07.09.2026 12:25

İMO Adana Şubesinden köprü ve otoyolların özelleştirilmesine tepki: 'Ulaşım altyapısı sermayenin kâr alanına dönüştürülemez'

Köprü ve otoyolların işletme haklarının 30 yıllığına özel sermayeye devredilmesine tepki gösteren İMO Adana Şube Başkanı Hıdır Çak, “Ulaşım altyapısı ticari bir meta değildir. Temel ölçüt toplumun ihtiyaçları ve kamu yararı olmalıdır” dedi.

İMO Adana Şubesinden köprü ve otoyolların özelleştirilmesine tepki: “Ulaşım altyapısı sermayenin kâr alanına dönüştürülemez”

Fotoğraf: DHA (Temsili görsel)

Volkan Pekal
[email protected]


 

Adana — TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Adana Şube Başkanı Hıdır Çak, köprü ve otoyolların işletme haklarının 30 yıllığına özel sermayeye devredilmesine tepki gösterdi. Ulaşım altyapısının temel bir kamu hizmeti olduğunu belirten Çak, “Halkın ortak kaynaklarıyla oluşturulan bu altyapının özel sermayeye uzun yıllar boyunca gelir sağlayacak biçimde devredilmesi kamu yararına aykırıdır” dedi.

Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla daha önce özelleştirme programına alınan Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile Edirne-İstanbul-Ankara, Pozantı-Tarsus-Mersin, Tarsus-Adana-Gaziantep (TAG) ve Toprakkale-İskenderun otoyollarına Niğde-Pozantı Otoyolu, Gaziantep Çevre Otoyolu ve Bursa Çevre Otoyolu’nun Çağlayan Kavşağı-Yenişehir Kavşağı arasındaki kesimi de eklendi. Sürecin 31 Aralık 2031’e kadar tamamlanması öngörülüyor.

“Ulaşım altyapısı ticari bir meta değildir”

Kamu kaynaklarıyla oluşturulan ve gelir sağlayan ulaşım altyapısının özel sermayeye devredilmesine karşı çıkan Çak, “Ulaşım altyapısı ticari bir meta değildir. Karayolları, köprüler ve otoyollar, toplumun ekonomik ve sosyal yaşamının sürekliliğini sağlayan temel kamu hizmetleridir. Kamu hizmetlerinin sunumunda temel ölçüt özel sermayenin kârlılığı değil, toplumun ihtiyaçları ve kamu yararı olmalıdır” dedi.

Mülkiyetin kamuda kalmasının 30 yıllık işletme hakkı devrinin yaratacağı sonuçları ortadan kaldırmayacağını belirten Çak, “Bir ulaşım altyapısının uzun yıllar boyunca işletilmesi, geçiş gelirlerinin elde edilmesi, bakım ve yenileme kararlarının alınması özel bir işletmeye bırakıldığında bunun ulaştırma politikaları ve kamu kaynakları üzerinde uzun vadeli sonuçları olacaktır. Otuz yıllık bir işletme hakkı devri basit bir işletmecilik tercihi değildir” ifadelerini kullandı.

Karayolları Genel Müdürlüğünün (KGM) 2025 yılı verilerine dikkat çeken Çak, kurumun 28 milyar 606 milyon 942 bin 494 liralık öz gelirinin yüzde 82,5’inin yol, köprü ve tünel ücretlerinden oluştuğunu belirtti. Bu kalemden yaklaşık 23,6 milyar lira gelir elde edildiğini aktaran Çak, “Bu veriler, yol ve köprü gelirlerinin tamamının ‘kâr’ olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığını ancak söz konusu gelirlerin KGM’nin mali yapısında son derece önemli bir yer tuttuğunu gösteriyor” dedi.

Çak, özelleştirme kapsamındaki ulaşım altyapısının ekonomik değerinin belirlenmesinde yalnızca bugünkü gelirlerin ya da ihale bedelinin dikkate alınamayacağını söyledi. Trafik tahminleri, geçiş gelirleri, bakım ve yenileme maliyetleri ile gelecekte ihtiyaç duyulacak güçlendirme yatırımlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Deprem güvenliği bir maliyet kalemi değildir”

Özelleştirme sürecinin mühendislik ve can güvenliği açısından da değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Çak, “Köprüler, viyadükler, tüneller ve diğer karayolu yapıları sürekli mühendislik denetimi ve düzenli bakım gerektiren kritik altyapılardır. Özellikle deprem tehlikesinin yüksek olduğu ülkemizde gerekli güçlendirmelerin zamanında yapılması ticari bir tercih değil, doğrudan kamu ve can güvenliği sorumluluğudur” dedi.

Çak, işletme hakkı devredilecek yapılarda bakım, onarım, yapısal izleme, deprem performansı ve güçlendirme yükümlülüklerinin açık kriterlere bağlanması gerektiğini belirterek, “Maliyetleri azaltmak amacıyla bakım ve mühendislik hizmetlerinin ertelenmesine veya niteliğinin düşürülmesine izin verebilecek hiçbir işletme modeli kabul edilemez” diye konuştu.

“30 yıl sonra kamuya nasıl bir altyapı kalacak?”

Uzun süreli devirlerde sözleşmenin sonuna doğru bakım ve yenileme yatırımlarının azaltılması riski bulunduğunu söyleyen Çak, “Köprülerin, viyadüklerin, tünellerin ve yol altyapısının sözleşme sonunda sahip olması gereken asgari yapısal performans, kalan hizmet ömrü ve bakım koşulları ihale aşamasında açıkça tanımlanmalıdır. Kamu, 30 yılın sonunda yüksek bakım, yenileme ve güçlendirme maliyetleriyle karşı karşıya bırakılmamalıdır” dedi.

