Kıbrıs acısı Çanakkale'de alarm zillerini çaldı: Ada seferleri ne kadar güvenli?
Akdeniz’deki yolcu gemisi faciası, gözleri Çanakkale Boğazı ve adalar hattındaki deniz ulaşımının güvenliğine çevirdi. Ada Savunması Platformu tüm teknik bakım ve denetim raporlarının şeffafça açıklanmasını talep etti.
Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel
Özer Akdemir
[email protected]
Çanakkale – Akdeniz'de Kıbrıs Girne ile Mersin Taşucu arasında sefer yapan yolcu gemisinin alabora olması sonucunda yaşanan can kayıpları ve kayıp yolcuları arama çalışmaları tüm yurtta derin bir üzüntü yaratırken, gözlerin Çanakkale Boğazı ile Gökçeada ve Bozcaada hatlarındaki deniz ulaşımının güvenliğine çevrilmesine yol açtı. Özellikle yaz aylarında ve olumsuz hava koşullarında yoğun yolcu taşıyan feribotların teknik durumları ile sefer emniyet standartları, bölge halkı ve adaya seyahat eden vatandaşlar tarafından yeniden tartışmaya açıldı. Çanakkale ile adalar arasında ulaşımı sağlayan GESTAŞ bünyesindeki gemilerin geçmişte yaşadığı arızalar, karaya oturma olayları ve kaza atlatmaları, yaşanan Kıbrıs faciasının ardından endişeleri daha da artırdı.
Gökçeada Bizim Platformu şeffaf denetim ve emniyet talep ediyor
Çanakkale'de yükselen güvenlik kaygılarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ada Savunması Platformu üyesi Ahmet Korkmaz, denizde güvenliğin asla tesadüfe bırakılamayacağını dile getirdi. Korkmaz, Kıbrıs açıklarında meydana gelen kaza üzerinden kanıtlanmamış suçlamalar yapmanın doğru olmadığını ancak bu facianın GESTAŞ filosunun güvenliğini, gemilerin teknik durumlarını, bakım süreçlerini ve kötü hava koşullarında sefer kararlarının hangi kriterlere göre alındığını sorgulamayı zorunlu kıldığını ifade etti. Deniz ulaşımının Gökçeada halkı için ticari bir faaliyetin çok ötesinde yaşamın tam merkezinde yer aldığını belirten Korkmaz, sağlık hizmetine ulaşmak, okula gitmek, işe yetişmek ve anakarayla bağı koparmamak için feribotlara bağımlı olunduğunu kaydetti. Kormaz, bu doğrultuda güvenli ulaşım talebinin bir ayrıcalık değil, en temel yurttaşlık hakkı olduğunu aktardı.
Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel
Ahmet Korkmaz, gemilerin teknik denetim tarihlerinin, bakım ve onarım programlarının, can kurtarma ekipmanlarının kapasitesinin ve acil durum tatbikat sıklığının kamuoyuna şeffaf bir şekilde açıklanmasını istedi. Kötü hava koşullarında sefer iptallerinin objektif kriterlere bağlanması gerektiğini belirten Korkmaz, kaptanlara hava şartları nedeniyle sefer yapmama konusunda tam yetki ve kurumsal güvence verilmesini talep etti. Güvenliğin kâr hesabından önce gelmesi gerektiğinin altını çizen Korkmaz, deniz koşullarında veya gemi tekniğinde en küçük bir tereddüt bulunması halinde seferlerin yapılmaması gerektiğini, adalıların hızlı değil güvenli ulaşım beklediğini söyledi.
Çanakkale boğazı ve adalarda kronikleşen teknik arızalar korkutuyor
Ahmet Korkmaz'ın dile getirdiği şeffaflık talepleri, GESTAŞ filosunda son yıllarda kronikleşen arıza ve kaza geçmişini bir kez daha gündeme taşıdı. Hatlarda daha önce yaşanan olaylar incelendiğinde, yönlendirme ve tahrik sistemlerindeki aksaklıkların seyir emniyetini doğrudan riske attığı görülüyor. Kabatepe ile Gökçeada arasında sefer yapan Gökçeada-1 feribotunun 2015 ve 2018 yıllarında makine arızaları sebebiyle Kuzu Limanı açıklarında karaya oturması ve yolcuların Sahil Güvenlik botlarıyla tahliye edilmesi hafızalardaki tazeliğini koruyor. Yolcuların saatlerce kurtarılmayı beklediği bu olayların yanı sıra, aynı geminin deniz ortasında arızalanarak sürüklendiği anlar da bölgede büyük endişe yaratmıştı.
