Fon krizinin perde arkası: 'Kendisini' şişiren fonlar nasıl çöktü?
Pusula Portföy’de başlayan fon krizi Tera Portföy’e sıçradı, Borsa İstanbul’da devre kesici çalıştı. Hükümet ve Merkez Bankası likidite önlemleri açıkladı. Emlak Katılım ise Katılımevim ve Birevim’i satın almak için görüşmelere başladı.
Fotoğraf: Pixabay
Andaç Aydın Arıduru
[email protected]
Borsa İstanbul, dün Pusula Portföy ve Tera Portföy'e ait fonların temerrüde düşmesi ile birlikte günü ağır kayıplarla kapattı. Bugün sabah ise hemen Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Merkez Bankası acil önlem paketlerini devreye sokarken, Katılımevim ve Birevim'in Emlak Katılım tarafından satın alınmasına yönelik görüşmeler başladı. Sermaye Piyasası Kurulu 7 şirketin toplam 130 fonunu tasfiye etti. Yaşanan milyarlarca liralık temerrüt sarsıntısının ardından Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen'in piyasadaki nakit sıkışıklığını ve usulsüz fon yönetimini “küresel vesayet odaklarının milli iradeye yönelik spekülatif atağı” sözleriyle savunması dikkat çekti. Borsa’da dün yaşanan fiyat çöküşünün ardından tek başına Başta Bank Of America (BOFA) tarafından 6.25 milyar TL’lik alım yapılmıştı. Bugün ise BOFA satarken kamuya ait Varlık fonu bünyesindeki kurumlar üzerinden alımlar sürüyor.
Grup içi finansman ağı ve 433 milyar liralık çöküş
Yatırım fonlarında patlayan temerrüt krizinin dışarıdan gelen bir piyasa şokundan ziyade, fonların kendi içlerinde oluşturdukları likidite tuzağından kaynaklandığı resmi fonların kendi raporlarında açıkça anlatılıyor. Pusula Portföy Para Piyasası Fonu (PRY), Tera Portföy Birinci Serbest Fon (TLY) ve Tera Portföy Hisse Senedi Yoğun Fon (THF), toplamda 433 milyar lirayı aşan devasa bir grup içi finansman ve suni hacim yaratarak sistemik bir çöküşe zemin hazırladı.
Para piyasası fonu olarak güvenli liman statüsünde pazarlanan PRY fonunun net varlık değeri, fonun finansal raporlarına göre 2024 sonunda 188 milyon lira seviyesindeyken, 2026 ağustos ayında 110 milyar 654 milyon liraya ulaştı. Fonun portföyünün yüzde 55'inden fazlası repo işlemlerinden oluşurken, teminat olarak Destek Finans Faktoring (DSTKF) ve Pasifik Eurasia Lojistik (PASEU) gibi sığ hisselerin bloklar halinde kabul edilmesi kriz anında varlıkların nakde dönüşünü imkansız hale getirdi.
Kendi kendine fon
2025 yılını 35 milyar lira ile kapatan Tera Holdinge ait TLY fonu, ağustos 2026da 247 milyar 632 milyon liralık devasa bir büyüklüğe ulaştı. Bu büyüklüğün yüzde 25.39'una denk gelen 52 milyar 873 milyon liralık kısmı tek bir tahtaya, Destek Finans Faktoring hissesine yatırıldı. Fon, yatırımcı parasını piyasaya dağıtmak yerine doğrudan Tera Grubu'nu fonlamak için kullanılarak Tera Yatırım Teknoloji Holding (TEHOL) hissesine 35 milyar 701 milyon lira, Tera Finansal Yatırımlar (TRHOL) hissesine ise 20 milyar 958 milyon lira aktardı. Ayrıca kendi grubuna ait olan diğer bir fona borsa dışı işlemle 19 milyar 869 milyon lira nakit transfer edildi.
Kaynağı kendisine, riski küçük yatırımcıya, hamaset kamuya
Tera Holding’e ait bir başka fon olan THF’nin kendi finansal durum tablosuna göre 2025 sonunda sadece 817 milyon 398 bin TL olan fon, ağustos 2026'da 74 milyar 819 milyon 592 bin TL seviyesine yükselmişti. Yine Tera grubuna ait çeşitli yatırımlara 15 milyar 174 milyon TL’lik pozisyon tutarken, VİOP'ta 10 milyar 341 milyon liralık devasa bir nakdi teminat olarak bağladı. Piyasa düşüşe geçtiğinde borsadan acil nakit teminat (margin call) çağrısı alan fon, grubun diğer fonlarındaki satılamayan varlıklar yüzünden gerekli parayı bulamadı.
