Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri: Halkların barış, eşitlik ve adalet talepleri önündeki engeller kaldırılsın
Ankara’da 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde yürüyüş ve açıklama yapan Emek, Demokrasi Güçleri, siyasi parti temsilcileri yaptıkları açıklamada; “Halkların barış, eşitlik ve adalet talepleri önündeki engeller kaldırılsın” dedi.
Fotoğraf: Evrensel
Ankara - Ankara’da 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde Kolej Metro’da bir araya gelen Emek, Demokrasi Güçleri ile siyasi parti temsilcileri Sakarya Caddesi’ne yürüdü. Çankaya Belediyesi önünde yapılan ortak açıklama Türkçe ve Kürtçe dillerinde okundu.
Türkçe metni okuyan KESK Ankara Şubeler Platformu Sözcüsü Tülay Yıldırım, 1 Eylül 1939’un Hitler faşizminin öncülüğünde Almanya'nın Polonya'yı işgal etmesiyle İkinci Emperyalist Paylaşım Savaşı'nın başladığı tarih olduğunu hatırlattı. Yıldırım, “Tüm dünya halklarına ve emekçilere büyük acılar ve yıkımlar yaşatan bu savaşta yaklaşık 60 milyon insan yaşamını yitirmiş; 30'dan fazla ülke savaşa dâhil olarak insani, ekonomik, sosyal ve toplumsal bir yıkıma uğramıştır. Etkileri hâlâ devam etmekte olan bu büyük yıkımın sorumlusu olan küresel emperyalist haydutlardır” dedi.
Küresel emperyalistlerin çıkarları ve sermaye krizleri uğruna Ukrayna-Rusya'dan Orta Doğu'ya kadar uzanan, uzun süredir devam eden ve üçüncü dünya savaşı olarak niteleyebileceğimiz bir paylaşım savaşının ortasından geçtiğimizi ifade eden Yıldırım, “Dünya genelinde tırmanan emperyalist hegemonya müdahaleleri; Doğu Avrupa'dan Asya-Pasifik'e kadar gezegenimizi büyük bir yıkım, militarizm, talan ve savaş cenderesine kıstırmış durumdadır. Kapitalizmin ve küresel sermayenin derinleşen krizine paralel olarak artan silahlanma çılgınlığı, işgaller ve savaşlar halklara yalnızca kan, gözyaşı, yoksulluk ve kitlesel göçler vaat etmektedir” diye konuştu.
“Emperyalist barbarlık tüm insanlığın gözü önünde sürüyor”
Yüzyıldır emperyalist müdahaleler sonucu oluşan ulus-devlet sistemlerinin iş birliğiyle geliştirilen işgallerin ve mezhepçi kışkırtmaların hedefi olan Orta Doğu’nun bugün yine talanın, işgallerin, soykırıma varan katliamların, barbarlığın ve kaosun merkez üssü haline getirildiğini belirten Yıldırım, Gazze'de, insanlık haysiyetini ayaklar altına alan, çocukları ve kadınları hedef alan siyonist soykırım ve bu katliama ortak olan emperyalist barbarlığın tüm insanlığın gözü önünde sürdüğünü belirtti.
Tam da bu küresel ve bölgesel yangının ortasında, Türkiye'nin içinden geçtiği barış ve demokratik toplum sürecinin kritik bir tarihsel eşiği ifade ettiğini belirten Yıldırım, “Kürt sorununun demokratik, eşitlikçi ve özgür bir birliktelik temelinde anayasal bir zemine kavuşması; Türkiye'de gerçek bir demokrasinin inşa edilerek tüm ezilenlerin, emekçilerin, kadınların ve ötekileştirilenlerin demokratik hak ve özgürlükleriyle buluşması gerekmektedir. Emekçilerin ve ezilen halkların barış, eşitlik ve adalet taleplerinin önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.” dedi.
“Eşit, adil ve sürdürülebilir bir barış gerçekleşmeli”
Bu nedenle eşit, adil ve sürdürülebilir bir barışın gerçekleşmesi için yapılması gerekenleri sıralayan Yıldırım şunları belirtti:
- “-Sermayenin ve kapitalizmin sömürüsüne karşı tüm emekçilerin ve ezilen halkların mücadelesi yükseltilmeli; demokratik hak ve özgürlükler güvence altına alınmalıdır.
- -Kayyım rejimine ve halk iradesinin gaspına yönelik tüm antidemokratik baskılara son verilmeli, halkların iradesi egemen kılınmalıdır.
- -‘Kadın cinayetleri politiktir’ şiarıyla, kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi için gerekli hukuki ve kurumsal düzenlemeler hayata geçirilmeli; mevcut koruma mekanizmaları etkin biçimde uygulanmalı ve İstanbul Sözleşmesi yeniden yürürlüğe konulmalıdır.
- -Doğa talanına dur denilmeli, doğayla barışçıl bir şekilde yaşam temel ilke haline getirilmelidir.
- -Sokakta yaşayan hayvanlara açılan savaş son bulmalı, kentlerimiz ortak yaşamı temel alan şekilde yapılandırılmalıdır
- -Toplumsal yaşamın her alanında özgür, eşit ve demokratik mekanizmaların oluşması için gerekli yasal ve anayasal adımlar atılmalıdır.
- -Basın ve ifade özgürlüğü üzerindeki tüm baskı, sansür ve yasaklara son verilmeli; mesleki faaliyetlerinden ötürü hapiste olan tüm gazeteciler, aydınlar, yazarlar, akademisyenler, sanatçılar, siyasetçiler ve sendikacılar derhal serbest bırakılmalıdır.”
Açıklama metnin Kürtçe okunması ardından sona erdi.
(Evrensel)Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et