Boğaz hatlarında meydana gelen diğer kaza atlatmaları da tehlikenin boyutunu ortaya koyuyor. Çanakkale Yat Limanı mevkiinde elektrik sisteminin çökmesi sonucu dümeni kilitlenen bir feribotun kayalıklara çarpması, Eceabat ve Gelibolu hatlarında feribotların yanaşma manevrası sırasında karaya oturması veya iskeleye sert çarpması gibi vakalar raporlarda yer alıyor. Ayrıca Gelibolu-Lapseki seferini yapan bir feribotun deniz ortasında kapak halatlarının kopması sonucu kapağının denize açılması ve geminin bir saate yakın denizde beklemek zorunda kalması, yolculara korku dolu anlar yaşatmıştı. Boğaz ortasında makine arızası yapıp akıntıda sürüklenen feribotların acil durum protokolüyle demir atarak Kıyı Emniyeti römorkörleri tarafından kurtarılması, facianın eşiğinden dönülen diğer örnekler arasında gösteriliyor.
Teknik raporlar Sayıştay bulguları ve yönetim tartışmalarını öne çıkarıyor
Deniz taşımacılığına ilişkin hazırlanan teknik risk analizi değerlendirmelerinde, GESTAŞ filosunda yaşanan kazaların ve arızaların arka planında bakım ve yönetim zafiyetlerinin yer aldığı savunuluyor. Raporlarda, bütçe kaynaklarının asli faaliyet alanı olan gemi bakım-onarım ve modernizasyon yatırımları yerine verimsiz harcamalara aktarıldığı yönündeki tespitler öne çıkıyor. Sayıştay'ın geçmiş dönem denetim raporlarında yer alan bulgular, yönetim kurulu kararı olmaksızın girilen fahiş gemi kiralama ihalelerinin ve yüksek tutarlı temsil harcamalarının şirketin mali dengesini bozduğunu ve teknik yatırımları kısıtladığını gösteriyor.
Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel
Ayrıca kurumu geçmişte zarara uğrattığı tespit edilen isimlerin yıllar sonra yeniden genel müdürlük görevine getirilmesi, yönetim kademelerindeki liyakat tartışmalarını ve emniyet kültürünün kalıcılığını yeniden gündeme getiriyor. Uzmanlar, deniz emniyetinin sağlanmasının yalnızca kaptanların becerisine bırakılamayacağını, kurumsal finansman ile teknik bakım yönetiminin şeffaf ve hesap verebilir bir yapıda yürütülmesinin zorunlu olduğunu ifade ediyor.
Yeni denizcilik mevzuatı ve halkın güvenli ulaşım beklentisi
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan yeni denizcilik mevzuatı, düzenli deniz seferi yapan gemilere 25 yaş sınırı ve zorunlu teknik durum değerlendirme denetimleri getiriyor. Yaşı 25'i aşan klassız gemilerin yetkili klas kuruluşlarınca yapılacak denetimlerden olumlu rapor alması şartı koşulurken, bu durum yaşlanan adalar filosunun geleceği açısından büyük bir sınav niteliği taşıyor. GESTAŞ bünyesine katılan Tekirdağ-59 gibi yüksek kapasiteli yeni gemilerle filo yaş ortalaması düşürülmeye çalışılsa da, korumasız adalar hattında çalışan eski gemilerin teknik standartları soru işareti yaratmaya devam ediyor.
Kıbrıs'ta yaşanan acı deneyimin ardından Gökçeada ve Bozcaada sakinleri, ulaşımdaki belirsizliklerin ve teknik risklerin ortadan kaldırılmasını istiyor. Gökçeada Ada Savunması Platformu ve ada halkı, sefer saatlerinin sıklaştırılmasından veya kâr odaklı yaklaşımlardan ziyade, insan hayatını ilk sıraya koyan emniyet anlayışının benimsenmesini bekliyor. Adalılar, resmi kurumların ve şirket yönetiminin şeffaf denetim raporlarını kamuoyu ile paylaşmasını ve denizde emniyetin eksiksiz sağlanmasını talep ediyor.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et