KESK’ten OVP tepkisi: 'Bu OVP ile 200 yıl geride kalan kölelik koşulları getirilmek isteniyor'
KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, 2027-2029 OVP’nin enflasyon hedeflerini eleştirerek, programın halkın sorunlarına çözüm üretmediğini ve sermayeyi desteklediğini belirtti. Karagöz, "Bu yıkım bütçesini kabul etmiyoruz" dedi.
Fotoğraf: Evrensel
Ankara—Kamu Emekçileri Konfederasyonu (KESK), “2027-2029 dönemini kapsayan OVP’ye karşı birleşik mücadele” başlıklı açıklama düzenledi.
Açıklama KESK Genel Merkezi’nde yapıldı. 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ın (OVP), dört gün önce resmi gazetede yayımlandığını ifade eden KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, “Üç yıllık dönemin ekonomik ve sosyal politikalarına yön verecek OVP, aynı zamanda bütçenin hazırlanmasında temel alınacak politika belgesi niteliğinde. Biz KESK olarak her OVP ve bütçe döneminde aynı soruları soruyoruz: Bu program kimin için hazırlanıyor?” diye sordu.
Türkiye’de nüfusun ezici çoğunluğunu işçiler, emekliler, kamu emekçileri, ev-çocuk-yaşlı bakımı omuzlarına yıkılan kadınlar, küçük esnaflar, küçük üreticiler ve çiftçilerin oluşturduğunu ifade eden Karagöz, 4 milyon kamu emekçisi olduğunu, 10 milyon yurttaşın kayıt dışı çalıştığını, 16 milyon da emeklinin var olduğunu ifade ederek, “Kısaca Türkiye’de her 5 kişiden 4’ü emekçi sınıfların bir parçası” diyerek Türkiye’nin sadece özgürlük ve refah sıralamasında değil, gelir adaletsizliğinde de ön sıralarda olduğunu söyledi.
"Milyonlarca emekçi insanca yaşanacak ücret talep ediyor"
Türkiye’de toplumun ezici çoğunluğunu oluşturan milyonların; hayat pahalılığı, işsizlik, güvencesizlik başta olmak üzere onlarca sorunla boğuşmaya devam ettiğini belirten Karagöz, “Bir önceki OVP’de %16 olarak açıklanan 2026 enflasyon hedefinin %28,4’e, bir önceki OVP’de %9 olarak açıklanan 2027 enflasyon hedefinin yaklaşık 2,3 kat artırılarak %21’e, bir önceki OVP’de %8 olan 2028 enflasyon hedefinin ise %13,5’a çıkarıldığını ve tek haneli enflasyon hedefinin %9 olarak 2029’a ertelendiğini görüyoruz. Kısacası yıllardır aynı hikayeyi dinliyoruz: Enflasyon düşecek deniliyor, hedefler yükseliyor. Dolayısıyla başta konulan hedef ile gerçekleşen enflasyon arasındaki farkın bedelini kamu emekçileri, emekliler, işçiler, ücretliler ödemeye devam ediyor. Milyonlarca kamu emekçisi ve emekli yıllardır oluşan kayıplarının telafi edilmesini ve insanca yaşamaya yetecek ücret talep ediyor” dedi.
İktidarın bu OVP ile 2027 maaş-ücret-aylık artışlarında %21 oranını temel alacağını ilan ettiğine dikkat çeken Karagöz, “Rakamlar ortada. Maaşlarımız eriyor, hedefler yükseliyor. Bu durumda asgari ücretin yaklaşık 6 bin TL bir artışla açlık sınırının yarısına, emekli aylıklarının açlık sınırının üçte birine, kamu emekçileri maaşlarının ise açlık sınırına yaklaşması kaçınılmazdır” dedi.
"Kadrolu istihdama ilişkin tek bir cümle bulunmamaktadır"
Türkiye’nin en yakıcı sorunları olan işsizlik ve vergi politikalarına da değinen Karagöz, “OVP’de başta gençler olmak üzere güvenceli, kadrolu istihdama ilişkin tek bir cümle bulunmamaktadır. Bunun yerine istihdama ilişkin olarak: Yeni nesil çalışma modellerine ilişkin mevzuat düzenlemelerinin etkin uygulanması sağlanacak, mevzuat çalışmaları tamamlanarak güvenceli esneklik yaygınlaştırılacaktır. Böylece esnek-güvencesiz istihdamın yaygınlaştırılması, özellikle kadınların bu istihdamın dayanağı haline getirilmesi hedefi tekrarlanmaktadır” dedi.
"Yıkım bütçesini kabul etmeyeceğiz"
Açıklamada Danıştay’ın okullarda bir öğün ücretsiz yemeğe geri dönülmesi için verdiği ret kararını da eleştiren Karagöz, “OVP ile mevcut iktidarın “önceliğinin” kimler olduğu bir kez daha teyit edilmiştir. Öncelik bir kez daha toplumun, halkın ezici çoğunluğuna değil faizden, ranttan, özelleştirme talanından, halkın cebinden karşılanan hazine garantilerinden beslenenlere verilmiştir. Halkın birikimlerinin ürünü olan KİT’ler, fabrikalar, tesisler ‘özelleştirme’ adı altında birkaç yıllık karları tutarında, hatta bazen sadece arazilerinin karşılığına bile denk gelmeyen tutarlarda ‘babalar gibi’ parsel parsel sermayeye peşkeş çekilmiştir. OVP’ye göre iktidar; 2027’de 183 Milyar TL, 2028’de ise 163,5 Milyar TL özelleştirme geliri elde etmeyi hedeflemektedir. Yani hepimizin ortak varlıklarının; saray iktidarının artan harcamalarını karşılamak, bütçe açığını kapatarak günü kurtarmak ve önümüzdeki yıl belli kesimlere ‘seçim yatırımı’ olarak dağıtılmak üzere sermayeye peşkeş çekilmesine devam edilecektir. Bir kez daha altını çiziyoruz. Bu iktidarın orta vadeli programı da uzun vadeli programı da emek düşmanı, sermaye dostudur. Bu OVP ile işçiler, emekçiler açısından önümüzdeki 3 yılın değil, 200 yıl geride kalan kölelik koşullarının hayata geçirilmesi hedeflenmektedir. Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan bellidir. Bu OVP aynı zamanda yeni bir sosyal yıkım bütçesi ile karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir. KESK olarak bu yıkım bütçesini kabul etmeyeceğimizi tüm kamuoyuna buradan ilan ediyoruz” dedi.
(Evrensel)Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et