Yağmurun ülkesinde kuraklık alarmı: Birleşik Krallık iklim değişikliğiyle yüzleşiyor
Birleşik Krallık, son beş yılda üçüncü kez kuraklıkla karşı karşıya kaldı. Hidroloji uzmanı Dr. Murgatroyd, iklim değişikliğiyle birlikte aşırı hava olaylarının sıklaştığına dikkat çekerek su yönetiminde kalıcı önlemler alınması gerektiğini belirtti.
Fotoğraf: DHA
Özer Akdemir
[email protected]
Çanakkale — Birleşik Krallık, genellikle bol yağış alan iklimiyle tanınsa da bu yıl tarihinin en ciddi kuraklık dönemlerinden birini geçirdi. Kış ve ilkbahar aylarında barajların dolmasını sağlayan yoğun yağışlara rağmen, nisan ayından temmuz ayına kadar süren olağanüstü kuraklık ülkeyi derinden etkiledi.
Birleşik Krallık'ta beş yılda üç kuraklık
Newcastle Üniversitesi'nden hidroloji uzmanı Dr. Anna Murgatroyd, son beş yıl içinde üçüncü kez bu tarz bir durumla karşılaşıldığını ifade etti. Murgatroyd, yağışlı kışların ardından gelen aşırı kurak yaz döngüsünün arkasında iklim değişikliğinin yattığını dile getirdi.
Murgatroyd’a göre bu yılki kuraklığı önceki yıllarda yaşananlardan daha yıkıcı kılan en büyük etken, durumun uzun süreli ve sıcak hava dalgalarıyla çakışması oldu. Geçmiş yıllarda yaşanan kuraklıklar daha bölgesel kalırken, bu yıl İngiltere ve Galler genelinde sıcaklıkların günlerce 30 derecenin üzerine çıkması insan sağlığı ve refahı için büyük tehdit oluşturdu. Atmosferdeki sera gazı emisyonlarının artması nedeniyle eskiden çok nadir görülen bu tür birleşik aşırı hava olayları artık hayatın bir parçası haline geliyor.
Dr. Anna Murgatroyd
Aşırı sıcaklar ekosistemi ve insan sağlığını tehdit ediyor
Yaşanan bu aşırı hava koşulları doğal yaşamı ve ekosistemleri de ağır biçimde etkiliyor. Su seviyeleri kritik sınırların altına inen nehirlerin bazılarının tamamen kuruma noktasına geldiği gözlemlendi. Topraktaki nem oranının sıfırlanması ve bitki örtüsünün tamamen kuruması ise ülke genelinde çok sayıda orman yangınının çıkmasına ve hızla yayılmasına zemin hazırladı. Bu durum sadece doğayı değil, tarlalardaki ürünlerini sulayamayan ve mahsullerini kaybetmek istemeyen çiftçileri de çaresiz bıraktı. Tarımdaki bu kayıplar gıda güvenliğini tehlikeye sokarken, taze meyve ve sebzede dışa bağımlılığın artmasıyla birlikte gıda fiyatlarının yükselmesine yol açıyor.
Sadece yeni altyapı inşa etmek yeterli görünmüyor
Doktora çalışmasında Londra su sisteminin dayanıklılığını araştıran Dr. Murgatroyd, sorunun çözümünün sadece yeni su kaynakları aramaktan veya barajlar inşa etmekten geçmediğini belirtiyor. Ülkede en son barajın 1992 yılında inşa edildiğini hatırlatan uzman, su şirketlerinin altyapı yatırımlarını artırması yönünde güçlü bir kamuoyu baskısı olduğunu söylüyor. Ancak kalıcı bir çözüm için tüketim alışkanlıklarının değişmesi ve su talebinin yönetilmesi gerekiyor. Evlere su sayaçlarının kurulması, yeni konutlarda su tasarruflu teknolojilerin zorunlu tutulması ve eski borulardaki yüksek sızıntı oranlarının düşürülmesi gibi adımlar, yağmurun ülkesinin gelecekteki kuraklıklara hazırlanmasına yardımcı olacak çözümler arasında yer alıyor.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et