02.09.2026 00:28

Terme’yi sel almadı da peki ‘kim’ aldı?

Bugün Çarşamba’yı da Terme’yi de sel almıyor olsa da doğal gaz maskesi ardına sığınan sermayenin doymak bilmezliği, ovayı teslim alan o koca kellik ve bacalardan boca edilen asitli hava teslim alıyor gibi gözüküyor.

Terme’yi sel almadı da peki ‘kim’ aldı?

Kaan Biçici


Geçtiğimiz günlerde Doğu Karadeniz’den dönerken gece yarısı otobüsün mola verdiği dinlenme tesisinde kapı açılıp da aşağı adımımı attığım an boğazımı ve burnumu yakan bir hava solumaya başladım. Benimle ilgili değildi çünkü inen neredeyse her yolcu aksırıp tıksırmaya başlamıştı. Gece dinlenme tesisi klasiği “serinliği” akla gelebilir ama hava gayet ılıktı. Peronda otobüsler yıkanırken yeni soğuyan asfaltın çıkardığı o bildik, koku da değildi bu gece yarısına kadar asfalt çoktan soğumuştu zaten. Çok daha yabancı, doğrudan boğazı kurutan, genzi anında yakan, asidik ve metalik bir havaydı bu. Zahmet edip sırtımı dönüp bakmadığımdan, cevapla tesiste lavaboya gidip döndükten sonra karşılaştım. Yolun karşısında koca “cüssesiyle” duran tesisin bacasından, hiç de saklanma gereği duymayan yoğun bir duman göğe doğru tütüyordu…

Tabelada yazan ilçe adı “Terme” idi. Karadeniz sahil şeridi boyunca bildiğimiz o sık ağaç dokusunu, denize kadar inen yeşil yamaçları ararken, ovaya bir ur gibi saplanan bu devasa kellik ve gri sanayi yapısı, tahribatın boyutunu daha ilk saniyede gösteriyor zaten.

İlk bakışta insan ister istemez “Terme” adının bu termik santralden geldiğini düşünebiliyor. Hâlbuki kökeni binlerce yıl öncesine, antikçağda Amazonların vadisi olarak bilinen Themiskyra ovasına ve Thermodon (Terme Çayı) nehrine dayanıyormuş. Yeşilırmak’ın taşıdığı alüvyonlarla ilmek ilmek örülen bu delta, tarih boyunca esasında suyun ve tarımın bereketiyle anılan topraklar olmuş. Ne var ki bugün “tarihin cilvesi” ya, antik bir coğrafi miras ile modern sanayi arsızlığı arasında acı bir fonetik uyum kurulmuş durumda.

Görünen tesis devasa doğal gaz kombine çevrim santrali aslında. Kamuoyuna yapılan açıklamalara bakarsanız bu tesisler hep “çevreci, temiz, dumansız bir geçiş yakıtı” olarak pazarlanır; kömürlü santraller gibi kara bir is bırakmadığı için adeta zararsızmış gibi sunulur. Ne var ki temel düzeyde termodinamik ve kimya bilgisi bu retoriği boşa çıkarmaya yeter. Yakıtın adının “doğal” olması, onun devasa bir fosil yakıt yakma tesisi, yani bal gibi bir termik santral olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Bu santrallerdeki gaz türbinleri olağanüstü yüksek sıcaklıklarda çalışır. Bu yüksek yanma ısısı, havadaki serbest azotu oksijenle birleştirerek devasa miktarlarda “azot oksit” açığa çıkarır. Karadeniz kıyısının yüksek nemiyle de karşılaşan gazlar, atmosferde mikroskobik nitrik asit aerosollerine (çok küçük parçacıklar) dönüşür. O gece yarısı kısa süreli olsa dahi mola yerinde genzimizi yakan nefesimizi daraltan o keskin ve metalik tat aslında doğrudan solunan bu kimyasal reaksiyonun ta kendisiydi. Gündüzleri ise bu gazların güneş ışığı altındaki fotokimyasal reaksiyonları sonucunda yer seviyesi ozonu oluşabilir. Bu da nasıl ki gece bizim nefesimizi kestiyse gündüz de tarladaki çeltik ve fındık yapraklarının gözeneklerinden girerek adeta bitkinin nefesini keser.

