İzmir'de 1 Eylül yürüyüşü: 'Savaşa ve sömürüye karşı barışı büyütelim'
İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla düzenlediği yürüyüş ve basın açıklamasında savaşlara, işgallere, militarizme ve sömürüye karşı halkların kardeşliği ile kalıcı barış çağrısı yaptı.
Fotoğraf: Evrensel
İzmir - İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla düzenlediği yürüyüş ve basın açıklamasında savaşlara, işgallere, militarizme ve sömürüye karşı halkların kardeşliği ve kalıcı barış çağrısı yaptı. Eylemde Alsancak ÖSYM önünde toplananılırken “Yaşasın barış, Biji aşiti”,, “Savaşa hayır, barış hemen şimdi”, “Savaşa değil eğitime bütçe” ve “Savaşa değil sağlığa bütçe” sloganlarıyla Türkan Saylan Kültür Merkezi önüne yürüdü.
Burada ortak basın açıklamasını İzmir Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Gamze Şimşek okudu. Açıklamanın ardından Gündoğdu Meydanı’na yürünerek denize karanfil bırakıldı.
“Savaşların arkasında ekonomik ve siyasi çıkarlar var”
1 Eylül’ün üzerinden 87 yıl geçmesine rağmen dünyanın farklı bölgelerinde savaşların ve çatışmaların sürdüğüne dikkat çeken Şimşek, Ukrayna, Filistin ve Sudan başta olmak üzere çok sayıda bölgede halkların ağır bedeller ödediğini belirtti.
Savaşların yalnızca halklar arasındaki düşmanlıklar, dini ve etnik farklılıklar ya da tarihsel anlaşmazlıklarla açıklanamayacağını vurgulayan Şimşek, savaşların arkasındaki ekonomik ve siyasi çıkarlara dikkat çekti. Şimşek, “Savaşların arkasında ekonomik ve siyasi çıkarlar, enerji kaynakları, pazarlar, silah ticareti, jeopolitik hesaplar, emperyalist güç mücadeleleri ve sermayenin sınırsız büyüme arayışı vardır” dedi.
Dünyada milyonlarca insanın yoksulluk ve açlıkla mücadele ettiği bir dönemde silahlanmaya trilyonlarca dolar kaynak ayrılmasının tesadüf olmadığını belirten Şimşek, savaşlardan en fazla yoksulların, emekçilerin, çocukların ve kadınların etkilendiğini söyledi. Şimşek, buna karşın silah tekelleri, enerji şirketleri ve savaş ekonomisinden beslenen sermaye gruplarının büyümeye devam ettiğini ifade etti.
“Gerçek barış, silahların susmasından ibaret değil”
Fotoğraf: Evrensel
Gerçek barışın yalnızca silahların belli bir süre susması olarak görülemeyeceğini dile getiren Şimşek, “Gerçek barış; insanların açlığa, yoksulluğa, işsizliğe, sömürüye ve güvencesizliğe mahkûm edilmediği; halkların birbirine düşmanlaştırılmadığı; bütün insanların eşit, özgür ve onurlu bir yaşam hakkına sahip olduğu bir toplumsal düzeni gerektirir” ifadelerini kullandı.
Barış mücadelesinin halkların kardeşliği ve enternasyonal dayanışmayla güçlenebileceğini söyleyen Şimşek, Türkiye’de yaşayan farklı halkların eşit ve özgür yurttaşlar olarak bir arada yaşamasının önemine dikkat çekerek, “Halkların kardeşliği, yalnızca savaşın olmadığı bir düzeni değil; savaşları doğuran koşulların ortadan kaldırılmasını da ifade eder” dedi.
“Barış talebimizi demokrasi ve sosyal adaletten ayrı görmüyoruz”
Barış ile demokrasi ve sosyal adalet arasında doğrudan bir bağ bulunduğunu belirten Şimşek, emekçilerin söz ve karar sahibi olduğu, toplumsal zenginliklerin toplumun ihtiyaçları doğrultusunda kullanıldığı bir düzen çağrısı yaptı. Kalıcı barışın sömürü ve sınıfsal eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasıyla mümkün olabileceğini savunan Şimşek, bunun yolunun sosyalist bir toplumdan geçtiğini ifade etti.