Otoyol ağının uzun süre özel işletmelere devredilmesinin KGM’nin mühendislik ve işletme kapasitesini de zayıflatabileceğini belirten Çak, kamunun rolünün yalnızca özel şirketlerle sözleşme yapan ve bunları denetleyen bir yapıya indirgenmemesi gerektiğini söyledi.

Çak, “Kamu; planlayan, projelendiren, işleten, denetleyen ve gerektiğinde doğrudan müdahale edebilecek teknik ve kurumsal kapasiteye sahip olmalıdır. KGM’nin mühendislik kadroları, teknik bilgi birikimi ve kamusal hizmet kapasitesi korunmalıdır” dedi.

“Ulaştırma politikası kârlılık üzerinden kurulamaz”

Türkiye’de yük ve yolcu taşımacılığının uzun yıllardır karayolu ağırlıklı olduğuna işaret eden Çak, demiryolu ve toplu taşımanın güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Çak, “Özel bir otoyol işletmecisinin ekonomik hedefi, işlettiği altyapıdan gelir elde etmektir. Kamunun ulaştırma politikasının hedefi ise daha fazla araç geçişi ve daha fazla ücret geliri yaratmak olamaz. Kamunun görevi toplum için güvenli, erişilebilir, ekonomik, çevresel açıdan sürdürülebilir ve bütüncül bir ulaşım sistemi oluşturmaktır” diye konuştu.

Özelleştirme sürecinde geçiş ücretlerinin nasıl belirleneceği, şirketlere araç geçişi veya gelir garantisi verilip verilmeyeceği, bakım ve deprem güçlendirme yükümlülüklerinin nasıl denetleneceği ve altyapının 30 yıl sonra kamuya hangi koşullarda teslim edileceği gibi soruların yanıtlanması gerektiğini belirten Çak, özelleştirme kararından vazgeçilmesi çağrısında bulundu.

Çak, “Köprü ve otoyollar başta olmak üzere tüm ulaşım altyapısı kamusal planlama, kamu yararı ve toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda yönetilmelidir” dedi.

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
07.09.2026 05:54

Sıcaklıklar 6 derece birden düşüyor: Meteoroloji'den Doğu Karadeniz'e sel, 4 bölgeye fırtına uyarısı

Yeni haftayla birlikte hava sıcaklıkları düşüşe geçiyor. Meteoroloji, Doğu Karadeniz'deki şiddetli sağanak ile Marmara ve Ege dahil 4 bölgedeki kuvvetli rüzgarlara karşı uyardı.

Sıcaklıklar 6 derece birden düşüyor: Meteoroloji'den Doğu Karadeniz'e sel, 4 bölgeye fırtına uyarısı

Fotoğraf: Nick Fewings/Unsplash

07.09.2026 11:36

Nafaka hakkı için yeni yasal düzenleme: Ekim ayında gündeme gelecek

Adalet Bakanı Akın Gürlek, boşanma davalarının uzamasını önlemeye yönelik tedbirler ile "süresiz nafaka"ya ilişkin yasal düzenlemelerin ekim ayında Meclis gündemine gelecek paket kapsamında hayata geçirilmesinin planlandığını açıkladı.

Nafaka hakkı için yeni yasal düzenleme: Ekim ayında gündeme gelecek

Fotoğraf: Bahar Emreoğlu/ Evrensel

07.09.2026 09:23

Altın haftaya düşüşle başladı: Gram, çeyrek, tam ve Cumhuriyet altını ne kadar?

Altın fiyatları yeni haftanın ilk işlemlerinde geriledi. Ons altın 4 bin 390 dolara kadar düşerken gram altın 6 bin 867 lira seviyesinde işlem gördü. Piyasalarda gözler, Fed’in faiz kararı öncesinde açıklanacak ABD enflasyon verisine çevrildi.

Altın haftaya düşüşle başladı: Gram, çeyrek, tam ve Cumhuriyet altını ne kadar?
07.09.2026 09:49

İsrail’in Lübnan saldırısında ikisi bebek, ikisi sağlık çalışanı 11 kişi öldü

İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyindeki Nebatiye kentinin Kefr Rumman beldesine düzenlediği saldırılarda 11 kişi hayatını kaybetti. Ölenler arasında iki bebek ve iki sağlık çalışanı bulunuyor. Saldırılarda 5 kişi de yaralandı.

İsrail’in Lübnan saldırısında ikisi bebek, ikisi sağlık çalışanı 11 kişi öldü
07.09.2026 12:08

BM ve Temiz Hava Koalisyonu'nun yeni raporuna göre; Temiz hava yatırımları milyonlarca hayatı ve ekonomiyi kurtarabilir

UNEP ve CCAC raporu, iklim krizi ve hava kirliliğiyle ortak mücadelenin her 1 dolara 15 dolar getiri sağladığını açıkladı. 25 maddelik önlem paketinin dünyada 144 milyon, Türkiye'de ise yılda 60 binden fazla erken ölümü önleyebileceği vurgulandı.

BM ve Temiz Hava Koalisyonu'nun yeni raporuna göre; Temiz hava yatırımları milyonlarca hayatı ve ekonomiyi kurtarabilir

Fotolar: Özer Akdemir, UNEP Raporu

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!