Aynı masada farklı işçiler, ortak dertler: Korku ayrı ayrı yerleşiyorsa, yan yana ses verelim
Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Antep Milletvekili Sevda Karaca Dersim’de farklı iş kollarından işçilerle buluştu. Masa aynı, dertler ortak: Güvencesizlik, baskı ve geçim derdine karşı çözüm tek bir seste birleşmek.
Orhan Kurul
[email protected]
Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Antep Milletvekili Sevda Karaca geçtiğimiz gün Dersim’de farklı iş kollarından işçilerle bir araya geldi. Bu toplantıda konuşulanlara dair birkaç anektod bu yazının konusu…
Toplantının başında Karaca işçileri dinlemek istediğini ifade ederek sözü işçilere verdi. Herkes kendi iş yerinden, kendi yaşadığından söz etti ilk başta. FEDAŞ işçisi işten atılma korkusunu, belediye işçisi kayyım altında çalışmanın yarattığı baskıyı, karayolları işçisi ise aylardır maaş alamayan taşeron işçilerini… İlk bakışta birbirinden farklı hikâyeler gibi. Biraz dinleyince aslında hepsinin aynı yere çıktığı görülüyor: Güvencesizlik, örgütlenmenin önüne çıkarılan engeller, geçim derdi…
FEDAŞ işçisi 2023 grevinden sonra şirketin grevin öncüsü olan, örgütlü işçileri peyderpey işten çıkardığını söyleyerek sayının 20’yi bulduğunu anlatıyor. Şimdi yeniden işten çıkarma söylentileri dolaşıyor. “Sıra bize mi geldi?” diye konuşuyormuş işçiler.
Grevden söz ederken o gün daha güçlü bir sesin çıktığını, şimdi ise işçilerin daha tedirgin olduğunu söylüyor. Şirketin önce “Aranızda çalışmayan, zayıf kişiler var” diyerek başladığını, ardından işten çıkarmalar geldiğinde işçilerin yeterince tepki gösteremediğini anlatarak, “Ses çıkmayınca daha rahat davrandılar” diyor.
Kayyım gölgesinde çalışmak
Belediye işçileri söz aldığında benzer bir tablo çıkıyor ortaya. Kayyımla çalışmanın yarattığı baskıdan, kimsenin rahatça konuşamadığından söz ediyorlar. Bir işçi, “Bir an önce kayyumdan kurtulalım istiyoruz” diyor. Başka bir işçi ise imzalanan toplu iş sözleşmesinden bahsediyor: “Enflasyonun yarısına TİS imzalandı, kimse sesini çıkaramadı. Alacaklarımız var hâlâ içeride.”
Çözüm masasına hangi güçle oturulacak?
Memleketin ve elbette toplantının en önemli meselelerinden biri Kürt sorununun çözümü tartışmaları… Güvensizlik, inanmama, heyecan duymama… Bunlar bâki! Ancak bir FEDAŞ işçisinin ifadeleri bazı önemli nüveler içeriyor: Çözüm sürecini toplu iş sözleşmesi ve grev süreçlerine benzetiyor işçi. “Nasıl ki işçiler haklarını almak için masaya oturuyorsa, karşısındaki güç de kendi talepleriyle masaya oturuyor. İşçi oturduğu masada karşıdakinin kim olduğuna bakmadan hakları için oturuyor. Çözüm masası da böyle bir masa” diyor. Buradan hareketle asıl meselenin masaya kimin, hangi güçle oturduğu vurgusu.
Karaca bu değerlendirmelere dair, halkların masada kazanmasının temel koşulunun örgütlülük ve birlik olduğunu söylüyor. İşçinin söylediği gibi, çözüm masasında halkların taleplerinin karşılık bulabilmesi için işçilerin, emekçilerin ve tüm ezilenlerin örgütlü gücüyle masaya oturması gerektiğini de ekliyor sözlerine.
Karayolları işçisinin anlattıkları ise masadaki sorunun başka bir yüzünü gösteriyor. Vergi yükünün işçinin ücretini nasıl erittiğini anlatıyor. Taşeron işçilerin dört aydır maaş alamadığını, buna rağmen işlerini kaybetme korkusuyla ses çıkaramadıklarını söylüyor.
Birleşik mücadele sadece örgütlerin değil, işçinin yan yana gelmesidir
Emek Partisi Milletvekili Sevda Karaca farklı iş yerlerinden gelen işçilerin birbirini dinlemesinin önemli olduğunu söylüyor. Toplantının kendisi de aslında bu sözlerin küçük bir örneği gibi. FEDAŞ işçisi belediye işçisinin yaşadıklarını dinliyor. Belediye işçisi karayollarındaki taşeron işçinin sorununu duyuyor. Birinin yaşadığı korkunun, diğerinin yaşadığı baskıdan çok da farklı olmadığını görüyor.
Karaca'nın “birleşik mücadele” dediği şey de biraz burada anlam kazanıyor. Bunun yalnızca örgütlerin bir araya gelmesi olmadığını, işçilerin birbirinin mücadelesine sahip çıkması gerektiğini söylüyor. Kayyımla mücadele eden belediye işçisine FEDAŞ işçisinin ses vermesi, Üsküdar Belediyesi işçisiyle Dersim Belediyesi işçisinin birbirinin derdini anlaması gerektiğini anlatıyor.
‘Mücadeleyi birleştirme zemininde sorumluluk alacak işçilere ihtiyaç var’
Toplantıda bir yandan da Türkiye'deki siyasal gelişmeler konuşuluyor. Karaca, iktidarın “Terörsüz Türkiye” adıyla yürüttüğü süreç ile demokrasi güçlerinin tartıştığı sürecin aynı olmadığını, farklı anlayışların karşı karşıya olduğunu belirtiyor. Emek Partisi olarak bu süreçte Kürt emekçilerin ve bütün emekçilerin kazanımlarını esas alan bir mücadeleyi örgütlemeye çalıştıklarını söylüyor.
Ama toplantının sonunda yine dönüp dolaşıp aynı meseleye geliyoruz: İşçiler kendi sorunlarını biliyor, ne yaşadıklarını da biliyor. Eksik olan, bunları birbirine bağlayacak ortak bir mücadele.
Karaca'nın sözünü ettiği sorumluluk meselesi de burada ortaya çıkıyor. “Bizim mücadeleyi birleştirme zeminimiz artıyor” diyor ve bu zeminde sorumluluk alacak işçilere ihtiyaç olduğunu vurguluyor.
Belki de bugün en çok ihtiyaç duyulan şey tam da bu: Korkunun herkesin içine ayrı ayrı yerleştiği yerde, birbirinin sesine ses vermek…
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et