İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan: Ben dahil birçok insanın cezaevi günleri ağır tecrit altında geçiyor
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun avukatlığını üstlenen ve Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu bulunan Avukat Mehmet Pehlivan, kaleme aldığı yazıda cezaevi koşullarını, ağır tecrit koşullarını ve günlük hayatı aktardı.
Fotoğraf: Ron Lach/Pexels
Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu bulunan Avukat Mehmet Pehlivan, kaleme aldığı yazıda cezaevi koşullarını, ağır tecrit uygulamasını ve tutukluluk sürecindeki günlük pratikleri kendi gözlemleri ve doğrudan ifadeleriyle aktardı.
Cumhuriyet gazetesine kaleme aldığı yazısında artık kimsenin dokunulmaz olmadığını belirterek, “Hal böyle olunca cezaevi gerçeğini ele almanın geniş bir kitlesi olduğunu düşünerek bir ‘cezaevinde kalma rehberi’ yazmaya karar verdim” ifadelerini kullandı.
"Cezaevi hepimize yalnızca bir adliye kadar yakın"
Türkiye Barolar Birliği, 80 il barosu ve uluslararası baroların "haksız ve hukuksuz" açıklamalarına rağmen aylardır tutuklu bulunduğunu hatırlatan Pehlivan, yargı pratiğinde avukatların tahliye konusunda artık bir katalizör bile olamadığını belirtti. Tutuklu yargılamanın esasa dönüştüğü düzende cezaevinin herkese "yalnızca bir adliye kadar yakın" olduğunu vurgulayan Pehlivan, yazısını herkes için bir cezaevi oryantasyonu olarak kaleme aldığını ifade etti.
"Kendime zarar vermeyeyim diye mat vermediler, seccadede spor yapıyorum"
İnfaz memurlarının devletin eşit davranma yükümlülüğünün bir karşılığı olduğunu belirten Pehlivan, cezaevindeki bürokratik engelleri ve tecrit koşullarını aktardı. Fiziksel sağlığını korumak için talep ettiği spor matının, cezaevi idaresince "kendine veya başkasına zarar verme ihtimali" gerekçesiyle reddedildiğini yazan Pehlivan, "Bürokrasi ve gitti geldi işleri yorucu geldi; fırsattan istifade hem ahiretimi kurtarmak hem de Rabbimin rızasını kazanmak için aldığım seccadeyi spor yaparken de kullanıyorum" ifadelerini kullandı. Revirdeki doktorun kendisine stresli bir dönemde olup olmadığını sorması üzerine "İlahi doktor, altı üstü haksız yere aylardır hapisteyim, kim bilir daha ne kadar kalacağım bilmiyorum; bunlar günlük stresler" yanıtını verdiğini belirten Pehlivan, hücre temizliği içinse "Sorunlarımı çekpasla örtmeyi seçiyorum" dedi.
"Henüz zaman kavramı olmayan bir çocuğa belirsizliği nasıl anlatırsınız?"
Yüksek güvenlikli cezaevinde spor sahasından avukat görüş kabinlerine kadar mutlak bir izolasyon altında tutulduğunu vurgulayan Pehlivan, sürecin romantize edilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Ağır tecridin yalnızca görüş günlerinde kırıldığını belirten Pehlivan, yazısını şu sözlerle tamamladı: "Kuyruğu dik tuttuğumuza bakmayın, ben dahil birçok insanın günleri ağır tecrit altında geçiyor. Üç yaşındaki kızımın asla yanıt veremediğim sorularıyla boğuluyorum. Henüz zaman kavramı olmayan bir çocuğa belirsiz bir başka zamanı nasıl tarif edeceğimi bilmiyorum. Bu gerçeği unutmadan, yalnızca insan olduğumu anımsamaya çalıştığım yerden yazmak istedim."
(Haber Merkezi)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et