Terme’deki bu santral tekil bir örneği oluşturmuyor tabii. Tekkeköy’den Çarşamba’ya uzanan sahil hattının bir parçası olarak “istila” edilmiş bir bölge aslında. Tekkeköy’deki gübre fabrikaları, santraller ve kömür depolarıyla başlayan kirlilik zinciri, Çarşamba Ovası’na kurulan santralle ve bu tesisle birleşiyor. Farklı noktalar yan yana düşünüldüğünde, Yeşilırmak Deltası’nın havası, toprağı ve suyu kümülatif bir sanayi baskısı altında demek bu. Zaten Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının Samsun temiz hava eylem planında Tekkeköy istasyonu “sanayi” istasyonu olarak tanımlanıyor ve burada çeşitli zehirli gaz ölçümlerinin yapıldığı belirtiliyor. 

Bu santral oraya bir gecede, gökten zembille inmedi. Terme’de santral için tarım arazilerinin tarım dışı kullanıma açılmasına karşı ziraat mühendisleri odasının açtığı davada Danıştay, söz konusu alanın “birinci sınıf tarım arazisi” olduğunu ve santralin çevredeki organik tarımsal üretimi olumsuz etkileme riskinin yüksek bulunduğunu belirterek işlemi dahi bozmuş. Sonraki yıllarda süren hukuk mücadelesi de Terme Ovası’nın sanayi baskısına karşı korunması talebini canlı tutsa da hukuk kararları hiçe sayılmış, iptal edilen ÇED raporlarının yerine jet hızıyla yenileri hazırlanmış ve ovaya santral dikilmesi “başarılmış.”

Bir yolcunun yarım saatlik bir molada hissettiği bu akut geniz yanması, bölgede yaşayanlar için zamanla sinsi ve kronik hastalıklar demek oluyor. Sanayi kaynaklı hava kirliliğinin halk sağlığı açısından önemsiz bir yan etki olmadığını biliyoruz. Dünya Sağlık Örgütü, dış ortam hava kirliliğini KOAH ve akciğer kanseri dahil olmak üzere çok sayıda hastalıkla da ilişkilendiriyor.

Bununla da sınırlı değil tahribat. Nasıl ki insan bedenine zarar veriyorsa bölgedeki canlılar açısından da aynı tahribattan bahsetmek mümkün. Dinlenme tesisinin rafındaki o pirinç paketi de bunu gösteriyor tabii. Çeltik, tabiatı gereği suyun içinde yaşayan ve topraktaki her türlü minerali, çözünmüş bileşiği sünger gibi emen bir bitki. Havaya salınan asitli bileşikler yağışlarla toprağın kimyasal dengesini bozup ağır metalleri serbest bıraktıkça, bu zehir su döngüsü üzerinden doğrudan pirinç tanelerine taşınabilir demek oluyor. Yiyenler açısından bu yine “gizli” zehirlenmeler ya da uzun sürelere uzanan hastalıkların kökenini oluşturabilmesi potansiyeli anlamına geliyor.

Doğa kendi taşkınında suyuyla gelir, yatağını bulur, geride yine “bereketli” alüvyonunu bırakır. Bugün Çarşamba’yı da Terme’yi de sel almıyor olsa da doğal gaz maskesi ardına sığınan sermayenin doymak bilmezliği, ovayı teslim alan o koca kellik ve bacalardan boca edilen asitli hava teslim alıyor gibi gözüküyor.