Piyasaları sarsan bu finansal tabloların ve yatırımcıları mağdur eden temerrüt açıklamalarının ardından Tera Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen'den bir açıklama geldi. Şirket fonlarının sığ hisselerdeki riskli yoğunlaşmasını ve grup içi finansman modelinin yol açtığı krizi açıklamak yerine durumu uluslararası bir komplo olarak nitelendiren Tezmen, yoğun hamaset içeren ifadeler kullandı. Pusula Grubunu devralma girişiminde “Sistem kilitlenmesin ve ülke altyapısı sarsılmasın” diye “sorumluluk üstlendiklerini” öne süren Tezmen, “Malum şer odaklarının planlı ve organize bir spekülatif atağına maruz kalmaktayız” dedi.
Yaşananları "küresel ve geleneksel vesayet odaklarına karşı yerli ve milli bir anlayışın dengeleri değiştirmesine yönelik bir saldırı" olarak tanımlayan Tezmen, sorunun sadece geçici bir likidite sıkıntısından ibaret olduğunu savundu. Ortadaki finansal krizi Türkiye'nin ekonomik bağımsızlık mücadelesine benzeten Tezmen'in açıklamasında Cumhurbaşkanı'na olan bağlılığını vurgulayarak milli vizyon mesajları vermesi, yatırımcıların tepkisiyle karşılanan milyarlarca liralık batığın üzerini siyasi söylemlerle örtme çabası olarak yorumlandı.
Kamunun yardım eli hemen sermayeye uzandı
Bugün Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında toplanan Finansal İstikrar Komitesi, piyasalardaki hareketliliğin sınırlı sayıdaki portföy yönetim şirketlerinin uhdesindeki bazı fonlarda yaşanan kredi ve likidite sorunlarından kaynaklandığını, Borsa İstanbul'un işleyişine ilişkin yapısal bir risk bulunmadığını söyledi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) da likidite imkânlarını gözden geçirerek haftalık repo ihaleleriyle sağlanacak fonlama miktarının artırılacağını ve teminat iskonto oranlarının azaltılacağını bildirdi. Eş zamanlı olarak, yurttaşların tasarruflarının zarar görmemesi adına krizin merkezindeki şirketlerden olan ve binlerce yurttaşın ev ve araba alma umuduyla birikimini teslim ettiği Katılımevim ve Birevim'in kamu iştiraki Emlak Katılım tarafından satın alınmasına yönelik resmi görüşmelere başlandığı duyuruldu.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ise, Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls Portföy'ün kurucusu olduğu tüm yatırım fonları TEFAS'ta alım ve satıma kapatılarak tasfiye edileceğini duyurdu. SPK, Zorunlu satış baskısını hafifletmek için yüzde 35'lik asgari özkaynak koruma oranını 2 Ekim 2026'ya kadar yüzde 20'ye indirdi. Fon varlıkları belirlenecek yöntemle tasfiye edildikten sonra kalan tutar pay sahiplerine ödenecek.
Küçük yatırımcıya ne olacak?
SPK'nın kararıyla 7 şirkete ait toplam 130 fonun tasfiye sürecine alınması, binlerce küçük yatırımcıyı büyük bir belirsizliğin ortasında bıraktı. İşleme kapatılan bu fonların varlıklarının ne zaman satılacağı ve hangi değer üzerinden nakde çevrileceği henüz bilinmezken, süreçte yaşanacak milyarlarca liralık değer kayıplarının doğrudan pay sahiplerinin cebinden çıkmasına kesin gözüyle bakılıyor. Öte yandan krizin merkezindeki şirketlerden Katılımevim ve Birevim gibi tasarruf finansman kurumlarına ev veya araç alma umuduyla para yatıran yurttaşların birikimleri de bu devasa finansal çöküş nedeniyle ciddi tehlike altında bulunuyor.
Borsada dün yaşanan çöküşte Bank of America (BofA) tarafından yapılan 6.25 milyar TL'lik alımın ardından bugün BofA satış tarafına geçerken, piyasayı ayakta tutmak için kamuya ait Türkiye Varlık Fonu devreye girdi. Ancak Varlık Fonu bünyesindeki kamu kurumları üzerinden yapılan bu devasa boyutlardaki alımlara rağmen endeks yerinde saymaya devam etti. Kamu destekli müdahalelerin sadece BİST 30 bünyesindeki büyük şirketler (lokomotif hisseler) üzerinden yapılması, krize neden olan sığ ve riskli hisselerdeki çöküşü durduramadı. Bu durum, piyasaya pompalanan milyarlarca liralık likiditeye rağmen ellerindeki hisseleri taban olan ve nakde dönemeyen küçük yatırımcıları ağır kayıplarla baş başa bıraktı.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et