Türkiye açısından yıllardır çözülemeyen çatışma ve Kürt sorununa demokratik, siyasal ve barışçıl bir çözüm bulunması gerektiğini söyleyen Şimşek, gündemdeki “çerçeve yasa” tartışmalarına da değindi.
Çerçeve yasa tartışmalarını Türkiye’nin demokratikleşmesi ve kalıcı bir barış ortamının kurulması açısından önemli gördüklerini belirten Şimşek, ancak bir yasanın tek başına barışı garanti etmeyeceğini vurgulayarak, “Ortaya konulacak çerçevenin gerçekten demokratik bir içeriğe sahip olup olmadığı, geçmişin acılarıyla yüzleşmeyi ve toplumsal barışı sağlayacak mekanizmaları içerip içermediği konusunda ciddi tereddütlerimiz bulunmaktadır” dedi.
“Barışın adı, baskı görmeyen bir ülkenin kurulmasıdır”
Fotoğraf: Evrensel
Gerçek bir barış sürecinin toplumun bütün kesimlerinin katılımıyla yürütülmesi gerektiğini ifade eden Şimşek, demokratik hakların güvence altına alınması ve düşünce ve ifade özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması çağrısı yaptı.
“Barışın adı yalnızca silahların susması değil; insanların düşünceleri, kimlikleri, inançları ve siyasal tercihleri nedeniyle baskı görmediği bir ülkenin kurulmasıdır” diyen Şimşek, eşit yurttaşlık temelinin önemini vurguladı.
Açıklamada Abhaz halkına yönelik uygulamalara da değinildi. Türkiye’de yaşayan Abhaz kökenli yurttaşların anavatanlarına ulaşım hakkının güvence altına alınması gerektiği belirtilerek doğrudan deniz ve havayolu ulaşımının sağlanması ve Abhazya’nın kimlik ve pasaport belgelerinin Türkiye tarafından tanınması çağrısında bulunuldu. Bu yönde atılacak adımların yalnızca Abhaz halkı açısından değil, Kafkasya ve Karadeniz havzasının barış ve istikrarı açısından da önem taşıdığı ifade edildi.
“Savaş politikalarının faturasını emekçiler ödüyor”
Türkiye’de derinleşen ekonomik krize değinen Şimşek, milyonlarca insanın yoksullukla, gençlerin geleceksizlikle, emekçilerin ise güvencesizlikle karşı karşıya olduğunu belirterek, “Savaşın ve güvenlik politikalarının faturasını emekçiler öder; demokratik hakların daraltılmasının bedelini toplum öder; silahlanmaya ve militarizme ayrılan kaynakların bedelini halk öder” ifadelerini kullandı.
Bu nedenle 1 Eylül’de yalnızca savaşlara değil, savaşları besleyen eşitsizlik, sömürü, yoksulluk ve baskıya da itiraz ettiklerini söyleyen Şimşek, “Barış, adalet olmadan kalıcı değildir. Özgürlük olmadan barış eksiktir. Eşitlik olmadan kardeşlik mümkün değildir. Sömürü devam ederken gerçek barış kurulamaz” dedi.
Filistin, Ukrayna ve Sudan vurgusu
İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri olarak dünyanın her yerindeki haksız savaşlara, işgallere, militarizme ve halkların birbirine düşman edilmesine karşı çıktıklarını belirten Şimşek; Filistin halkının özgürlük ve kendi kaderini tayin hakkını, Ukrayna’da savaşın sona ermesini ve Sudan’da akan kanın durmasını savunduklarını söyledi.
Türkiye’de demokratik, eşitlikçi ve kalıcı bir barışın kurulması için halkların ve emekçilerin ortak mücadelesinin büyütülmesi çağrısında bulunan Şimşek, “Haksız savaşın kazananı olmaz; ancak halklar kaybeder” dedi.
Şimşek, sözlerini “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Yaşasın emek, barış ve özgürlük mücadelesi” ve “Savaşa, sömürüye ve militarizme karşı barışı büyütelim” diyerek tamamladı.
(Evrensel)Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et