12.09.2026 15:49 / Güncelleme: 15:54

Cumartesi Anneleri’nin 1120'inci hafta eylemi: Kenan Bilgin’i ve 12 Eylül işkencehanelerinde kaybedilenleri unutmadık

Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 1120’inci haftasında, Kenan Bilgin'in akıbetini sordu. Açıklamada “Kenan Bilgin’i ve 12 Eylül işkencehanelerinde kaybedilenleri unutmadık” denildi.

Cumartesi Anneleri’nin 1120'inci hafta eylemi: Kenan Bilgin’i ve 12 Eylül işkencehanelerinde kaybedilenleri unutmadık

Fotoğraf: MA

Eylem Nazlıer
[email protected]


İstanbul - Cumartesi Anneleri/İnsanları, gözaltında kaybettirilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle sürdürdükleri eylemlerinin 1120’incisi İstanbul Beyoğlu’nda bulunan Galatasaray Meydanı’nda gerçekleştirdi. Açıklamaya çok sayıda hak savunucusu katıldı. Bu haftaki eylemde, 12 Eylül 1994’te Ankara’da gözaltında kaybettirilen Kenan Bilgin’in durumuna dikkat çekildi.

Eylemde basın metnini Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) İstanbul Temsilcisi Ümit Efe okudu.

46 yıl önce başlayan 12 Eylül karanlık döneminde insanların yalnızca özgürlükleri değil, hayatların da ellerinden alındığını vurgulayan Efe; “Evlerinden gözaltına alınanlar, cezaevlerine konulanlar, işkenceden geçirilenler, idam edilenler, öldürülenler ve bir daha kendilerinden haber alınamayanlar oldu. İnsanlar devlet görevlileri tarafından gözaltına alındı, işkence gördü ve ardından varlıkları inkâr edildi. Akıbetleri gizlendi. Yakınlarına yıllarca süren bir belirsizlik ve acı bırakıldı” dedi.

12 Eylül döneminde işlenen ağır suçlarla yüzleşilmediğini vurgulayan Efe; “Bu nedenle 12 Eylül’ü yalnızca geçmişte kalmış bir askeri darbe olarak görmüyoruz. 12 Eylül’ün inkâr ve cezasızlık mirasıyla yüzleşmeden, gözaltında kaybetmelerle ve devlet eliyle işlenen ağır suçlarla hesaplaşmadan gerçek bir demokratikleşmenin mümkün olmadığını biliyoruz. 12 Eylül işkencehanelerinde kaybedilenleri unutmayacağız. Onların akıbetlerini sormaya, hakikati aramaya ve sorumluların açığa çıkarılması için mücadele etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

"Zorla kaybetmelerin biri de Kenan bilgin oldu"

Darbe sonrasında pervasızlaşarak Türkiye’nin dört bir yanına yayılan zorla kaybetmelerden birinin de Kenan Bilgin olduğunu vurgulayan Efe: “35 yaşındaki Kenan Bilgin, 12 Eylül 1994 tarihinde Ankara Dikmen’deki bir otobüs durağından gözaltına alındı ve Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’ne götürüldü. Ailesi, avukatları ve İnsan Hakları Derneği, Kenan’a ulaşmak için girişimlerde bulundu. Ancak Ankara Emniyeti, Kenan’ın gözaltına alındığını inkâr etti. Bunun üzerine 11 tanık ortaya çıktı. Tanıklar, Kenan Bilgin’i Ankara Emniyeti’nde gözaltında ve işkencede gördüklerini kamuoyuna açıkladılar. Bilgin Ailesi, Kenan’ın bulunması ve akıbetinin ortaya çıkarılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu. Kenan’ı bulmak, sorumlulara ulaşmak ve etkili bir soruşturma yürütmek için girişimde bulunan Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Selahattin Kemaloğlu’nun görevini yapması engellendi ve Ankara’dan sürüldü. Soruşturmayı devralan Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Özden Tönük ise ailenin ve tanıkların başvuruları üzerine gerekli soruşturma işlemlerini gerçekleştirmedi. Tanık Ö.A. ve M.Y., “Kenan Bilgin’i hücreden alıp götüren polisleri teşhis edebileceklerini” söylemelerine rağmen bu yönde hiçbir işlem yapılmadı. Bunun yerine tanıkların polisi ve devleti küçük düşürmeye yönelik gerçek dışı iddialarda bulunduklarını ileri süren üç sayfalık bir rapor hazırlandı ve dosya kapatıldı. İç hukuk yollarında sonuç alamayan Bilgin Ailesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu” dedi.

