30.08.2026 00:45

Google’ın yapay zeka genişlemesinin insani bedeli

Andhra Pradeş eyaletindeki Visakhapatnam kenti yakınlarındaki Tarluvada köyünde bulunan arazi, hükümetin Hindistan’ın yapay zekâ hedeflerinin temel taşı olarak gördüğü üç ayaklı devasa veri merkezi projesi için kamulaştırıldı.

Google’ın yapay zeka genişlemesinin insani bedeli

Anuj Behal
Jacobin

Google’ın Güney Hindistan’daki 15 milyar dolarlık yapay zekâ veri merkezi projesi, teknolojik bir atılım olarak övülüyor. Ancak projenin hayata geçirilmesi uğruna arazilerini kaybeden yerel Dalit çiftçiler için bu devasa yatırım, bölgenin toprak ve su varlığının geleceğine dair derin endişeler yaratıyor.

Yaklaşık altı aydır Relli Ramakrishna, hayatının büyük bölümünde kaju, mango ve mevsimlik sebze yetiştirdiği küçük tarlasına gidemiyor. Sabahları can sıkıntısının sessiz tekrarıyla geçiyor. Günün bitmesinden çok önce tükenen sıradan ev işleriyle vakit geçiriyor. “Benim için yapacak bir şey kalmadı,” diyor. “Tarla benim işimdi, zamanımı geçirdiğim yerdi.”

Andhra Pradeş eyaletindeki Visakhapatnam kenti yakınlarındaki Tarluvada köyünde bulunan bu arazi, hükümetin Hindistan’ın yapay zekâ hedeflerinin temel taşı olarak gördüğü üç ayaklı devasa veri merkezi projesi için kamulaştırıldı. Google’ın çatı şirketi Alphabet, ABD dışındaki en büyük veri merkezini kurmak için önümüzdeki beş yılda 15 milyar dolar yatırım planlıyor. Tesis; deniz altı ve kara fiber hatlarıyla Singapur, Güney Afrika, Avustralya ve ABD’ye bağlanacak. Ancak Relli gibi aileler için yapay zekânın gelişi, ayaklarının altındaki toprağın yok olmasıyla başladı.

Yapay zekanın toprak gasbı

60’lı yaşlarının sonundaki Relli, Hindistan’ın kast sisteminde tarihsel olarak ayrımcılığa uğrayan ve en az toprağa sahip olan Dalit topluluğuna mensup. Kırsaldaki Dalit hanelerinin yüzde 58 ila 71’i tamamen topraksız. 1970’lerde eyalet yönetimi, Tarluvada’daki Relli’nin ailesine ve diğer 50 haneye tarım için ikişer dönümlük araziler ve konut parselleri tahsis etmişti.

“Bu topraktan önce, çalıştığımız egemen kasttan toprak sahiplerinin insafına kalmıştık,” diyen Relli, bazen bir günlük emeğin karşılığında yalnızca pirinç lapası aldıklarını anlatıyor. Verilen arazi kayalık ve ekime elverişsizdi; fakat ailesi yıllar içinde toprağı ıslah edip kaju ve mango ağaçları dikerek burayı güvenilir bir gelir kaynağına dönüştürdü. “Burayı kanımız ve terimizle verimli kıldık,” diyor. Tarla, aileye yılda yaklaşık 100 bin rupi (1.048 dolar) kazandırıyordu. Bu gelir, onların kendi ayakları üzerinde durmasını sağlıyordu.

Tarluvada arazisi artık Google için kamulaştırılan alanın bir parçası. 51 aileye dönüm başına 4 milyon olmak üzere toplam 8 milyon rupi (83.848 dolar) tazminat ve başka bir bölgede ellerinden alınan arazinin beşte biri oranında yeni toprak sözü verildi. Ancak bu arazinin nerede olacağı belirsizliğini koruyor.

Tazminatlar büyük ölçüde dağıtıldı ancak köylüler uyarılmadıklarını söylüyor. Eski köy konseyi başkanı çiftçi Pyla Kondamma, “Bize gitmek isteyip istemediğimizi soran olmadı,” diyor. “Sadece araziyi devretmemizi söylediler. Bu bizim yaşam tarzımız; topraktan vazgeçme kararının bize ait olmaması kabul edilemez.” Eski Enerji Bakanlığı Müsteşarı Dr. E. A. S. Sarma ise devletin arazileri piyasa değerinin çok altında kamulaştırarak Google’ın yatırımını sübvanse ettiğini, bedeli ise Dalit ve küçük toprak sahibi ailelerin ödediğini savunuyor.

Birçok aile için tazminat parası, yılların mahrumiyetini kısmen giderme fırsatı yarattı. Kimi evini iki-üç katlı betonarme binalara dönüştürüyor, kimi eski tuğla yapıları yeniliyor. 60 yaşındaki P. Bangarama, “Toprak gitti, geri getiremeyiz. Bu para en azından kalan arsamızda düzgün bir ev yapma şansı veriyor,” diyor.

Tazminat rıza satın almaz

Siyaset bilimci Sushmita Pati, köydeki inşaat hareketliliğinin kamulaştırmayı kabullenmek anlamına gelmediğini belirtiyor. Pati’ye göre tazminat iki paralel gerçeklik üretiyor: Toprağı kaybetmenin yası ile toplu bir parayla uzun süredir ertelenen hayalleri gerçekleştirme fırsatı. “İnsanlar topraklarını mutlulukla terk etmezler; bu iki gerçeklik aynı anda var olabilir,” diyor. Dalit aileleri açısından bu durum, ellerindeki son kaynaklarla pragmatik kararlar almaya çalışırken kaybettiklerinin yasını tutma sürecini yansıtıyor.

