Hacettepe'de öğrenciyi yaraladığı iddia edilen güvenlik görevlisine cezasızlık zırhı: İtiraz da reddedildi
Hacettepe'de bir öğrenciye çelme takıp omurgasına bastırarak yaraladığı iddia edilen güvenlik görevlisi hakkındaki takipsizlik kararı kesinleşti. Kamera kayıtları ve raporların göz ardı edildiğini belirten avukatın karara yaptığı itiraz reddedildi.
Fotoğraf: ANKA
Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsünde, 17 Ekim 2025'teki bir etkinlik sırasında, öğrenci A.K'yi çelme takarak yere düşürdüğü, üzerine diziyle bastırarak yaraladığı ve hakaret ettiği gerekçesiyle hakkında suç duyurusu başlatılan özel güvenlik görevlisi aklandı, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi. Bu karara sunulan itiraz da reddedildi.
ANKA'dan Esra Tokat'ın haberine göre, Hacettepe Üniversitesi öğrencisi A.K'nin avukatının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği suç duyurusu dilekçesinde, A.K'nin 17 Ekim 2025 tarihinde üniversitede düzenlenen etkinlik sırasında özel güvenlik görevlileri ile öğrenciler arasında yaşanan arbedede yaralandığı belirtildi. Olayların ardından üniversite kampüsüne çevik kuvvet ekiplerinin geldiği ve öğrencilere müdahale ettiği anlatılan dilekçede, şikayetçi A.K'nin etkinliğin yapılamayacağını anlaması üzerine alandan ayrılmak istediği, bu sırada çevik kuvvet polislerinin kendisine "Buradan geçemezsin, ters istikametten alandan ayrıl" dediği anlatıldı.
Çelme takıldı iddiası
Şikayetçi öğrencinin polislerin yönlendirmesi doğrultusunda ters istikamete yöneldiği sırada küçük bir öğrenci grubu ile çevik kuvvet polisleri arasında arbede çıktığını gördüğü ve olayların arasında kalmamak için koşarak uzaklaşmak istediği ifade edilen dilekçede, öğrencinin bu sırada özel güvenlik görevlisi tarafından çelme takılarak yere düşürüldüğü ifade edildi.
Öğrencinin yere düşmesinin ardından güvenlik görevlisinin öğrencinin başını kaldırıma koyduğu ve omurgasına diziyle bastırdığı belirtilen dilekçede, bu müdahalenin öğrencinin omurgasında zedelenmeye neden olduğu ve öğrenciye hakaret ettiği belirtildi, güvenlik görevlisi hakkında "Kasten yaralama" ve "Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçlarından kamu davası açılması istendi.
Başvuruda, öğrencinin etkisiz halde yerde acı içerisinde beklediği sırada olay yerine gelen çevik kuvvet polislerinin özel güvenlik görevlisinin elinden öğrenciyi aldığı ifade edildi. Dilekçede, polislerin güvenlik görevlisine "Burada böyle müdahale olmaz, uzaklaş derhal" diyerek tepki gösterdiği, öğrencinin daha sonra gözaltı aracına bindirildiği anlatıldı.
"Omurgasındaki hasar hastanede tespit edildi"
Dilekçede, A.K'nin omurgasında oluşan hasarın gözaltına alındıktan sonra götürüldüğü Gazi Mustafa Kemal Mesleki ve Çevresel Hastalıklar Hastanesinde tespit edildiği bildirilerek, öğrencinin gözaltına alınan kişiler arasında hastaneden en son çıkan kişi olduğu belirtildi.
Başsavcılıktan takipsizlik kararı
Soruşturma kapsamında ifadesi alınan güvenlik görevlisi ise A.K'yi yaraladığı iddiasını kabul etmedi. Takipsizlik kararında yer alan savunmasına göre güvenlik görevlisi, olay günü rektörlük kısmına doğru yürüyüş gerçekleştirildiği sırada polislerin öğrencileri dağılmaları konusunda uyardığını, öğrencilerin dağılmaması üzerine çevik kuvvet ekiplerinin müdahalede bulunduğunu öne sürdü.
Güvenlik görevlisi, şikayetçinin gözaltına alınacağını anlayarak kaçmaya çalıştığını, polislerden birinin "Kaçıyor, yakalayın" şeklinde seslenmesi üzerine öğrencinin peşinden gittiğini iddia etti. Öğrencinin kaçarken kaldırımın köşesine düştüğünü öne süren güvenlik görevlisi, ardından öğrenciyi tuttuğunu ve polis ekiplerinin öğrenciyi gözaltına aldığını öne sürdü.
Başsavcılık "Kesin ve inandırıcı delil yok" dedi
Başsavcılık, soruşturma kapsamında A.K'nin özel güvenlik görevlisi tarafından yaralandığı iddiasını doğrulayacak yeterli ve kesin delil bulunmadığı değerlendirmesini yaptı.
Takipsizlik kararında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Başhekimliğinden alınan Adli Tıp Kurulu raporuna atıf yapıldı. Raporda, olay sonucunda öğrencinin vücudunda ekimoz, abrazyon veya lacerasyon gibi travmatik lezyonların tanımlanmadığı belirtildi.
Savcılık, güvenlik görevlisinin savunması, Adli Tıp Kurulu raporu ve dosyada bulunan diğer bilgi ve belgeleri birlikte değerlendirerek, şüphelinin öğrenciye yönelik yaralama fiilini gerçekleştirdiğine ilişkin "Her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil" elde edilemediği sonucuna vardı. Bu gerekçeyle güvenlik görevlisi hakkında kamu davası açılmasına yer olmadığına karar verildi.
"Kamera kayıtları dikkate alınmadı"
Öğrencinin avukatı Eren Gönen, takipsizlik kararına itiraz etti. İtirazda, öğrencinin olay sırasında yaralandığı yönündeki iddialarının yanı sıra hastane kayıtları, tanık anlatımları ve olay yerindeki kamera kayıtlarının dikkate alınması gerektiği vurgulandı. Avukat Gönen, suç duyurusunda da belirtilen olayın oluş şekline dikkat çekerek, güvenlik görevlisinin A.K'ye çelme takarak düşürdüğünü, yere düşmesinin ardından omurgasına diziyle bastırdığını ve bu müdahale sonucunda öğrencinin yaralandığını ifade etti.
İtiraz da reddedildi
İtiraz üzerine dosyayı inceleyen Ankara 10'uncu Sulh Ceza Hakimliği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 5 Haziran 2026 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının dayandığı gerekçelerin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine hükmetti.
(Haber Merkezi)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et