Doğu Akdeniz’de diri faylar: Enerji kaynakları ve ticaret rotaları üzerinde gerilim
Kıbrıs, Doğu Akdeniz’deki güç mücadelesinin önemli düğüm noktalarından biri. İsrail’in Doğu Akdeniz’de çıkardığı gazın Avrupa pazarlarına ulaştırılması ve Yunanistan’ın enerji merkezi olma hedefi bu üç ülkenin ilişkilerini güçlendirdi.
Ali Reyhan
[email protected]
Türkiye-İsrail ilişkilerindeki gerilim Gazze ve Suriye’nin ötesine taşınıyor. İsrail-Yunanistan-Güney Kıbrıs hattında enerji ve askeri iş birliği derinleşirken Türkiye, Kuzey Kıbrıs ve Libya üzerinden kendi Doğu Akdeniz hattını güçlendirmeye çalışıyor. Enerji kaynakları ve ulaşım yolları üzerindeki rekabet, bölgeyi yeni bir silahlanma ve güç mücadelesi alanına dönüştürüyor.
İsrail’in Yunanistan ve Güney Kıbrıs ile geliştirdiği ilişkiler, Türkiye’nin KKTC üzerinden yürüttüğü politikalar, enerji projeleri, deniz yetki alanları ve artan silahlanma bölgedeki yeni saflaşmanın parçalarını oluşturuyor.
Gazze’de İsrail’in yürüttüğü soykırım ile birlikte Ankara ile Tel Aviv arasındaki siyasi gerilim daha da büyürken, iki ülkenin Doğu Akdeniz’de farklı ittifaklar içerisinde konumlanması da belirginleşiyor.
Asıl bakılması gereken, enerji kaynakları, enerji nakil yolları, savunma sanayisi ve bölgesel ticaretin hangi sermaye gruplarının çıkarları doğrultusunda şekillendiği ve bu rekabetin emekçiler açısından ne anlama geldiği.
Kıbrıs, Doğu Akdeniz’deki güç mücadelesinin en önemli düğüm noktalarından biri. İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs arasındaki ilişkiler son yıllarda enerji alanından savunmaya kadar genişledi. İsrail’in Doğu Akdeniz’de çıkardığı gazın Avrupa pazarlarına ulaştırılması, Kıbrıs’ın Avrupa enerji ağına bağlanması ve Yunanistan’ın enerji merkezi olma hedefi bu ilişkileri güçlendirdi.
Great Sea Interconnector projesi
Bunun güncel örneklerinden biri Great Sea Interconnector. Proje, Kıbrıs ile Yunanistan arasında denizaltından elektrik bağlantısı kurulmasını, daha sonraki aşamada ise İsrail’in sisteme bağlanmasını öngörüyor. Avrupa Birliği projeye finansal ve siyasi destek veriyor.
Kağıt üzerinde bir elektrik altyapısı projesi olan bu bağlantı, Doğu Akdeniz’deki siyasi gerilimlerden bağımsız değil. Çünkü projenin güzergahı Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları konusundaki tezleriyle çakışıyor.
Doğu Akdeniz’de yaşanan değişimin önemli yanlarından biri, enerji iş birliği ile askeri iş birliğinin giderek birbirine bağlanması. 31 Ağustos’ta İsrail ile Yunanistan arasında yaklaşık 3 milyar avroluk hava savunma anlaşması imzalandı. İsrail, Gazze’de ve bölgede yürüttüğü savaşlarda geliştirdiği ve kullandığı askeri teknolojileri aynı zamanda önemli bir ihracat sektörüne dönüştürüyor. Yunanistan ise askeri kapasitesini büyütürken İsrail savunma sanayisinin müşterilerinden biri haline geliyor.
Doğu Akdeniz’deki tabloyu yalnızca İsrail’in ya da Yunanistan’ın Türkiye’yi “kuşatması” şeklinde okumak da yetersiz. Türkiye de bölgedeki güç mücadelesinin aktif taraflarından biri. Ankara’nın KKTC ile ilişkilerini enerji altyapısı üzerinden güçlendirme çabası da buna işaret ediyor.
‘Mavi Vatan’ ve Türkiye’nin yetki alanı
Türkiye ile KKTC arasında planlanan doğalgaz boru hattının yaklaşık 101 kilometre olması ve hattın Türkiye’den KKTC’ye deniz altından uzanması öngörülüyor. Proje KKTC’nin enerji ihtiyacına yönelik bir altyapı yatırımı olarak sunulsa da siyasi anlamı daha geniş. Ankara, Kıbrıs’ın kuzeyini kendi enerji ve ulaşım ağları içerisinde daha fazla bütünleştirerek Doğu Akdeniz’deki tezlerini güçlendirmeye çalışıyor. Türkiye’nin Libya ile imzaladığı deniz yetki alanları anlaşması da aynı stratejinin başka bir ayağını oluşturuyor.
Türkiye’nin Doğu Akdeniz politikasının temel kavramlarından biri haline gelen “Mavi Vatan”, Türkiye’nin Ege, Akdeniz ve Karadeniz’deki deniz yetki alanlarını bir bütün olarak ele alan jeopolitik bir yaklaşımı ifade ediyor. Mavi Vatan yaklaşımında temel mesele, Türkiye’nin kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge olarak gördüğü alanlardaki haklarının korunması ve özellikle Doğu Akdeniz’de enerji kaynakları ile deniz ulaşım güzergahları üzerindeki söz hakkının güçlendirilmesi.
“Mavi Vatan”ın yalnızca bir deniz hukuku tartışması olmadığı da görülüyor. Kavram, Türkiye’nin bölgesel güç olma iddiasını, donanma yatırımlarını ve Doğu Akdeniz’deki enerji rekabetini aynı stratejik çerçevede birleştiriyor. Bu nedenle Mavi Vatan, bir yandan Türkiye’nin deniz yetki alanlarına ilişkin taleplerini, diğer yandan enerji kaynakları ve ticaret yolları üzerinde devletler ve sermaye grupları arasındaki rekabetin askeri ve jeopolitik boyutunu ortaya koyuyor.
Kıbrıs’ta bölünmüşlük, bölgede rekabet
Kıbrıs sorunu ise bütün bu gelişmelerin tarihsel zeminini oluşturuyor. Adanın bölünmüşlüğü, iki toplumun ortak yaşamını ve kaynakların ortak kullanımını zorlaştırırken, emperyalist güçlerin ve bölge devletlerinin müdahalesine de alan açıyor. Enerji kaynaklarının paylaşımı ve deniz yetki alanları konusunda yaşanan anlaşmazlıklar, Kıbrıs sorununu yalnızca ada içindeki bir sorun olmaktan çıkarıyor. İsrail-Güney Kıbrıs-Yunanistan ilişkilerinin gelişmesi ile Türkiye-KKTC ilişkilerinin daha da kurumsallaşması, Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’deki güç mücadelesindeki önemini artırıyor.
Bu denklemde Kıbrıs halklarının çıkarı ise devletlerin ve şirketlerin çıkarları arasında geri plana itiliyor. Oysa Doğu Akdeniz’in enerji kaynakları ve ulaşım hatları, bölge halklarının ortak refahına hizmet edebilecek kaynaklar olarak da düşünülebilir. Bunun yerine enerji kaynakları ve altyapılar, devletlerin nüfuz alanlarını genişletme ve şirketlerin kârlarını büyütme mücadelesinin parçası haline getiriliyor.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et