İBB davasının 74'üncü gününde Murat Kapki kürsüde: 'Binali Yıldırım'ın afişlerini ben astırdım'
İBB davasında tahliye talepleri sürerken, eski Kültür A.Ş. Genel Müdürü Serdal Taşkın hakkındaki iddiaları yalanlayıp beraat istedi. Etkin pişmanlık ifadesini geri çeken Murat Kapki ise 2019 seçimlerinde panolarını AKP'ye tahsis ettiğini söyledi
Fotoğraf: Evrensel
Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu 414 sanıklı İBB davası, Silivri’deki yeni duruşma salonunda 74’üncü gününde devam ediyor. Bu hafta görülen davada, tutuklu sanıklar tahliye talebinde bulunmaya devam ediyor.
Bugün görülen duruşmada ilk sözü İBB Kültür A.Ş. eski Genel Müdürü Serdal Taşkın aldı. Hakkında suçlama yapılan ihalelere ilişkin 2014 senesinden beri aynı yöntemin kullanıldığını ve Sayıştay’ın denetimlerinde herhangi bir sorun görüldüğüne dair bilgi yer almadığını vurgulayan Taşkın, "İtirafçı sanıklardan Umut Şenol'un beni suçladığı metrobüs ihalesi 2022'de düzenlendi, o tarihte emekliydim. Eyüp Subaşı'nın hakkımdaki iddialarına gelince: bakıma muhtaç oğlunu ve eşini düşünerek böyle bir beyan vermiştir. Belirttiği tarihlerde ben Kültür A.Ş.'de değildim" ifadelerini kullandı.
Kültür AŞ'de toplam 13 ay görev aldığını ancak bu görevinden dolayı 18 aydır tutuklu olduğunu belirten Taşkın, önce tahliyesini sonra ise beraatını talep etti.
"Etkin pişmanlık kapsamında verdiğim ifadeyi geri çekiyorum"
Taşkın’ın ardından söz alan reklamcı Murat Kapki, tahliye talebinde daha önce etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeleri geri çektiğini hatırlattı. Kapki, “Savcıların yönlendirmesiyle itirafçı oldum. Daha önce etkin pişmanlık kapsamında verdiğim ifadeleri geri çekiyorum” dedi.
Hakkındaki örgüt üyeliği suçlamasına ilişkin Kapki, kendisine isnat edilen örgütün amaçlarından birinin Ekrem İmamoğlu’nun seçimi kazanmasını sağlamak olduğunu belirterek, kendisinin bunun aksine 2018, 2019 ve 2024 seçimlerinde işlettiği reklam mecralarını AKP ve adaylarına seçim kampanyaları için ücretsiz kullandırdığını söyledi.
"Binali Yıldırım'ın afişleri benim panolarıma asıldı"
2019 seçimlerinin ardından İstanbul’da yer alan “Teşekkürler İstanbul” ifadesinin yer aldığı Binali Yıldırım’ın afişlerine değinen Kapki, “Ben nasıl bir örgüt üyesiyim ki Ekrem İmamoğlu'na karşı savaşıyorum. 2019'da seçim kaybedildikten sonra 'Teşekkürler İstanbul' diye afişler asıldı. O benim panolarımdı. Ben CHP'li de değilim. Herkes bunu biliyor. En çok da AK Parti yöneticileri bunu bilir” ifadelerini kullandı.
İlgili seçimlerin tamamlanmasıyla birlikte AKP İstanbul İl Teşkilatı’na çağrıldığını aktaran Kapki, partililerin kendisine desteklerinden dolayı teşekkür ederek "Sana nasıl bir kolaylık sağlayabiliriz? Bize büyük katkın oldu" dediklerini ileri sürdü.

Murat Ongun’un yöneticisi konumunda bulunduğu savını reddeden Kapki, aralarındaki çekişmeli bağı "Biz onunla adeta kediyle köpek gibiyiz, böyle birinin benim yöneticim olması imkânsız" diyerek tarif etti.
Yöneltilen rüşvet suçlamalarına karşı çıkan Kapki, cezaevinde tutulma gerekçesini sorgulayarak "Rüşvet iddiasıyla cezaevine girdim fakat hazırlanan iddianamede rüşvete dair hiçbir suçlama yer almıyor, tutukluluğumun sürmesini anlayamıyorum" tepkisini gösterdi.
