'Biz bu maçı nasıl kazandık!?!'
Voleybol, anlık hatalar oyunu olduğu için mental sağlamlık ve konsantrasyon büyük rol oynuyor, özellikle de eşit kuvvetteki takımlar arasında.vrupa Şampiyonası finalinde, 25-12 kaybedilmiş bir setten sonra ayağa kalkmak her yiğidin harcı değildir.
Fotoğraf: AA
Aytuğ Şaşmaz
[email protected]
Final maçı sonunda konuştuğum, maçı birlikte seyrettiğim herkes bu soruyu soruyordu: Biz bu maçı nasıl kazandık? Birinci ve üçüncü setlerde, biraz amiyane fakat isabetli bir tabirle, İtalyan takımından dayak yedik. Özellikle file üstünde bloklarda ve servislerde bize büyük bir üstünlük kurdular. Fakat takımımız, dördüncü setin başında file üstündeki üstünlüğe kolay kolay teslim olmayacağını gösterdi ve sete arka arkaya gelen bloklarla başladı. Manşetimiz düzeldi, blok-defansımız (özellikle yer savunmasında gösterilen muhteşem çabayla) çalışmaya başladı ve Vargas daha korkusuzca hücum etti. Blok-defans tıkır tıkır çalışınca İtalya takımının en büyük hücum silahları Egonu ve Antropova hata yapmaya ve topları dışarıya vurmaya başladılar. Beşinci sette Vargas serviste de ritim yakalayınca, set de maç da gelmiş oldu.
Teknik açıdan bakınca maçı böyle kazandığımız söylenebilir ama bu hikaye hem çok sıkıcı olur hem de çok eksik kalır. Sorunun yanıtı, bu takımın yıllardır birlikte oynuyor olmasının yarattığı uyumda, yaz boyunca gösterdiğimiz gelişimde ve üçüncü setle dördüncü set arasında yaşanan o büyük mental dönüşümde saklı.
Zehra, Hande, Ebrar, Derya gibi Milli Takım’ın şu an belkemiği olan birçok oyuncu, altyapılardan beri birlikte ter döküyor. Çoğu birbiriyle gerçekten yakın arkadaş, ya da en azından sahada birlikte oynamaktan (başka birçok takımın oyuncularının aksine) hiçbir rahatsızlık duymuyorlar ve mutlu oluyorlar. Konuşmaya çok da gerek duymadan birbirlerini anlıyorlar. Avrupa Şampiyonası’nda takıma efsane kaptan Eda’nın da katılmasıyla ve tüm genç oyunculara güven aşılamasıyla yapbozun eksik parçalarından biri daha tamamlanmış oldu. Milli takım, oyuncuların karakterlerinin toplamını aşan karakterini göstermeye hazır hale geldi. Bu güvenli, birbirini anlayan, pes etmeyen, kaybetse de ya da sakatlıklar içinde kıvransa da elinden geleni yapmaya devam eden karakter, dördüncü sette kendini gösterdi.
Uzun vadede inşa edilmiş bu karakterin yanında, takımın bu yıl denediği ve Avrupa Şampiyonası’na kadar oturttuğu kurgu da başarılı oldu. Ebrar’ın oynadığı sezonlarda Türkiye, ‘bir hücumcu + bir defansif smaçör’ formülünü uyguluyordu. Bu yıl Ebrar’ın sakatlığı dolayısıyla oynayamaması sonucu bu hücumcu smaçör rolünü İlkin üstlendi ama formülümüz, Hande’nin VNL’de hücum performansını artırmasının da etkisiyle, ‘iki komple smaçör’e doğru kaydı. Savunmada dengeli, hücumda hızlı bir oyun sağlayan bu formülle VNL’i kazandık. Fakat bu oyun Hande’nin hücum gücünün karın sakatlığının etkisiyle yeniden düşmesi ve İtalya’nın çok güçlü blok-defansının etkisiyle İtalya karşısında çalışmadı. Bu noktada takımımızın yedeklerinin de ne kadar önemli ve kuvvetli olduğunu gördük. Servis karşılama, yer defansı ve bloktaki etkisi nedeniyle Hande oyunda kalsa da Derya’nın oyuna girerek İtalya blok-defansının dengesini bozması, takımımızın oyunda kalmasına büyük katkı sundu. Bu noktada takımımızın zorlu ve değişen şartlara ayak uydurabilmiş olmasıyla da gurur duyabiliriz.
Son olarak, üçüncü ve dördüncü setler arasında yaşanan mental değişimden bahsetmek gerekiyor. Voleybol, anlık hatalar oyunu olduğu için mental sağlamlık ve konsantrasyon oyunda büyük rol oynuyor, özellikle de eşit kuvvetteki takımlar arasında. Kendi seyirciniz önünde, Avrupa Şampiyonası finalinde, 25-12 kaybedilmiş bir setten sonra ayağa kalkmak gerçekten her yiğidin harcı değil. Hem de ana hücum oyuncunuz karşısında gördüğü blok-defanstan yılıp bir sinir krizi geçirmekteyken. Bu anda, Eda ve Zehra’nın öncülüğünde takımımızın sağlamlığının devreye girmiş olması, maçı getiren belki de en önemli yakın sebep. Dördüncü setin başında o bloklara çıkılırken eller biraz titremiş, kollar biraz açık bırakılmış olsa, şimdi bambaşka şeyler yazıyor, konuşuyor olacaktık. Yıllar içinde inşa edilmiş ve takım içi güvenden beslenen bu sağlamlığı en çok gerekli olduğu anda devreye alabildikleri ve ülkemize (milli takım sporları içindeki tek) Avrupa şampiyonluğunu bir kez daha getirdikleri için Filenin Sultanları’na ne kadar teşekkür etsek az.
Kadın voleybol milli takımı, 2023’te olduğu gibi bu yıl da bize rüya gibi bir yaz yaşattı: VNL ve Avrupa şampiyonlukları ve Olimpiyat bileti. Önümüzdeki iki yılda bu jenerasyonun bize Dünya ve Olimpiyat şampiyonlukları yaşatması da tabii ki en büyük dileğimiz. Dünyanın en iyi takımlarından biri olarak bunu yapabileceklerini kanıtladılar. Sıra o şampiyonlukları İtalya ve Brezilya’ya kaptırmamakta!
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et