Sezgin Tanrıkulu Silivri’den seslendi: 'Darbe dönemlerinde dahi görülmemiş hak ihlalleri yaşanıyor'
Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Silivri Cezaevindeki ziyaretlerinin ardından yaptığı açıklamada, gece yarısına kadar süren duruşmalara, nezarethane koşullarına ve basın yasaklarına tepki gösterdi.
Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Silivri'deki Marmara Cezaevinde gerçekleştirdiği tutuklu ziyaretlerinin ardından duruşma şartları ve cezaevi koşullarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Duruşma salonlarında ve koğuşlarda ağır hukuksuzlukların yaşandığını belirten Tanrıkulu, mevcut uygulamaları olağanüstü hal ve sıkıyönetim dönemleriyle kıyasladı.
Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davalarının yürütüldüğü yeni duruşma salonundaki yargılama şartlarına değinen Tanrıkulu, tutukluların insan onuruna aykırı muameleye maruz kaldığını söyledi.
Yeni Parti Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Silivri'den seslendi:
— Evrensel Gazetesi (@evrenselgzt) September 6, 2026
"Darbe dönemlerinde dahi görülmemiş hak ihlalleri yaşanıyor"
"İnsanlar sadece 3-4 saatlik uykuyla, dört gün boyunca duruşmalara getiriliyor."
"Ağır işkence ve kötü muamele görmüş, bu nedenle ortopedik… pic.twitter.com/lTdY42tMbG
"3-4 saatlik uykuyla duruşmaya getiriliyorlar"
Duruşma periyotlarının tutuklular üzerinde fiziksel işkenceye dönüştüğünü ifade eden Tanrıkulu, mahkemedeki çalışma saatlerini şu sözlerle eleştirdi:
"Duruşmalar sabah 9.00, 9.30 gibi başlıyor, gece 12.00’de, 1.00’de, hatta bazen 2.00’de bitiyor. Duruşma gece 1.00’de bittiyse, tutuklunun buradan cezaevine götürülmesi ve kendi koğuşuna ulaşması en az bir saat sürüyor. Sonra uyuması gerekiyor. Sabah 6.00-7.00 gibi kalkıyor, saat 8.00’de kapısı çalınıyor ve yeniden buraya getiriliyor. Yani insanlar sadece 3-4 saatlik uykuyla, dört gün boyunca duruşmalara getiriliyor. Böyle insan bedenini yoran, insan onurunu zedeleyen, insan onuruna aykırı bir yargılama biçimi olamaz. Ama bu uygulama üç haftadır devam ediyor. Bütün uyarılara rağmen mahkeme bu tutumunu sürdürüyor."
Savunmaya müdahale, cezaevinde keyfi yasaklar
Açıklamasında adliye ve cezaevi idaresinin keyfi tutumlarına da dikkat çeken Tanrıkulu, tespit ettiği ihlallerini aktardı.
Tanrıkulu, duruşma salonunun alt katında kapı yüksekliği yarım metre civarında olan nezarethanede 40’tan fazla tutuklunun havasız ortamda bekletildiği belirtti ve "Sonra saatlerce süren duruşmalara çıkarılıyorlar ve duruşmanın ardından yeniden cezaevine götürülüyorlar" dedi.
Savunma hakkına yönelik kısıtlamalara "Böyle bir duruşma, yargılama düzeni olamaz" sözleriyle tepki gösteren Tanrıkulu, mahkeme başkanının avukatlara ve yargılananlara yönelik "Sus", "Otur", "Bunu soramazsın" şeklinde müdahalelerde bulunduğu aktardı. Tanrıkulu, "Avukatlar hakkında suç duyuruları yapılıyor, tehditler savruluyor. Sıkıyönetim mahkemelerinde, olağanüstü hal koşullarında, en ağır darbe dönemlerinde bile görülmemiş uygulamalar bugün burada yaşanıyor" dedi.
Cezaevindeki duruma da dikkat çeken Tanrıkulu, "Ortopedik terliğe ihtiyacı olan bir tutukluya, 'Bunu sana veremeyiz. Gözlem kurulu kararı gerekiyor' deniliyor. Dokusu bozulmuş, ağır işkence ve kötü muamele görmüş, bu nedenle ortopedik terliğe ihtiyaç duyan bir insanın en temel insani ihtiyacı bile çeşitli gerekçelerle karşılanmıyor" diye konuştu.
Kampüsteki bazı cezaevlerinde serbest olan bazı televizyon ve gazetelerin bazı bölümlerde yasaklandığı kaydeden Tanrıkulu, "Halk TV verilmiyor. BirGün Gazetesi verilmiyor. Sözcü Gazetesi verilmiyor. Sözcü TV verilmiyor. Bunların hiçbirinin hukuki ve objektif bir açıklaması yok. Tamamen keyfi uygulamalar söz konusu" dedi.
"Bu ağır koşullar herkes tarafından bilinmeli"
Cezası kesinleşse açık cezaevine çıkma hakkı bulunan tutukluların da tahliye edilmediğini hatırlatan Tanrıkulu, yaşanan tüm hak ihlallerini kamuoyunun gündeminde tutmaya ve hukuki sürecin takipçisi olmaya devam edeceklerini vurguladı.
Tanrıkulu, "Bu ağır koşullar herkes tarafından bilinmeli. Bilinmiyorsa biz anlatmaya devam edeceğiz. Anlatacağız, takip edeceğiz ve bunları kamuoyunun gündeminde tutacağız. Çünkü tarih bunları yazıyor. Hafızalar bunları kaydediyor. Bunlar silinmeyecek. Tarihte büyük zulümler yapanlar nasıl unutulmadıysa, bugün bu zulmün yaşanmasına neden olanlar da elbette unutulmayacak" dedi.
(Politika Servisi)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et