Deprem davasında 43 ay sonra görülen ilk duruşmaya sanıklar gelmedi
Adıyaman'da 6 Şubat depremlerinde 9 kişinin yaşamını yitirdiği binanın yıkılmasına ilişkin davanın ilk duruşması, 43 ay sonra görüldü. Sanıkların tutuklanması talebini reddeden mahkeme heyeti, "yurt dışına çıkış yasağı ve imza şartı" getirdi.
Fotoğraf: sergeitokmakov/Pixabay
Adıyaman'da 6 Şubat depremlerinde 9 kişinin yaşamını yitirdiği apartmanın yıkılmasına ilişkin davanın ilk duruşması, depremden 43 ay sonra görüldü. Müşteki avukatları sanıkların tutuklanmasını ve "olası kast"tan cezalandırılmasını talep ederken, mahkeme heyeti tutuklama taleplerini reddederek sanıklara "yurt dışına çıkış yasağı ve imza şartı" getirdi.
Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Adıyaman'ın Merkez ilçesi Alitaşı Mahallesi'nde bulunan bir apartmanın yıkılması sonucu 9 kişi yaşamını yitirdi, 4 kişi yaralandı.
Adıyaman Başsavcılığı, yapı sahibi Abuzer Yapıcı ile betonarme proje müellifi ve fenni mesulü Mahmut Nedim Karakaş hakkında "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan dava açtı.
Depremin üzerinden 43 ay geçtikten sonra ilk duruşma, Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya, depremde yakınlarını kaybedenler ve avukatları katıldı, sanıklar ise katılmadı.
Mahkeme Başkanı, sanık Mahmut Nedim Karakaş'ın savunmasının talimatla alındığını bildirdi.
"Babam, yaşanan acı nedeniyle duruşmayı göremeden vefat etmiştir"
Enkazda annesini, teyzesini ve üç kuzenini kaybeden ve yaralı çıkan İlker Ümit Uyğul, depremin üzerinden 3 buçuk yıl geçmesine rağmen ilk duruşmanın yeni görüldüğünü anımsatarak şöyle konuştu:
"Ben sanıkların elini kolunu sallayarak dolaşmalarını istemiyorum. Aynı zamanda bu süreçte babam, yaşanan bu acı nedeniyle duruşmayı göremeden vefat etmiştir. Onun haklarının da korunmasını istiyorum. Gerek belediye, AFAD, Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü, kim varsa hepsinin yargılanmasını istiyorum"
Binada iki kızını ve dört torununu kaybeden Mahbup Hanım Çakır ile annesini ve üç kardeşini kaybeden Sedat Yaşar da sanıkların en ağır cezayı almalarını istedi.
İki kardeşini, annesini, teyzesini ve iki kuzenini kaybeden Mehmet Erol Uyğul da "binada kalitesiz malzeme kullanıldığını ve kaçak kat yapıldığını" ileri sürerek sanıkların tutuklanmasını talep etti.
"İşte cezasızlık algısı tam olarak budur"
Müşteki avukatlarından Erhan Ülgül, binanın olduğu mahallede birçok binanın yıkılmadan depreme direndiğini, binanın kalitesiz malzeme ile yaptırıldığı için 10 saniyede çöktüğünü, yargılamanın yeni başladığını, sanıkların "bile isteye, para hırsıyla, kar hırsıyla hareket ettiği"ni savunarak cezalandırılmalarını istedi. Ülgül, şunları söyledi:
"Daha önce yaşanan Marmara ve Van depremlerinde de görüldüğü üzere sorumluların cezasızlık algısıyla elini kolunu sallayarak dolaşmaları ve sonraki çıkan yasal düzenlemeler kapsamında hiç cezaevine girmeden hayatlarını devam ettirmeleri söz konusu olmuştur. 11. Yargı Paketi'nde çıkan düzenlemede deprem mağduru ailelerin baskısıyla deprem sanıkları infaz düzenlemesi haricinde tutulmuş olup, istinaf ve Yargıtay aşaması gözetildiğinde belki 7-8 yıl sürebilecek bir yargılamada oluşabilecek yasal değişiklikler bu şahısların hiç cezaevine girmeden hayatın konfor alanını hiç bozmadan hayatlarını sürdürmeleri anlamına gelecektir. İşte cezasızlık algısı tam olarak budur. Bu nedenle bu şahısların ve sorumlu olabilecek diğer kişilerin tutuklu olarak yargılanmalarını talep ediyoruz."
"Olası kast"tan yargılansınlar
Bir diğer müşteki avukatı Furkan Eskici de beyanında, bilirkişi ek raporunda binada nervürsüz donatı, etriye sıkılaştırmasının yapılmaması, çiroz kullanılmaması ve dere kumu kullanılması gibi çok sayıda teknik eksiklik tespit edildiğini, sanıklara "asli kusur" atfedildiğini belirtti.
Binanın üçüncü ve dördüncü katlarının kaçak yapıldığını ve ek yük oluşturduğunu savunan Eskici, sanıkların "olası kast"tan en üst hadden cezalandırılmasını ve tutuklanmasını talep etti.
Duruşma ertelendi
Mahkeme heyeti, sanıkların tutuklanmaları yönündeki taleplerini, "olayın üzerinden geçen zaman, tutuklamanın tedbir mahiyetinde oluşu ve mevcut sonucun adli kontrol ile uygulanabileceği" gerekçeleriyle reddetti.
Sanıklara yurt dışına çıkış yasağı ve karakola imza atma yükümlülüğü getirilmesine, sanık Abuzer Yapıcı'nın zorla getirilmesine karar veren heyet, duruşmayı 4 Kasım'a erteledi.
(ANKA)Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et