Hak savunucularından LGBTİ operasyonlarına tepki: 'İnsan haklarını savunmak suç değildir'
İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı, LGBTİ örgütlerine yönelik operasyonlara ve gözaltılara tepki gösterdi. 29 kurum, dernek faaliyetlerinin kriminalize edilmesine son verilmesini ve gözaltına alınanların derhal serbest bırakılmasını istedi.
Fotoğraf: Anastasiia Chepinska/Unsplash
Elif Turgut
[email protected]
İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı, Ankara, İstanbul, İzmir, Aydın ve Mersin başsavcılıklarının koordinasyonunda LGBTİ derneklerine ve hak savunucularına yönelik düzenlenen "Ailem Güvende" operasyonlarına karşı açıklama yayımladı.
Aralarında İHD, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Uluslararası Af Örgütü ve MLSA'nın da bulunduğu 29 hak örgütü, gözaltı ve ev baskınlarının örgütlenme özgürlüğüne ağır bir darbe olduğunu vurguladı.
Açıklamada, yasal faaliyetlerin "fuhuş", "müstehcenlik" ve "uyuşturucu" gibi iddialarla yan yana getirilerek meşru hak savunuculuğunun kriminalize edilmeye çalışıldığı ifade edildi.
Derneklerin resmi kayıt altında tutulan gelir-gider hareketlerinin MASAK incelemeleri üzerinden suç algısı yaratılacak şekilde kamuoyuna servis edilmesine tepki gösterilen açıklamada, insan haklarını ve LGBTİ haklarını savunmanın suç olmadığının altı çizildi ve gözaltına alınanların derhal serbest bırakılması talep edildi.
"Devlet kimin nasıl yaşayacağına karar veremez"
Öte yandan Halkların Köprüsü Derneği de yazlı bir açıklama yayımlayarak, "İnsanları kimlikleri nedeniyle damgalamak aileyi de çocuğu da toplumu da korumaz. Ayrımcılığı büyütür, şiddeti cesaretlendirir ve insanları kamusal yaşamdan uzaklaştırır" dedi.
LGBTİ'lere yönelik baskının yalnızca LGBTİ'lerin sorunu olmadığı vurgulanan açıklamada, "Devlet kimin nasıl yaşayacağına, kimi seveceğine, bedenini ve kimliğini nasıl ifade edeceğine karar verme yetkisini kendinde görmeye başladığında hepimizin özgürlüğü tehlikededir. Mülteci LGBTİ+'lar açısından da bu örgütler, ayrımcılık ve şiddet karşısında başvurabilecekleri az sayıdaki güvenli dayanışma alanıdır. Bu alanların hedef alınması, zaten bir çok ayrımcılığa uğrayan insanları daha da yalnızlaştırır" ifadeleri yer aldı.
Dayanışma vurgusu yapılan açıklamada, "Gözaltına alınan hak savunucuları derhal serbest bırakılmalı, ofis ve ev baskınlarına, erişim engellerine ve hak savunuculuğunu kriminalize eden uygulamalara son verilmelidir" denildi.
"Çok büyük bir endişeyle takip ediyoruz"
İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağının açıklaması ise şöyle:
"12 Eylül’ün yıl dönümünde, ağımızın bileşenlerinin de aralarında bulunduğu LGBTİ+ örgütlerine ve hak savunucularına yönelik geniş çaplı bir operasyon haberiyle uyandık. 'Ailem Güvende' adı altında Ankara, İstanbul, İzmir, Aydın ve Mersin başsavcılıklarının koordinasyonunda yürütülen operasyonlarda LGBTİ+ örgütlerinin ofislerinin ve hak savunucularının evlerinin basılmasını, çok sayıda kişinin gözaltına alınmasını ve LGBTİ+ hareketinin bir bütün olarak hedef haline getirilmesini çok büyük bir endişeyle takip ediyoruz."
"Örgütlenme özgürlüğüne ciddi bir müdahale"
"LGBTİ+ hakları alanında yürütülen meşru ve yasal faaliyetlerin fuhşa aracılık, müstehcenlik, uyuşturucu ve benzeri suç isnatlarıyla yan yana getirilerek kriminalize edilmesi kabul edilemez. Bununla birlikte, derneklerin mevzuat gereği kayıt altına alınan, belgelendirilen, denetime açık ve yetkili makamlara beyan edilen gelir-gider hareketlerinin MASAK incelemeleri üzerinden bağlamından koparılarak ifşa edilmesini ve tek başına suç şüphesi yaratacak biçimde kamuoyuna servis edilmesini de örgütlenme özgürlüğüne yönelik ciddi bir müdahale olarak değerlendiriyoruz. Bu yaklaşım, LGBTİ+ örgütlerini itibarsızlaştırmayı ve Türkiye’nin taraf olduğu bağlayıcı uluslararası sözleşmeler, Anayasa ve yasalarla güvence altına alınan örgütlenme özgürlüğünü kısıtlamayı amaçlamaktadır."
"Arkadaşlarımız derhal ve koşulsuz serbest bırakılmalı"
"İnsan haklarını ve LGBTİ+ haklarını savunmak suç değildir. Birlikte hak mücadelesi yürüttüğümüz arkadaşlarımız derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalı, LGBTİ+’ların varoluşlarını, örgütlenme özgürlüklerini ve hak savunuculuğu faaliyetlerini engellemeye yönelik tüm baskı, hedef gösterme ve müdahalelere derhal son verilmelidir. Hak savunucularının yanındayız."
İmzacılar
Açıklamada imzası bulunan kurumlar şöyle:
- 17 Mayıs Derneği
- Civil Rights Defenders
- Eşit Haklar için İzleme Derneği
- Göç İzleme Derneği (GöçİzDer)
- Hakikat Adalet Hafıza Merkezi
- İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi
- İnsan Hakları Gündemi Derneği
- Kadın Kültür Sanat Edebiyat Derneği (KASED)
- Kadının İnsan Hakları Derneği
- Kadın Zamanı Derneği
- Kaos GL
- Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA)
- Özgürlük için Hukukçular Derneği
- Punto24 Bağımsız Gazetecilik Derneği (P24)
- Research Institute on Turkey (RIT)
- Rosa Kadın Derneği
- Sivil Alan Araştırmaları Derneği
- Sosyal Politika, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD)
- Star Kadın Derneği
- Şiddetsizlik Merkezi
- Tarlabaşı Toplumunu Destekleme Derneği
- Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı (TOHAV)
- Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dayanışma Ağı (AĞ-DA)
- Türkiye-Avrupa Kültür Forumu
- Türkiye İnsan Hakları Davalarına Destek Projesi (TLSP)
- Türkiye İnsan Hakları Vakfı
- Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi
- Üniversiteli Kuir Araştırmaları ve LGBTİ+ Dayanışma Derneği (ÜniKuir)
- Yaşam Bellek Özgürlük Derneği
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et