Pakistan Savunma Bakanı: Mekke Anlaşması'nı uygulama zamanı geldi
Suudi Arabistan, Husileri (Ensarullah) Yemen’de iktidardan uzaklaştırmak için destek ararken Pakistan Savunma Bakanı “Mekke anlaşmasının uygulanması zamanı geldi” dedi. Peki, anlaşmanın üçüncü tarafı Türkiye ne diyor?
2015’ten bu yana Yemen’e saldırılar düzenleyen Suudi Arabistan, şimdi Yemen’i yöneten Husilerin misillemeleri gerekçesiyle ABD’den ve bölge ülkelerinden destek arıyor. Suudi Arabistan’ın geçtiğimiz hafta İsrail ile Almanya’da gizli bir askeri toplantıya katılan Körfez ülkeleri arasında olduğu da ortaya çıktı. Tam bu sırada Pakistan Savunma Bakanı Asif’in “Mekke anlaşmasının uygulanması zamanı geldi” açıklaması yapması ise savaşın yayılması riskinin uzak olmadığını gösteriyor. Mekke anlaşmasının bir diğer tarafı ise Türkiye.
Asif: Mekke Anlaşması’nın uygulanması gereken bir noktaya gelindi
Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif, Suudi Arabistan’ın Mekke yakınlarında Yemen’in önemli bölümünü yöneten ve Suudi destekli güçlere karşı ilerleyişlerini sürdüren Husilere (Ensarullah) ait bir insansız hava aracı saldırısını önlediklerini iddia etmesinin ardından durumun “Mekke Anlaşması’nın uygulanması gereken bir noktaya geldiğine inandığını” söyledi. Husi hareketi yetkilileri, Mekke’yi hedef aldıklarını reddetmiş ve Husi Sözcüsü Yahya Seri, “Operasyonlarımız, kutsal mekanlardan çok uzakta bulunan petrol tesislerini ve askeri üsleri hedef alıyor” demişti.
‘Anlaşmadan kaynaklı görevimizi yerine getireceğiz’
Asif, Geo News kanalında katıldığı bir programında yaptığı konuşmada, “Mekke Anlaşması bizim için de geçerlidir ve görevimizi yerine getireceğiz” ifadelerini kullandı. Pakistan’ın bu anlaşmaya bağlı olduğunu ancak ayrıntılarına giremeyeceğini de sözlerine ekledi. Asif, Pakistan’ın “kutsal mekanları korumak için bir anlaşmaya ihtiyaç duymadığını” belirterek, Mekke Anlaşması olmasa bile bu mekanları korumak bir görev olduğunu vurguladı. Asif, “Mekke saldırıya uğrarsa, onu korumak için bir anlaşmaya gerek yoktur” dedi.
Asif, anlaşmanın üç ülkeden herhangi birinin toprak bütünlüğü veya coğrafi sınırları ihlal edildiği takdirde karşılıklı savunma öngördüğünü belirterek, anlaşmanın uygulanması konusunda “kesinlikle hiçbir belirsizlik” olmadığını ekledi. Pakistan’ın herhangi bir savunma veya askeri stratejinin ayrıntılarını kamuoyunda tartışmayacağını belirten Asif, İslamabad’ın anlaşmaya bağlı olduğunu ve yükümlülüklerini yerine getireceğini yineledi.
Bir soruya yanıt veren Asif, Pakistan'ın Suudi Arabistan'ın mesajını İran'a ilettiğini de söyleyerek, “İran'ın bir devlet olarak yeni bir cephe açacağını sanmıyorum” dedi. Asif, Tahran'ın zaten bölgedeki bir çatışmanın içinde olduğunu da ekledi. İran devleti ile “devlet dışı grupların dahil olduğu gayri resmi düzenlemeler” arasında ayrım yapan Asif, bu tür grupların bir devletten resmi onay veya destek beklemeden hareket edebileceğini belirtti.
Mekke Anlaşması nedir?
Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından 7 Ağustos 2026 tarihinde Mekke’de imzalanan anlaşmanın kamuoyuna açıklanan tek maddesi “taraflardan herhangi birine yönelik gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının, bütün taraf ülkelere yapılmış sayılacağı” maddesi oldu.
Anlaşmanın üçüncü tarafı Türkiye bu konuda ne diyor?
