İşsizler ordusu büyüyor: İşsiz sayısı 12 milyon 305 bine ulaştı!
Türkiye'de işsizlikte dar ve geniş tanımlı oran arasındaki fark 22,5 puana ulaştı. Temmuz ayında resmi işsizlik yüzde 8,1 olurken gerçek işsiz oranı yüzde 30,6 olarak açıklandı.
İŞKUR önündeki kuyruk | Fotoğraf: DHA
Duygu Ayber Gültekin
[email protected]
Türkiye’de Saray kontrolünde sürdürülen ekonomi programı işsizler ordusunu büyüttü. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre geniş tanımlı işsizlik yüzde 30.6'ya fırlarken, kadınlarda bu oran yüzde 40'ı buldu. İşsizlerin yüzde 83'ü ise devletin işsizlik ödeneğinden mahrum bırakılarak açlığa terk edildi. Toplam işsiz sayısı ise 12 milyon 305 bine ulaştı.
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), "İşsizliğin Görünümü" raporunu kamuoyuyla paylaştı. TÜİK’in açıkladığı resmi Temmuz 2026 Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarının hemen ardından yayımlanan bu rapor, emekçilerin içine sürüklendiği yoksulluk, güvencesizlik ve işsizlik sarmalının gerçek boyutlarını ortaya koydu.
Rapora göre, TÜİK'in mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 8.1 (2 milyon 860 bin kişi) olarak açıklanırken, işsizliğin asıl yüzünü gösteren ve atıl işgücünü kapsayan geniş tanımlı işsizlik oranı tam yüzde 30.6’ya ulaştı. Geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 305 bin kişi olarak gerçekleşti.
Temmuz 2024'te 10 milyon 903 bin olan geniş tanımlı işsiz sayısı, temmuz 2025’te 12 milyon 328 bine, temmuz 2026'da ise 12 milyon 305 bine yerleşti. Sadece son iki yılda geniş tanımlı işsiz sayısındaki artış 1 milyon 402 bin kişiyi buldu.
Dar ve geniş tanımlı işsizlik oranları arasındaki makas benzeri görülmemiş bir biçimde açıldı. Ocak 2022'de yaklaşık 11 puan seviyelerinde olan bu fark, temmuz 2026’da 22.5 puana çıkarak rekor kırdı.
Milyonlarca emekçi umutsuzluk sarmalında
Gerçek işsizliğin böylesine tırmanmasının ardında yatan temel neden, çalışma koşullarının her geçen gün daha da güvencesizleşmesi ve emekçilerin çaresizliğe sürüklenmesi olarak kaydedildi. DİSK-AR raporunda vurgulandığı üzere, tam 4.5 milyon kişi haftalık 40 saatten daha az çalışıyor ve imkanı olsa daha fazla çalışmak, evine insanca yaşayabileceği bir ekmek götürmek istiyor. “Zamana bağlı eksik istihdam” olarak adlandırılan bu kesim, aslında çalışıyor görünmesine rağmen açlık sınırının altında yaşam savaşı veriyor.
Bunun yanı sıra, tam 5 milyon işçi çalışmak istemesine ve çalışmaya hazır olmasına rağmen iş arama ümidini tamamen yitirmiş durumda.
Kadın işsizliği yüzde 40: Sistem kadınları eve hapsediyor
Mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı kadın işsizliği yüzde 10,6 olarak görünürken, geniş tanımlı kadın işsizliği (âtıl işgücü) yüzde 40 gibi korkunç bir seviyeye ulaştı.
Erkeklerde yüzde 24,9 olan geniş tanımlı işsizlikle kıyaslandığında, geniş tanımlı kadın işsizliği ile erkek işsizliği arasındaki fark tam 15.1 puan oldu. Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü olma ve ümitsizlik sarmalı en çok kadınları vuruyor. Rapora göre, kadınlarda dar ve geniş tanımlı işsiz sayısı arasındaki fark 4.9 milyon iken, geniş tanımlı kadın işsiz sayısı 6 milyon 140 bine ulaştı.
İşsizlik Sigortası Fonu işçiye değil patrona çalışıyor
İşçilerin alın terinden ve ücretlerinden yapılan kesintilerle oluşturulan İşsizlik Sigortası Fonu, sermayeye aktarılan devasa bir "teşvik havuzu" işlevi gördü. Temmuz 2026 itibarıyla TÜİK'in resmi dar tanımlı işsiz saydığı 2 milyon 860 bin kişinin sadece 486 bin 118'i (yüzde 17'si) işsizlik ödeneği alabildi.
Yani resmi işsizlerin yüzde 83'ü işsizlik ödeneğinden yoksun bırakıldı. Tam 2.4 milyon işsiz emekçi, devlet tarafından en zor gününde, hiçbir gelir güvencesi olmaksızın yalnızlığa terk edildi. Fon kaynaklarının patronlara "teşvik, destek ve kurs" adı altında peşkeş çekilmesi, iktidarın temel stratejilerinden biri.
DİSK-AR talepleri sıraladı
DİSK-AR, “Herkesin çalışması için, herkesin daha az çalışması” ilkesi doğrultusunda, haftalık çalışma süresinin gelir kaybı olmaksızın derhal 37.5 saate düşürülmesi ve fazla mesailer için uygulanan 270 saatlik yıllık sınırın 90 saate çekilmesini talep etti.
Raporda yer alan talepler şunlar:
- Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) normlarına uygun olarak herkese güvenceli, nitelikli ve insanca yaraşır işler sağlanmalıdır.
- İş Yasası'nın 25/II maddesi gibi keyfi işten çıkarmalara kılıf uyduran yasal düzenlemeler derhal değiştirilmeli, iş güvencesi tam olarak sağlanmalıdır.
- İşsizlik sigortası ödeneğinden yararlanma koşulları esnetilmeli, ödenek miktarı insanca yaşanacak seviyelere çekilmelidir.
- İşsizlik Sigortası Fonu'nun amacı dışında kullanılmasına son verilmeli, fondan patronlara aktarılan tüm teşvik ve destekler bıçak gibi kesilmelidir.
- Kamu girişimciliği yeniden ele alınarak, kamuda eğreti, taşeron ve güvencesiz çalışma biçimleri terk edilmeli; personel açığı derhal kadrolu ve güvenceli istihdamla kapatılmalıdır.
- İşbaşında eğitim, staj, kursiyer ve çıraklık adı altında gençlerin ucuz işgücü deposu olarak sömürülmesine son verilmelidir.
- Uluslararası normlar doğrultusunda herkese en az bir ay ücretli yıllık izin hakkı tanınmalıdır.
- Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli; ev içi bakım hizmetleri, devletin ücretsiz, nitelikli ve yaygın bakım kurumları açmasıyla kadının omuzlarından alınmalıdır.
- Sendikal barajlar kaldırılmalı, işçilerin örgütlenmesinin önündeki tüm yasal ve fiili engeller temizlenmelidir.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et