DEM Parti: Eğitim bir ayrıcalık değil, temel bir haktır
DEM Parti Eğitim Politikaları Komisyonu, 2026-2027 eğitim yılı mesajında derinleşen eşitsizliklere dikkat çekti. Açıklamada eğitimin piyasaya bırakılamayacağı vurgulanarak; ücretsiz, anadilinde, ve eşit haklara dayalı kamusal sistem çağrısı yapıldı.
Elif Ekin Saltık
[email protected]
DEM Parti Eğitim Politikaları Komisyonu, 2026-2027 eğitim-öğretim yılının başlaması vesilesiyle yazılı bir açıklama yayımladı. Türkiye’de eğitim sisteminde derinleşen eşitsizliklere dikkat çekilen açıklamada; kamusal, anadilinde, demokratik ve çoğulcu bir eğitim anlayışının hayata geçirilmesi çağrısında bulunuldu.
Açıklamada, artan yaşam maliyetlerinin ve derinleşen ekonomik krizin eğitimde fırsat eşitsizliğini daha da belirginleştirdiği vurgulandı. Özel okullar ile kamu okulları arasındaki makasın açıldığına değinilen metinde, eğitimin kâr odaklı bir piyasa mekanizmasına terk edilemeyeceği ifade edildi: “Bir yanda özel okullar ve özel derslerle olanakları genişleyenler; diğer yanda beslenme, kırtasiye, ulaşım ve barınma giderleri nedeniyle eğitim hakkına erişmekte zorlanan öğrenciler var. Nitelikli ve ücretsiz kamusal eğitim sağlanmalı; okul yemeği, ulaşım ve temel ihtiyaçlar kamusal olarak karşılanmalıdır.”
Anadilinde eğitim ve çoğulcu müfredat talebi
Türkiye’nin toplumsal ve kültürel çoğulculuğuna karşın mevcut eğitim sisteminin merkezi ve tek tipçi bir yapıda sürdürüldüğü eleştirisinde bulunulan açıklamada, şu değerlendirmelere yer verildi: “Anadilinde Eğitim: Kürtçe ve diğer dillerin eğitim alanında kullanılmasının önündeki engellerin kaldırılması gerekliliği belirtilerek, anadilinde eğitimin demokratik bir hak olduğu altı çizildi.”
Okullarda devletin tanımladığı "makbul yurttaş" yetiştirme anlayışı yerine; barış, demokrasi, bilim, laiklik ve eşit yurttaşlık değerlerinin esas alınması gerektiği kaydedildi.
Öğretmen-öğrenci ilişkisinin hiyerarşi ve itaate değil, eleştirel düşünceye ve özgürleşmeye dayanması gerektiği ifade edildi.
Yönetim süreçlerine katılım çağrısı
Açıklamada eğitim emekçilerinin yaşadığı sorunlara ve engelli öğrencilerin erişim engellerine de özel bir parantez açıldı. Öğretmenlerin güvenceli istihdamı, mesleki özerklikleri ve insanca yaşayabilecekleri özlük haklarının güvence altına alınması gerektiği vurgulanırken; engelli öğrenciler için ise yalnızca fiziksel değil, dijital, ulaşım ve materyal bazlı tam erişilebilirliğin sağlanması çağrısı yapıldı.
Eğitimin tek bir merkezden yönetilmek yerine yerelleşmesi ve demokratikleşmesi gerektiği ifade edilen metinde; yerel yönetimlerin, sendikaların, velilerin ve öğrencilerin karar alma mekanizmalarına dahil edilmesinin önemi belirtildi.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et