Arjantin'de yakalanıp Türkiye'ye iade edilmişti: Suç örgütü elebaşı Serkan Kurtuluş duruşmada ilk kez dinlendi
Kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranırken Arjantin'de yakalanarak Türkiye'ye iade edilen organize suç örgütü elebaşı Serkan Kurtuluş (Ortada), İzmir'de süren davanın 53'üncü duruşmasında ilk kez ifade verdi.
Fotoğraf: DHA
Kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranırken Arjantin'de yakalanarak Türkiye'ye iade edilen organize suç örgütü elebaşı Serkan Kurtuluş, İzmir'de süren davanın 53'üncü duruşmasında ilk kez ifade verdi.
Türkiye'de işlediği 'Tasarlayarak öldürme', 'Kasten öldürme', 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'Tehdit', 'Nitelikli yağma', 'Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme', 'Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma' ve 'Silahla yağma' gibi 33 suçtan kırmızı bültenle aranırken 2020'de Arjantin'de yakalanan Serkan Kurtuluş, iade işlemlerinin ardından geçen ay İstanbul'a getirildi.
Kurtuluş, hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 2017 yılında hazırlanan ve İzmir 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianame kapsamında açılan davanın 53'üncü duruşmasında, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile ilk ifadesi alındı. Tutuklu sanık Kurtuluş, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS), bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlarla duruşmaya katıldı.
“Suç örgütü kurmadım”
Savunmasından önce söz alan Serkan Kurtuluş, "Hakkımda kırmızı bülten çıkarıldı. 11 Haziran 2020'de Arjantin'de tutuklandım. 26 suçtan yargılanmak üzere iadem talep edildi. Bu süreçte başka dosyalar birleşmiş ve iademe konu olmamış suçlar vardır. Sadece bu suçlardan savunma yapacağım" dedi. Mahkeme başkanının organize suç örgütü kurma suçlamasına karşı savunma yapan Kurtuluş, "Suç örgütü kurmadım" ifadelerini kullandı.
“Hiçbir detay, kanıt ve delil yok”
Mahkeme başkanının sosyal medya paylaşımları hakkındaki soruyu da yanıtlayan Serkan Kurtuluş, "Sosyal medya hesabım yok. Ama adıma iyi veya kötü niyetli sayfalar açıldı. O dönemde kullandığım bir sanal medya hesabım yoktu" dedi. Bir aileden haraç istediğine yönelik suçlamaları da kabul etmeyen Kurtuluş, "İddianamede haraç istediğim söyleniyor. Fakat dosyanın hiçbir aşamasında bununla ilgili hiçbir detay, kanıt ve delil yok. Bu insanların çoğunun evi ve arabası bile yoktu. Bu insanlardan haraç almak için neden bu kadar eylem yaptırayım? Ailenin başka husumetleri var ama emniyet bununla ilgili çalışma yapmadı" ifadelerini kullandı.
Dava ertelendi
Savcı, duruşmada verdiği mütalaada Serkan Kurtuluş'un tutukluluk halinin devamını istedi. Mahkeme heyeti ara karar için 15 dakika ara verdi. Ardından mahkeme başkanı, Kurtuluş'un kaçma şüphesi bulunması nedeniyle tutukluluğunun devamına karar verdi. Ayrıca mahkeme, dosyadaki eksikliklerin giderilmesini isteyip davayı 20 Kasım'a erteledi.
Serkan Kurtuluş kimdir?
Kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerden biri olan Serkan Kurtuluş’un adı, 2016’da gazeteci Can Dündar’a yönelik silahlı saldırıyla ilgili tartışmalarda da gündeme gelmişti.
Serkan Kurtuluş’a yöneltilen suçlamaların merkezinde İzmir’de Gülen yapılanmasıyla bağlantılı olduğundan şüphe edilen kişilerden tehditle para toplayan bir yapının başında olması yer alıyor. Bu yapı hazırlanan iddianamede “FETÖ Borsası” olarak adlandırılıyor. Mafya-siyaset-emniyet üçgeninde yaşandığı iddia edilen bu olay, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından İzmir’de patlak vermişti.
Serkan Kurtuluş’la ilgili suçlamalar şöyle:
- Gülen yapılanmasıyla bağlantılı olduğu öne sürülen iş insanlarının isimlerinin yer aldığı bir liste üzerinden hareket etmek. İş insanlarına, “Sizi devlet nezdinde aklayacağım” vaadinde bulunarak para talep etmek ve yüklü miktarlarda para almak.
- Dönemin İzmir Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü Kudret D. ve eski AKP İzmir İl Başkan Yardımcısı Ahmet Kurtuluş ile bağlantılı bir yapı içinde faaliyet göstererek Gülen yapılanmasına yönelik soruşturmalarda adı geçen kişileri para karşılığında kurtarabileceği izlenimi yaratmak.
- Emniyet müdürünün makamında yapılan görüşmeleri, söz konusu kişilere güven vermek amacıyla kullanmak.
- Gülen yapılanması soruşturması kapsamında adı geçen bazı kişilerin kaçırılması ve baskı altına alınmasıyla bağlantılı olmak.
- Çekilen özel fotoğrafların baskı ve para talebi amacıyla kullanılmasına ilişkin olaylarda adının geçmesi.
- 2017 yılındaki faaliyetlerinin ardından Gürcistan’daki hesaplarına 702 bin 800 dolar gönderilmesi.
- Bazı iş insanlarından, haklarındaki soruşturmaların çözülmesi karşılığında para alınmasına aracılık etmek.
- Savcılık tarafından “nitelikli yağma”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “suçluyu kayırma”, “soruşturmanın gizliliğini ihlal etme”, “kişisel verilerin hukuka aykırı verilmesi” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlamalarıyla ilişkilendirilmek.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et