Smart işçileri: Sendika değiştirmek bizim anayasal hakkımız
Sendika değişiminin ardından 7 işçinin işten çıkarılmasına üretimi durdurarak yanıt veren Smart işçileri, "Tüm arkadaşlarımız işe dönene kadar bu kapıdan ayrılmayacağız" diyerek direnişi sürdürüyor.
Fotoğraf: Evrensel
Emre Gökmen
[email protected]
İzmir - Smart Güneş Teknolojileri Aliağa Fabrikası’nda işçilerin Tes-İş Sendikası’ndan istifa ederek DİSK Enerji-Sen’de örgütlenmesinin ardından 7 işçi departman fazlalığı gerekçesiyle işten çıkarıldı. İşten çıkarmaların ardından işçiler işten kaçınma hakkını kullanarak üretimi durdurdu. Gece boyunca fabrika içinde ve dışında eylemlerini sürdüren işçiler “Daha ilk günden mücadeleci sendikada örgütlenmenin meyvelerini gördük. Kararımızdan vazgeçmeyeceğiz. İşten atılan arkadaşlarımız işe alınsın” dedi.
'Arkadaşlarımız işe dönene kadar direneceğiz'
Gazetemize süreci başlangıcından itibaren anlatan bir işçi, “Patron bizi yemekhaneye topladı temmuz zammını alamayacağımızı, mali sıkıntıların olduğunu söyledi. Süreç bu şekilde başladı. Sonrasında o süreçte örgütlü olduğumuz Tes-İş Sendikasına sorunlarımızı ilettik. Onlar ise bize patronun mali sıkıntılar içinde olduğunu işçiden destek istediğini söyledi. Biz de buna karşı olduğumuzu sendikaya ilettik. Sendika bunun sonucunda süreci takip edeceklerini, Temmuz zammını alacağımızı söyleyerek bizi oyaladı. İki ay boyunca maaşlarımız zamsız yattı ve şu an üçüncü aya girdik. Yatırmamakta işveren diretiyor. Tes-İş’in işverenle birlik olduğunun farkına vardık. Biz de işçi arkadaşlarımızla dayanışmayla bir gecede DİSK’e geçtik" dedi.
Sendika değiştirdikten sonra 7 arkadaşlarının çıkarıldığını hatırlatan işçi, "Devamının geleceğini de düşünüyoruz. İşten çıkarmaları da uydurma gerekçelerle, 'departman fazlalığı' diyerek yaptılar. O yüzden fabrikanın önünde hep birlikte direniyoruz ve kazanacağız. Birlik ve beraberlikle bu süreci yürütüyoruz. Şu anda Smart’ta işi durdurduk. İşveren geri adım atmadığı, çıkartılan arkadaşlarımız geri alınmadığı sürece buradayız” diyerek kararlılıklarını vurguladı.
'Sendika değiştirmek bizim anayasal hakkımız'
İşten çıkarılan bir Smart işçisi ise yaklaşık 4 yıldır fabrikada çalıştığını ve Tes-İş 3 dönem temsilcilik yaptığını dile getirdi. Seçilmiş olmasına rağmen patronun müdahalesiyle görevden alındığını söyleyen işçi "Daha sonra şu anki mevcut sözleşmemizde geçen Temmuz enflasyonunu vermedi. Biz de tepki göstermeye başladık. Ama sendika da işveren taraftarı gibi konuştu. Böyle olunca tepkiler arttı ve sendika işverenle görüşeceğini söyledi. Sonrasında birlik olup DİSK’e bağlı Enerji Sen Sendikası’nda örgütlendik. Bir gecede 500’ü aşan bir sayıyla üyeliklerimizi yaptık. Gözdağı vermek amacıyla 7 işçi işten çıkartıldı" dedi. İşçilerin yılmayacağını ifade eden işçi "Hepimiz mücadelemizde haklıyız. Sendika bizim anayasal hakkımız ve sendikayı değiştirme hakkımız var. İçerideki arkadaşlarımız bize destek amaçlı üretimi durdurdu. Bu süreçte kimsenin korkmasına gerek yok. Biz onlar için de adım attık. Usulsüz iş çıkartmalardan dolayı işveren için suç duyurusunda bulunduk. Kimse vazgeçmeyecek ve mücadeleye devam edecek. Biz işten çıkartılmış olsak da bu kapıdan ayrılmayacağız” diye belirtti.
