Diyarbakır’dan 1 Eylül mesajı: Barışın dilini kurmak herkesin görevidir
Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde gerçekleştirilen 1 Eylül Dünya Barış Günü yürüyüşünde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Diyarbakır’dan Edirne’ye barış köprüsünü kurmak için kenetlendik” dedi.
Elif Ekin Saltık
[email protected]
Demokratik Kurumlar Platformu, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla Diyarbakır’da kitlesel bir yürüyüş gerçekleştirdi. NCity AVM önünden başlayıp Ofis AZC Plaza’ya kadar süren yürüyüş, ‘Özgür Önderlikle barışa yürüyoruz’ şiarıyla düzenlendi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğlulları, siyasi parti ve kitle örgütü temsilcileri ile yüzlerce yurttaşın katıldığı eylemde, Kürt sorununun çözümü ve barış talepleri öne çıktı. Kürtçe ve Türkçe pankartların taşındığı yürüyüşte, kitle sık sık ‘Bijî aşitî’ (Yaşasın barış), ‘Jin, jiyan, azadî’ ve barış talebini haykıran sloganlar attı. Akşam saatlerinde telefon flaşlarının yakılmasıyla renkli görüntülerin ortaya çıktığı yürüyüşün ardından AZC Plaza önünde basın açıklaması yapıldı.
Açıklamada ilk sözü alan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Diyarbakır İl Eş Başkanı Ahmet Doğan, Kürt halkının barış konusundaki ısrarına dikkat çekerek, ‘Biz barış isteyen bir toplumuz. Yüz yıllardır statüsüz bir şekilde bugüne kadar geldik. Bugünden sonra başarıya ulaşacağız, kimse şüpheye düşmesin’ ifadelerini kullandı.
“Barış; adalet, eşitlik ve emek demektir”
Daha sonra söz alan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, konuşmasına kitleyi selamlayarak başladı. Mücadelenin ve barışın kenti Diyarbakır’dan bütün Türkiye’ye ve dünyaya seslendiklerini belirten Hatimoğulları, Nelson Mandela’nın “Barış sadece silahların susması değil, barış adalettir” sözüne atıfta bulunarak şunları kaydetti: “Bizler de bu görüşe tamamen katılıyoruz. Barış; adalet demektir, demokrasi demektir, eşit kardeşlik demektir. Barış, bir Kürt’ün ana diliyle eğitim görebilmesi, özgürce bütün halkların ana dilini konuşması demektir. Hiçbir gazetecinin, aydının, siyasetçinin hapiste olmaması demektir. Barış demek; maden işçisinin maaşını alabilmesi, evine sıcak bir ekmek götürebilmesi demektir. Gençlerin bu ülkede geleceğinin olması, kadın cinayetlerinin olmadığı, kadına yönelik şiddetin bittiği bir ülke demektir.”

“Acıları yarıştırmayacağız, barış köprüsü kuracağız”
Kalıcı barışın yolunun demokrasiden, demokrasinin inşasının yolunun ise kalıcı barıştan geçtiğini vurgulayan Hatimoğulları, barışın aktif ve cesur bir irade gerektirdiğini söyledi. Toplumun her kesimini barışın dilini kurmaya davet eden Hatimoğulları, Barış Anneleri’nin mücadelesine dikkat çekti: “Bizler hiçbir zaman acıları yarıştırmadık. Barış annelerinin, evladını yitirmiş annelerin bütün Türkiye’ye bir mesajı var: ‘Bizler ne gerilla annesi olarak ne de asker annesi olarak artık bu topraklarda gözyaşı dökmek istemiyoruz.’ Anaların gözyaşının rengi aynıdır. Beyaz tülbentli Barış Anneleri, bütün acılarına rağmen ellerini barış için herkese uzatıyorlar. Amed’in göbeğinden annelerimiz, bütün Türkiye halklarına elini uzatıyor ve Diyarbakır’dan İstanbul’a, Edirne’ye kadar barış köprüsünü kurmak için kenetlenmiş durumda.”
“Ortadoğu ve dünya için barış”
Dünyada ve özellikle Ortadoğu’da tırmanan savaş ve çatışmalara da değinen Hatimoğulları, Türkiye’nin iç barışını sağlarken bölge barışına da öncülük etmesi gerektiğini ifade etti:
“Türkiye’de iç barışı, bölgede ve dünyada barışı savunuyoruz. Bunun için en güçlü şekilde bir enternasyonalist barış hareketini inşa etmek dışında bir seçeneğimiz yoktur. Biz barışı savunanlar, savaşları çıkaranlardan çok daha güçlüyüz. Yeter ki bir arada olalım, kenetlenelim. Karşımıza hangi provokasyonlar çıkarsa çıksın, barış konusunda kararlı olmaya ve mücadele etmeye devam edeceğiz.”
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et