“AİHM Türkiye’yi mahkum etti”

AİHM’nin Türkiye’yi oybirliğiyle mahkûm ettiğini ifade eden Efe şunları söyledi; “Ancak AİHM kararına rağmen Kenan Bilgin’in akıbetini ortaya çıkarmaya yönelik etkili bir soruşturma yürütülmedi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, AİHM’in tespitlerine rağmen dosyada zamanaşımı gerekçesiyle takipsizlik kararı verdi. Karara yapılan itirazlar da reddedildi. Böylece Kenan Bilgin’in akıbeti 32 yıldır karanlıkta bırakıldı.”

“Kenan Bilgin’i de, 12 Eylül işkencehanelerinde kaybedilenleri de unutmadık”

Kenan Bilgin’in hikâyesi,nin 12 Eylül’ün yalnızca bir darbe gecesinden ibaret olmadığını gösterdiğine işaret eden Efe; Biz Kenan Bilgin’i de, 12 Eylül işkencehanelerinde kaybedilenleri de unutmadık. Onların akıbetini sormaktan, hakikati aramaktan ve adalet talebinden vazgeçmeyeceğiz. Tüm kayıplarımız için, adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan, vazgeçmeyeceğiz” diye bellirtti

Gazeteci Özer Akdemir tanıklığını anlattı: İnsanlık onurunun ve direnişin adı

Eylemde Gazeteci Özer Akdemir’in tanıklığını anlattığı mektup da okundu.

12 Eylül 1994 sabahı Kenan Bilgin’in, Ankara Dikmen’deki bir otobüs durağından sivil polislerce gözaltına alındığını, kendisinin de aynı gün, Kayseri’de gözaltına alınıp Ankara’ya, Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele DAL şubesine götürüldüğünü aktaran Özdemir; “Kenan Bilgin ile yanyana hücrelerde kaldık. Kenan ile benim kaldığım hücre arasında boş bir hücre vardı. Ona bizlerden çok daha yoğun işkence yapıyorlardı. Onu almak için geldiklerinde ben de mazgala koşuyor, mazgalın daracık aralığından Kenan’ı ve onu götürenleri görmeye çalışıyordum. İşkence yapılırken ağzından tek bir ahhh bile çıkmıyordu Kenan’ın. Elektirik vermek için kullandıkları manyetonun sesi, ıslak kum torbaları ile rururken vücuttan çıkan ses ve sürekli "adın ne?" soruları duyuluyordı. Sonrası sessizlik...” dedi.

Kenan Bilgin’in, bir süre sonra hücrelerin olduğu yerden alındığını vurgulayan Akdemir; “Nereye götürüldüğünü bilmiyoruz. Devletin resmi ağızları, her zamanki gibi hep inkâr etti: "Bizde kaydı yok, hiç gözaltına alınmadı" dediler. Oysa biz oradaydık! Ben ve o hücrelerde bulunan birçok kişi Kenanı gördü. Dışarıda onu tanıyanlar, aynı iş yerinde çalışanlar onu tanıdı. Aynı dönem gözaltında tutulan bir hukukçu onu o hücrelerde bizzat gördü ve konuştu. Bütün bu açık tanıklıklara, canlı kanıtlara rağmen Kenan’ı inkâr ettiler ve gözaltında kaybettiler” ifadelerini kullandı.