'Birlik olursak başarabileceğimizi gördük'
Sendika değişikliğinin umut olduğunu ve mücadeleyi güçlendirdiğini söyleyen bir başka Smart işçisi ise şöyle dedi: "Ben işe girdiğimde Tes-İş zaten buradaydı. Girdiğimden beri gözlemlediğim şey sendikanın işini yapmamasıydı. Bulunduğumuz taleplerde de bizi susturdular. O yüzden süreç buraya geldi. Karşımıza çıkıp söyledikleri şey ‘çok fevri davrandınız neden DİSK’e geçtiniz’ oldu. Ama bunlar bir günde olan şeyler değildi. İşçilerin birlikte ses vermesinin sebebi bir çözüm aramak oldu. Tek istediğimiz şey Tes-İş’ten kurtulmaktı. Sözleşme sürecinde kapalı kapılar ardında imzalar attılar. Haklarımızı elimizden aldılar. Bize de imzaladıklarını zorla, ‘işvereni de düşünmeliyiz’ diyerek yaptırdılar. Bize Ocak zammınızdan vazgeçin, onu 12 aya bölelim Ocak zammını da sözleşmede konuşalım dediler. Bizi kandırmaya, sindirmeye çalışıyorlar. Bugün bile işçileri tek tek kenara çekip ikna etmeye çalışıyorlar. Fabrikanın kapanacağına, zam alamayacağımıza, maaşlarımızın düşeceğine ikna etmeye çalışıyorlar. Biz DİSK’i bir kaçış olarak değil kendimize çıkış olarak gördük. En azından bizim isteklerimize karşılık veren bir sendika olarak gördük. Herkesin yüzünde mutluluk, özgüven var. Bundan sonra da birlik olacağız. DİSK bize bir kapı oldu fakat bugün işçiler birlik olarak bir şeyleri başarabildiklerini gördüler. Gebze’de bize bir örnekti. Orada olan şeyleri bize kötüleyerek anlattılar. Oradakilerle iletişim kurmamıza engel oldular. Onlarla konuşan insanlara mobbing uyguladılar. Bugün Gebze’deki işçilerin yaptığını bizim de yapabileceğimizi gördük. Önemli olan işçinin birlik olabilmesiymiş.”
'Biz zaten dipteyiz ne fedakarlığı istiyorlar'
Fabrika yönetiminin durumlar kötü diyerek işçilerden fedakarlık istemesine tepki gösteren bir işçi, “Biz zaten dipteyiz ne fedakarlığı istiyorlar, evimize ekmek mi girmesin, evi nasıl geçindireceğiz” diyerek sözlerine şöyle devam etti:
"İlk başta Çin’le rekabet halinde olduklarını, enflasyonun düşük olduğunu söylediler. Kendileri çok kötü durumdaymış. ‘Bize destek olun ki biz de toparlanalım. Destek olursanız çok mutlu oluruz. Biliyoruz çok zor durumdasınız ama bizler de öyleyiz’ dedi. Koskoca fabrika sahibi zor durumda ama üç kuruşu olan bizler hiç zor durumda değiliz. Sanki bizim borcumuz yok. Çocuklarımıza ekmek götürmeyeceğiz. Geçen sene Temmuz’da almamız gereken zammı 2026’nın Nisan Mayıs ve Haziran aylarında verdiler. Biz de yapılan son açıklamadan sonra sendika değiştirmeye karar verdik. Bir günde birlik olduk ve sendikamızı değiştirdik. Diğer sendika, sarı sendikamız sağ olsunlar yanımızda olmadı. Bize çok vaat verdiler ama hiçbirini yapmadılar. Bizde önce kendimize sonra DİSK’e güvendik. Biz bunca zamandır Tes-İş’e sorduk; ‘Biz niye grev yapamıyoruz’ diye. Aldığımız cevap ‘merkezden izin vermediler’ oldu. ‘Dışarıdan fazla kazanıyorsunuz’ dediler. Bize verilen maaşı kendi sendikamız bile layık görmedi. Aliağa’da ev kiraları 25 binden başlıyor. Biz çocuklarımızın cebine nasıl harçlık koyacağız, okula göndereceğiz. Benim çocuğum üniversiteyi kazanıp gittiğinde okula kaydını yaptırmadan önce iş bakmak zorunda kaldı. Ben bu durumda olmak istemiyorum. Gece gündüz burada çocuklarım daha rahat yaşasın diye çalışıyorum. Parasına, emeğine göz dikilecek en son sınıf işçi sınıfıdır. Herkes cebini doldururken işçi yetinsin diyorlar. Dedikleri bütün kurallara harfiyen uyduğumuz halde baskı görmeye devam ettik. Tes-İş işçi sendikası değil de patron sendikasıymış gibi davrandı sürekli. Bütün bunlar bizi bu raddeye getirdi. Biz de onurlu yaşamak istiyoruz. Mücadelemizi de kararlılıkla sonuna kadar sürdüreceğiz."
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et