptığını belirten Gülşen, alışveriş yapan işçilerin market çalışanlarının koşullarını da gündemine alması gerektiğini söyledi. İşçilerin birbirini sınıf kardeşi olarak görmesi gerektiğini ifade eden Gülşen, “Markete alışveriş yapacak işçi, oradaki sınıf kardeşinin durumunu düşünecek. Diyecek ki, ‘Ya arkadaşım, senin su ve yemek hakkın var mı, yok mu?’ bunu sorgulayacak” dedi.
Basın açıklamasında ise kampanyanın tek günlük bir eylem olmadığı vurgulanarak, mağazalarda işçilerle görüşüleceği, sorunların dinleneceği ve örgütlenme çalışmalarının sürdürüleceği belirtildi. Eylem, “Suyumuzu istiyoruz”, “Yemek ücretimizi iyileştirin” ve “Oturma hakkımızı tanıyın” taleplerinin ardından “Geliyoruz, örgütleniyoruz, tüm haklarımızıalacağız” sloganıyla sona erdi.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et