“Kayıplarımızı unutmayacağız”

Gözaltında kayıpların, bu devletin kirli tarihinin en karanlık, en utanç verici sayfalarından birisi olduğunun altını çizen Akdemir şunları söyledi; “Bizler; bu ülkenin daha demokratik, insanca, sömürüsüz ve barış içinde yaşaması için mücadele etmenin bedelini gözaltında kaybedilerek ödeyen evlatlarımızı, yoldaşlarımızı aramaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Kayıplarımızı unutmayacağız, anılarını canlı tutacak ve mücadelelerini mutlaka sürdüreceğiz! Kenan Bilgin nerede? Kayıplar bulunsun, failler yargılansın!

“Devlet yüzleşmek zorundadır”

Ardından Bilgin’in kardeşi İrfan Bilgin, Türkiye’de devam Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne değinerek, “Devlet barış sürecinde samimi ise bu işlenen insanlık suçlarının mağdurlarıyla yüzleşmek zorundadır. Yüzleşmediği sürece bu ülkede barış olmaz” dedi.

Eylem karanfillerin meydana bırakılmasıyla sona erdi.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
12.09.2026 11:31

İstanbul’da kiralık sosyal konut başvuruları pazartesi başlıyor

İstanbul'da hayata geçirilecek kiralık sosyal konut projesinin ilk etabında 1071 konut, aylık 10 bin liradan başlayan fiyatlarla 3 yıl süreyle kiralanacak.

İstanbul’da kiralık sosyal konut başvuruları pazartesi başlıyor

Fotoğraf: ANKA

12.09.2026 13:31 / Güncelleme: 14:47

'Barış İçin 1001' imza duyuruldu | Ahmet Türk: Çerçeve yasa yok hükmünde sayılıyor

“Demokratik Cumhuriyet ve Barış için 1001 İmza” kampanyası duyuruldu. Açılışta konuşan Ahmet Türk, barış sürecine desteğin tarihi bir görev olduğunu belirtti, uygulamanın Meclis iradesi yerine güvenlik bürokrasisine devredilmesini eleştirdi.

"Barış İçin 1001" imza duyuruldu | Ahmet Türk: Çerçeve yasa yok hükmünde sayılıyor

Fotoğraf: Dilan Temiz/Evrensel

12.09.2026 13:32 / Güncelleme: 13:35

Tutuklu Buca Belediye Başkanı Duman: 'Şahsıma karşı yapılan bir itibar suikastıdır

Tutuklu Buca Belediye Başkanı Görkem Duman hakkında basın ve sosyal medyada yer alan haberlere ilişkin açıklamada, önceki dönemlere ait bazı işlemlerin kendisiyle ilişkilendirildiğini belirterek, "Bu şahsıma karşı yapılan itibar suikastıdır." dedi.

Tutuklu Buca Belediye Başkanı Duman: "Şahsıma karşı yapılan bir itibar suikastıdır

Fotoğraf: ANKA

12.09.2026 14:43 / Güncelleme: 14:47

Çin Devlet Başkanı Şi’den BRICS ülkelerine çağrı: Orta Doğu'da rol üstlenin

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, BRICS ülkelerine ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve İran’ın misillemeleriyle tırmanan savaşın sona erdirilmesi ve Orta Doğu’da barışın sağlanması için sorumluluk alma çağrısı yaptı.

Çin Devlet Başkanı Şi’den BRICS ülkelerine çağrı: Orta Doğu'da rol üstlenin

Fotoğraf: BRICS

12.09.2026 13:08

Emek Partisi'nden Orta Anadolu sorusu: 1500 işçi işsiz bırakıldı, Mısır'a ucuz iş gücü için tesis mi açıldı?

EMEP Kayseri İl Örgütü Kayseri'de Orta Anadolu Tekstil’in, Orta Sanayi'deki fabrikasında üretime son vermesiyle ilgili yaptığı açıklamada; “1500 işçi işsiz bırakıldı, Mısır'a ucuz iş gücü için tesis mi açıldı?” sorusunu sordu.

Emek Partisi'nden Orta Anadolu sorusu: 1500 işçi işsiz bırakıldı, Mısır'a ucuz iş gücü için tesis mi açıldı?

Görsel: Afiş

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!