Herhangi bir suça iştirak etmediğini kanıtlayabileceğini belirten Kapki, savcılığa seslenerek "Ben suçsuzluğumu ortaya koyabilirim; peki siz bunun zıddını, yani suça bulaştığımı somut olarak kanıtlayabilecek misiniz?" ifadelerini kullandı. Hakkında yürütülen operasyonu İsmail Kaan vasıtasıyla haber aldığında ABD'de olduğunu dile getiren Kapki, verilemeyecek hiçbir hesabı ve işlediği bir suç bulunmadığı için Türkiye’ye kendi rızasıyla döndüğünü kaydetti.
"Ölmemi mi bekliyorsunuz?"
Sanık kürsüsüne gelen reklam ajansı sahibi Şeyhmus Sarıboğa hakkındaki suçlamaları reddederek, "İBB ile hiçbir alakam yok. Şirket açmak suç mu? Hep emekçi mi kalalım? Benim işlediğim suçum şirket maaşları mı, şirket mi devralmışım? Hiçbir ticari hayatım da olmadı. Hep çalışan birisiyim" dedi. Şeker hastası olduğunu belirten Sarıboğa, 15 aydır kaldığı cezaevinde günde üç doz insülin iğnesi vurulduğunu ancak koğuşundaki buzdolabı sıkıntısından dolayı soğuk tutulması gereken iğnelerinin sayısını azaltmak zorunda kaldığını aktardı. Yoğun sağlık sorunları yaşadığını belirten Sarıboğa, "Burada kendimi acındırmak için söylemiyorum bunları sayın başkanım, ölmemi mi bekliyorsunuz? Artık kaldıramıyorum. Bedenen bittim. Ciddi derecede artık kaldıramıyorum. Yani ne sağlık olarak ne psikolojik olarak kaldırabiliyorum" ifadelerini kullandı. Konuşması esnasında fenalaşan Sarıboğa, bir tutuklunun yardımıyla aşağı indirildi. Sarıboğa, jandarma eşliğinde salondan çıkarıldı.
Sarıboğa’nın tahliye talebinin akabinde ilk duruşmadaki savunmasında, verdiği etkin pişmanlık ifadelerini ailesiyle tehdit edildiği için zorla verdiğini açıklayan reklamcı Vedat Şahin'in avukatı Muhittin Arık tahliye talebinde bulundu. Arık'ın talebinin akabinde duruşmaya ara verildi. Ekrem İmamoğlu, salondan ayrılırken izleyici kısmına seslenerek “Tüm aileleri sevgiyle kucaklıyorum, öpüyorum hepinizi, hoş geldiniz. İnşallah güzel haberler alırız” diye konuştu.
"Hiçbir şirkette imza yetkim yok, makamım yok, katım yok"
Verilen ara sonrası reklamcı Murat Kapki'nin muhasebecisi Sinan Sepetçi de tahliye talebinde bulundu. “Bir maaşla çalışan bir muhasebecinin burada ne işi var. Bir muhasebeci ne yapmış olabilir?” diyen Sepetçi, "Ben sadece iki evladın babası, eşimin yoldaşı ve sıradan, standart, vasat, bir maaşla çalışan bir muhasebeciyim. Ve burada olması, yani hala burada bulunması en abes kişilerden biriyim. Hiçbir şirkette imza yetkim yok. Bir makamım yok. Bir katım yok. Bir payım yok. 16 aydır bir işim ve maaşım da yok" ifadelerini kullandı.
Sepetçi “Bu kişilerin hiçbir beyanları, şirketleri bu dosyayla alakalı değil. Benimle alakalı değil, belediyeyle alakalı değil. Ben zaten bildiğim şeyleri söylüyorum ama kusura bakmayın. Ben bugün son kez vicdanınıza seslenmek istiyorum” diye konuştu.
"Ayrıcalık istemiyorum, hakkım olan tahliyemi sağlamanızı istiyorum"
Sepetçi, “16 aydır kapalı görüşlerde oğlumun, kızımın dikkatini çekebilmek için hareketler yapıyorum. Bir hayvanat bahçesindeki hayvanlar gibi. O çocukların ilgisini çekebilmek için, güldürebilmek için, bir tebessüm edebilmeleri için garip garip hareketler yapıyorum camın arkasında. Ben sizden ayrıcalık istemiyorum. Ben sadece hakkımı, hakkım olan tahliyemi sağlamanızı istiyorum. Artık yeter. Gerçekten artık yeter” dedi.
Sepetçi'nin avukatı İbrahim Burak Eskici ise müvekkilinin tutukluluk süresine ilişkin “Geçen hafta bazı tutuksuz sanıklar davete rağmen gelmedi. Bu kişiler müvekkilimin ve diğer sanıkların tutukluluk hallerini uzatıyor. Üstelik bu kişiler, müvekilimden daha çok suçla yargılanıyorlar” diyerek tepki gösterdi.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et