2. Uluslararası Midilli Barış Festivali: Ege’nin iki yakasından ortak çağrı
Altı gün süren 2. Uluslararası Midilli Barış Festivali'nde savaş, ırkçılık ve ayrımcılığa karşı barış, dayanışma ve birlikte yaşam çağrısı yapıldı. Festival kapsamında yerel diplomasi ve barış gazeteciliğinin olanakları da tartışıldı.
Fotoğraf: Evrensel
İzmir- Ege Barış ve İletişim Derneği ile Siniparxi–Ege’de Birlikte Varoluş ve İletişim Derneği tarafından düzenlenen 2. Uluslararası Midilli Barış Festivali, 1–6 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Festival; yerel yönetimleri, gazetecileri, akademisyenleri, sanatçıları ve barış savunucularını Midilli’de buluşturdu.
Festivalde söyleşiler, film gösterimleri, fotoğraf sergileri ve konserler aracılığıyla savaşlara, ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı barış, dayanışma ve birlikte yaşam çağrısı yapıldı. Festival, Ege’nin iki yakasında iki derneğin girişimiyle yaklaşık otuz yıl önce Dikili ve Midilli belediye başkanları Osman Özgüven ve Stratis Pallis öncülüğünde emek ve cesaretle kurulan sıkı bağlarla sürdürülen dostluk; halklar arası diplomasi çalışmalarının yeni bir adımı oldu.
Üç belediye başkanı kentler arası diplomasi ve barış için yapılabilecekleri konuştu
Festival kapsamında 4 Eylül’de Midilli Ticaret Odası'nda düzenlenen “Barış–Birlikte Yaşam–Yerel Yönetimler” başlıklı buluşmaya Atina Belediye Başkanı Haris Doukas, Midilli Belediye Başkanı Panagiotis Christofas ve Gömeç Belediye Başkanı Melih Bağcı, Ege Barış ve İletişim Derneği yöneticileri ve geçmiş dönem Bergama Belediye Başkanı Mehmet Gönenç katıldı. Dimitris Mantzaris’in yönettiği toplantının açılış konuşmalarını Siniparxi Başkanı Paris Vounatsis ile Ege Barış ve İletişim Derneği Başkanı Zeynep Altıok Akatlı yaptı.
Paris Vounatsis, iki halk arasındaki dostluğun yalnızca söylemle değil, yerel yönetimlerin katıldığı somut ve kalıcı çalışmalarla güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Zeynep Altıok ise festivalin, iki kardeş derneğin yıllardır sürdürdüğü ortak mücadelenin yeni bir simgesi olarak çağımız ekonomisi ve güç yarışlarının yarattığı yeni savaşlar, yeni acılar arasında geçmiş acılarından öğrenen iki halkın kardeşliğinin örnek olmasını önemsediklerini belirtti. Barışın yalnızca silahların susması değil; insanların sevgi, dostluk, eşitlik ve dayanışma içinde yaşayabileceği koşulların kurulması anlamına geldiğini ifade etti. Toplumcu belediyecilik, eşitlik ve barış için çaba sarf eden yerel yöneticilerin cezalandırılması karşısında dayanışmanın önemini vurguladı.
Atina Belediye Başkanından İmamoğlu ile dayanışma mesajı
Atina Belediye Başkanı Haris Doukas, kentlerin hükümetlerin yerini alamayacağını ancak toplumlar arasında güven ilişkileri kurabileceğini söyledi. Doğal afetler ve ortak sorunlar karşısında yerel yönetimlerin dayanışma kanallarını güçlendirebileceğini belirten Doukas, tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile dayanışma mesajı verdi; demokratik yollarla seçilmiş yöneticilerin görevlerini özgürce yapabilmesi gerektiğini vurguladı.
Midilli Belediye Başkanı Panagiotis Christofas, iki ülke arasındaki ilişkilerin “aşağıdan yukarıya” geliştirilebileceğine dikkat çekti. Belediyeler arasındaki temasların simgesel buluşmaların ötesine geçerek sivil savunma, sürdürülebilir kalkınma ve iki komşu halkın refahı gibi somut alanlarda iş birliğine dönüşmesi gerektiğini belirtti.