Kaynaklar:

1 Harun, O. Y. (2025). AMAZONLAR, THEMISKYRA VE THERMODON. Journal of History School, 18(LXXVI), 2054-2074.

2 Çevre, Şehircilik Ve İklim Değişikliği Bakanlığı Samsun Çevre, Şehircilik Ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Samsun İli Temiz Hava Eylem Planı THEP (2025-2029)

3 Samsun OSB Bölgesi Hava Ölçüm Verileri (2016) 

4 ZMO: Verimli Terme Ovası İçin Yeni Umut Işığı! (2011)

5 Dikenli, S. (2024). Samsun İlinde 18 Yaş Altı Bireylerde Hava Kirliliği ile Solunum Sistemi Hastalıkları ve Alerjik Hastalıklar Arasındaki İlişkinin Değerlendirilmesi

6 World Health Organization. (2024). From smog hanging over cities to smoke inside the home, air pollution poses a major threat to health and climate across the globe.

7 World Health Organization. (2026). Evaluation of certain contaminants in food: one hundred and first report of the Joint FAO/WHO Expert Committee on Food Additives. World Health Organization

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
01.09.2026 12:08

2026-YKS yerleştirme sonuçları: İlk 1000’de öğrencilerin tercihi hangi bölümler oldu?

2026-YKS yerleştirme sonuçlarına göre sayısal puan türünde ilk 1000’e giren adayların 490’ı tıp, 434’ü mühendislik programlarına yerleşti. Eşit ağırlıkta hukuk, sözelde ise tarih en fazla tercih edilen program oldu.

2026-YKS yerleştirme sonuçları: İlk 1000’de öğrencilerin tercihi hangi bölümler oldu?

Fotoğraf: Shubham Sharan/Unsplash

01.09.2026 16:27 / Güncelleme: 16:42

Muğla'da kadın cinayeti: Mehmet Akkaya, Berfin Zelal Kaya'yı katletti

Muğla'da Berfin Zelal Kaya eski sevgilisi olduğu iddia edilen Mehmet Akkaya tarafından öldürüldü. Sonrasında katil aynı tabancayla intihar etti.

Muğla'da kadın cinayeti: Mehmet Akkaya, Berfin Zelal Kaya'yı katletti

Fotoğraf: DHA

01.09.2026 15:20 / Güncelleme: 15:59

İstanbul’da 4 yıl önce kaybolan Zeynep Yıldırım’ın cansız bedeni Esenyurt'ta bulundu

İstanbul’da 2022 yılında tedavi amaçlı geldiği hastaneden ayrıldıktan sonra kaybolan Zeynep Yıldırım’ın öldürüldüğü ortaya çıktı. Polis, olayla ilgili 6 şüpheliyi gözaltına aldı. Zeynep'in cansız bedeni Esenyurt'ta bulundu.

İstanbul’da 4 yıl önce kaybolan Zeynep  Yıldırım’ın cansız bedeni Esenyurt'ta bulundu

Fotoğraf: DHA

01.09.2026 12:02

Polonya, Almanya’dan 1,3 trilyon avroluk savaş tazminatı talebini yineledi

Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, İkinci Dünya Savaşı’nda yaşanan kayıplar nedeniyle Almanya'dan tazminat talebini yineledi. Nawrocki, Berlin'de Polonyalı savaş kurbanları için anıt bulunmamasını da eleştirdi.

Polonya, Almanya’dan 1,3 trilyon avroluk savaş tazminatı talebini yineledi
01.09.2026 11:26

Latmos bölgesinde doğa kazandı: Kayabükü kırma eleme tesisi projesine yargı engeli

Latmos’ta toprağını ve doğasını savunan köylülerin hukuk mücadelesi zaferle sonuçlandı. Kurulması planlanan kırma eleme tesisi için verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararı iptal edildi.

Latmos bölgesinde doğa kazandı: Kayabükü kırma eleme tesisi projesine yargı engeli

Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel

01.09.2026 09:24

Ünlü ev aletleri şirketi konkordato ilan etti

İstanbul merkezli 36 yıllık küçük ev aletleri üreticisi Avesta Ev Aletleri, mali darboğazı aşamayınca konkordato ilan etti. Geliri 2025'te yüzde 62 gerileyen şirket için mahkeme geçici mühlet kararı vererek 3 kişilik komiser heyeti atadı.

Ünlü ev aletleri şirketi konkordato ilan etti

Fotoğraf: engin akyurt/Unsplash

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!