Denizolgun'un mezarı açılmıştı: Kurul bu hafta sonuçları inceleyecek
Süleymancıların eski lideri Arif Ahmet Denizolgun’un 2016’daki ölümüne ilişkin soruşturmada yeni aşamaya geçildi. 10 yıl sonra açılan mezardan alınan örneklerle hazırlanan rapor, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu’nda bu hafta değerlendirilecektir.
Süleymancılar cemaatinin eski lideri ve eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 7 Eylül 2016’da Beykoz’daki evinde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma sürüyor. İlk incelemelerde ölüm nedeni “beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm” olarak kayıtlara geçirilmişti.
Ancak Süleymancılar hakkında yürütülen soruşturma kapsamında Denizolgun’un ölümüne ilişkin yeni iddiaların gündeme gelmesi üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı yeniden inceleme başlattı. Bu kapsamda Denizolgun’un Karacaahmet Mezarlığı’ndaki mezarı açılarak feth-i kabir işlemi gerçekleştirildi ve naaştan alınan örnekler Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.
“Şüpheli ölüm” tespiti
Soruşturma dosyasına giren 25 Ağustos tarihli bilirkişi raporu, 2016 yılında yapılan otopsiye ait fotoğraf ve görüntülerin yanı sıra dönemin adli tıp raporları, olay yeri kayıtları ve yeni feth-i kabir işlemine ilişkin belgeleri de değerlendirdi.
Raporda Denizolgun’un göğüs bölgesinde ölümden önce oluştuğu değerlendirilen dört ayrı ekimoz bulunduğuna dikkat çekildi. Bu bulguların, göğse dizle basılması ve ağız ile burnun yastıkla kapatılması sonucu nefessiz bırakılma ihtimaliyle uyumlu olabileceği belirtildi.
Bilirkişi ayrıca, Denizolgun’un ölümünün “travmatik olmayan beyin kanaması” olarak değerlendirilmesini sağlayacak yeterli objektif delil bulunmadığı görüşünü bildirdi.
Bu değerlendirmeler üzerine soruşturma dosyasında ölüm “şüpheli” olarak ele alınmaya başlandı. Aralarında Süleymancılar cemaatinin tutuklu lideri Alihan Kuriş’in de bulunduğu şüpheliler hakkında “adam öldürme” suçundan soruşturma yürütülüyor.
Son sözü 1. İhtisas Kurulu söyleyecek
Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, feth-i kabir sonrasında elde edilen bulguların Denizolgun’un tıbbi evrakı, olay yeri inceleme raporları ve önceki otopsi bulgularıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Bu nedenle dosya Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu’nun değerlendirmesine gönderildi. Kurulun bu hafta toplanarak elde edilen verileri incelemesi bekleniyor.
Kurulun değerlendirmesi, Denizolgun’un ölümünün doğal nedenlerle mi gerçekleştiği yoksa dışarıdan bir müdahale bulunup bulunmadığına ilişkin soruşturmanın seyri açısından belirleyici olacak.
Soruşturmadaki kritik iddialar
Denizolgun’un ölümüne ilişkin kuşkular yalnızca yeni bilirkişi raporuyla sınırlı değil. Soruşturma kapsamında, ölümünün ardından polisin yaklaşık dört saat sonra arandığına ilişkin iddialar da gündeme geldi.
Denizolgun’un kardeşi Beyazıt Denizolgun ise daha önce yaptığı açıklamalarda, kardeşinin ölümünün cemaatin mali yapılanmasıyla bağlantılı olup olmadığının araştırılması gerektiğini savunarak cemaatin mali yapılanmasında önemli bir konumda olduğu belirtilen Mustafa Çelik’in de ifadesinin alınmasını istemişti.
Abdulkadir Selvi de son yazısında, 10 yıl sonra gerçekleştirilen feth-i kabir işleminin ardından elde edilen verilerin 27 Ağustos’ta İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından soruşturmayı yürüten Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletildiğini aktardı.
Soruşturmanın bundan sonraki aşamasında Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu’nun değerlendirmesi ve savcılığın bu değerlendirme doğrultusunda atacağı adımlar bekleniyor.
(Haber Merkezi)Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et