Yemen’deki gelişmelerle ilgili önceki gün gazetecilere konuşan Hakan Fidan “Suudi Arabistan’ın hem güneyden hem kuzeyden vurulması, Irak’ta konuşlu saldırganlar tarafından hedef alınması kabul edilebilir bir şey değil” demiş, “Olay kuzeyden ve güneyden kuşatmaya, kritik altyapıyı imha etmeye, sadece Suudi Arabistan’a değil, bölgeye zarar vermeye yönelik bir faaliyete dönüştüğünde hiç kimsenin buna tepkisiz kalması mümkün değil” ifadelerini kullanarak, Mekke İttifakı’nın ruhuna uygun davrandıklarını söylemişti.
Dışişleri Bakanlığı da çarşamba günü kısa bir açıklama yayımladı. Açıklamada şöyle denildi: “Mekke'yi hedef alan İHA saldırısını kınıyoruz. Husilerin, kutsal Mekke şehrini hedef alan İHA saldırısını şiddetle kınıyoruz. Suudi Arabistan’ın egemenliği, toprak bütünlüğü ve güvenliğine olan desteğimizi teyit ediyor; Suudi Arabistan’la dayanışmamızı bir kez daha vurguluyoruz. Bölgesel istikrarı ve güvenliği de tehdit eden bu saldırıların derhal sona erdirilmesi ve gerilimi daha da tırmandırmaya matuf her türlü eylemden kaçınılması yönündeki çağrımızı yineliyoruz.”
Milli Savunma Bakanlığı (MSB) tarafından bugün basın bilgilendirme toplantısında yapılan Mekke Anlaşması yorumunda da şu ifadeler kullanıldı: “Anlaşma, herhangi bir ülkeye karşı olmadığı gibi taraf ülkelerin üçüncü ülkelerle mevcut ilişkilerine de alternatif teşkil etmemektedir. Bu çerçevede, askeri işbirliğinin geliştirilmesi, birlikte çalışabilirliğin artırılması ve savunma kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik faaliyetler üç ülke arasında koordinasyon içerisinde yürütülmekte, İttifakın kurumsallaşmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir.”
Yemen’de neler oluyor?
Yemen bugün fiili olarak ikiye bölünmüş durumda, ancak büyük bölümünü 2014’te iktidarı ele geçiren Husiler yani Ensarullah hareketi yönetiyor.
Husiler eylül 2014’te dönemin merkezi hükümete karşı ayaklandı ve başkent Sana ile bazı bölgelerin denetimini ele geçirdi. Bunun üzerine Suudi Arabistan ve Körfez ülkeleri, mevcut hükümeti korumak için Husilere karşı mart 2015’te savaş başlattı ve uzun yıllar boyunca hava saldırıları düzenleyerek büyük sivil katliamlar gerçekleştirdi.
Nisan 2022’de ise geçici bir ateş ilan edildi ancak İsrail’in Gazze’de soykırım saldırılarına başlaması nedeniyle Husilerin Kızıldeniz’i İsrail bağlantılı gemilere kapatmasının ardından ABD öncülüğünde Husilere karşı yeniden operasyonlar başlatıldı. Bu saldırılarla da geriletilemeyen Husiler, Gazze’de ateşkes anlaşması ilanından sonra ise Kızıldeniz saldırılarını sona erdirdiğini açıkladı.
Son olarak ise temmuz ayında Suudi Arabistan’ın bir İran uçağının inmesi gerekçesiyle Sana Havaalanı'nı vurması üç yıllık ateşkesi sona erdirdi. Husiler Kızıldeniz’i Suudi Arabistan’a kapattıklarını duyurarak bağlantılı gemileri vuracaklarını ilan etti. Bunun üzerine Suudi Arabistan ve Başkanlık Konseyi Husiler’e karşı yeni operasyonlar başlattı.
12 yıldır ABD, AB ve Suudi Arabistan destekli tüm saldırılara rağmen Husiler bugün Yemen’in önemli bir bölümünü yönetmeye devam ediyor.
Üçüncü bir fiili yönetim olarak 2017’de Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) destekli kurulan Güney Geçiş Konseyi ise geçtiğimiz ocak ayında Başkanlık Konseyi güçleri başarısız çatışmaların ardından resmen dağıldığını açıklamıştı. Konseyin lideri ise BAE’ye kaçmıştı.
(Dış Haberler)Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et