Gömeç Belediye Başkanı Melih Bağcı ise barışın yalnızca dile getirilen bir temenni olarak kalmaması gerektiğini söyledi. Belediyeler arasında kültür, tarımsal üretim ve ortak yaşam alanlarında kalıcı ilişkiler kurulmasının önemine değinen Bağcı, “Ortak hikâyeleri ve ortak dertleri olan insanlar olarak değer üretmek için ortaklaştığımızda, örnek bir barış hikâyesi yazabiliriz” dedi.
Gazetecilik savaşın değil, barışın dili olabilir
Festivalin 5 Eylül’de Midilli Belediye Tiyatrosu'nda gerçekleştirilen “Barış İçin Habercilik” başlıklı buluşmasında Prof. Dr. Sevda Alankuş, gazeteci-yazar Barış İnce, Prof. Dr. Yorgos Pleios ve gazeteci-savaş muhabiri Pavlos Nerantzis konuştu. Söyleşide savaş dönemlerinde medyanın rolü, propaganda, dezenformasyon, milliyetçi haber dili, medya sahipliği ve barış gazeteciliğinin olanakları ele alındı.
Prof. Dr. Sevda Alankuş, geleneksel haberciliğin “iki tarafa eşit yer verme” anlayışının, güç ilişkilerinin eşitsiz olduğu koşullarda gerçek bir adalet sağlamayabileceğine dikkat çekti. Barış gazeteciliğini, hakları ihlal edilenlerden ve kamusal alanda sesini eşit biçimde duyuramayanlardan yana bir gazetecilik olarak tanımlayan Alankuş, “İyileştiriyorsa, görünür kıl” çağrısında bulundu. Türkiye ve Yunanistan’daki bağımsız gazetecileri, sivil toplum kuruluşlarını ve araştırmacıları buluşturacak sürdürülebilir bir iletişim ağı kurulmasını önerdi.
Prof. Dr. Yorgos Pleios, medyanın toplumları savaşa hazırlamakta ya da barışçıl çözümlere yöneltmekte belirleyici bir rol oynadığını vurgulayarak, “Savaşlara elitler karar verebilir; fakat savaşları halklar yapar ve sonuçlarına halklar katlanır” dedi. Pleios, karşı karşıya getirilen ülkelerdeki araştırmacı gazeteciler arasında ağlar kurulması ve savaşın siviller üzerindeki gerçek maliyetinin görünür kılınması gerektiğini belirtti.
Pavlos Nerantzis, savaşların cephede olduğu kadar bilgi ve iletişim alanında da yürütüldüğüne dikkat çekti. Propaganda, medya tekelleşmesi, sosyal medya algoritmaları ve yapay zekâyla üretilen sahte içeriklerin hakikate ulaşmayı giderek zorlaştırdığını söyleyen Nerantzis, “Savaşın ilk kurbanı gerçektir; silahlı bir çatışmada gerçek de bombalanır” ifadelerini kullandı.
Barış İnce ise reyting ve tıklanma odaklı medya düzeninin milliyetçiliği, provokasyonu ve ötekileştirmeyi beslediğini belirterek gazetecilerin halkları yalnızca siyasi liderler üzerinden değerlendirmemesi gerektiğini söyledi. İnce, gazetecilikte bakış açısının önemini “Nereye baktığınızdan çok, nereden baktığınız önemlidir” sözleriyle anlattı.
Söyleşinin ardından gazeteci ve belgeselci Osman Okkan ile Simone Sitte’nin hazırladığı, Hrant Dink cinayetini konu alan belgesel gösterildi.
Altı gün boyunca sinema, fotoğraf, müzik ve kamusal tartışmaları bir araya getiren 2. Uluslararası Midilli Barış Festivali, Ege’nin iki yakasından yükselen ortak bir çağrıyla tamamlandı: Halkların geleceğini savaş ve düşmanlık değil; diyalog, dayanışma ve birlikte yaşam iradesi belirlemelidir.
(Evrensel)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et