Herkes inşaata başlamaya hazır değil. 29 yaşındaki Shankar Chandala, veri merkezinin getireceği belirsizlikler yüzünden kararsız. “Bu merkezler bize ne bırakacak? Muazzam miktarda su ve elektrik tüketecekler. Ya ileride su kalmazsa? Ya birkaç yıl sonra büyümek isteyip evlerimizi de isterlerse?” diye soruyor. Büyük bir veri merkezi tam kapasitede günde 5 milyon galon (yaklaşık 19 milyon litre) su tüketebiliyor; bu da 10 bin ila 50 bin nüfuslu bir kentin günlük tüketimine denk geliyor.

Kamu denetiminden kaçış

Google, su ve elektrik tüketimine dair soruları yanıtsız bıraktı ve bu rakamları kamuoyuna açıklamadı. Oysa Visakhapatnam’da şebeke suyu günde sadece birkaç saat veriliyor ve kentin çevresindeki kayıt dışı yerleşimler özel su tankerlerine bağımlı yaşıyor. Nisan 2026 itibarıyla kent, eyaletin en düşük yeraltı su rezervine sahip bölgesi durumunda.

Eyalet yönetimi Google’a indirimli arsa, vergi muafiyeti ve sübvanse edilmiş elektrik gibi kapsamlı teşvikler sunuyor. Ancak çevre örgütleri, sürecin hukuki denetimden yoksun yürütüldüğünü söylüyor. Veri merkezleri Hindistan mevzuatında sıradan inşaat projeleri gibi değerlendirildiği için halka açık sıkı merkezi ÇED süreçleri atlanıyor. Google’ın önerdiği üç sahadan ikisi yalnızca on gün içinde eyalet onayını aldı. Alanlardan biri, leopar gibi türleri barındıran Kambalakonda Yaban Hayatı Koruma Alanı’na 1,5 kilometreden daha yakın bir konumda yer alıyor.

İnsan Hakları Forumu’ndan V. S. Krishna, tepe düzleme ve ağaç kesimlerinin Mudasarlova Barajı’nı besleyen doğal su havzasını çökerteceğini, yaban hayatı koridorunu koparacağını ve kentin içme suyu tedarikini tehlikeye atacağını ifade ediyor. Üçüncü sahada ise ÇED izni çıkmadan önce orman kesiminin başlatıldığı belgelendi.

Enerji iştahı

Tesisin orta büyüklükte bir şehir kadar elektrik tüketmesi bekleniyor. Google tesisi yenilenebilir enerjiyle besleme taahhüdünde bulunsa da yetkililer kesintisiz güç için kömür santrallerine ihtiyaç duyulacağını kabul ediyor. Krishna, “Şebeke kömüre bağımlı kaldığı sürece çevresel yük santrallerin çevresindeki topluluklara kaydırılmış olur. Bedeli başkası öder,” diyor.

İnşaat ilerledikçe köylüler projeyi durdurmanın zor olduğunu görerek mücadeleyi şeffaflık, çevresel güvenceler ve hak taleplerine yöneltti. İnsan Hakları Forumu itiraz dilekçeleri verdi, halk toplantıları düzenledi ve tüketim rakamlarının açıklanması için imza kampanyası başlattı. Ancak Tarluvada sakinleri, artan polis varlığı ve baskılar nedeniyle itiraz alanlarının daraldığını belirtiyor. Ayrıca sosyal medyada projeyi belgeleyen içeriklerin kısıtlandığı ve konuyu işleyen araştırmacı videoların Hindistan’da engellendiği ifade ediliyor.

Google sunucularının 2028’de faaliyete geçmesi planlanıyor. Chandala ise geleceğini kestirmeye çalışıyor: “Hükümetin söz verdiği tarım arazisini alabilecek miyiz, yoksa yine topraksız Dalitler mi olacağız?”

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
29.08.2026 11:01

SGK'dan 3 ilaca geri ödeme düzenlemesi

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 2 Hemofili B ilacı ile bir kanser ilacının daha SGK'nın geri ödeme listesine alındığını açıkladı. Düzenlemeyle majistral ilaçlarda SGK tarafından karşılanan tutar yüzde 40 artırıldı.

SGK'dan 3 ilaca geri ödeme düzenlemesi
29.08.2026 17:07 / Güncelleme: 17:10

Zeytinburnu'nda 2 kişinin öldüğü İETT otobüsü kazası soruşturması: Kazaya neden olan otomobil sürücüsü tutuklandı

İstanbul Zeytinburnu'nda 2 kişinin öldüğü İETT otobüsü kazasına neden olduğu belirtilen otomobil sürücüsü R.S.F., 'taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma' suçundan tutuklandı.

Zeytinburnu'nda 2 kişinin öldüğü İETT otobüsü kazası soruşturması: Kazaya neden olan otomobil sürücüsü tutuklandı

Fotoğraf: DHA

29.08.2026 13:33

Volkswagen, İsrailli şirketle ortaklık masasında

Volkswagen, Osnabrück fabrikasını İsrail merkezli savunma şirketi Rafael ile askeri teçhizat üretimine açma aşamasına gelirken, proje, Nazi dönemindeki askeri üretimi ve Gazze saldırıları gerekçesiyle yoğun tartışmaların hedefi oldu.

Volkswagen, İsrailli şirketle ortaklık masasında

Fotoğraf: Bruno Kussler Marques/Flickr (CC BY 2.0)

29.08.2026 18:05

İki kişi tutuklandı: Güzellik merkezinde izinsiz görüntü kaydedildi

Bakırköy’de güzellik merkezinde müşterilerin görüntülerinin gizlice kaydedilerek ücret karşılığında sanal medya platformları üzerinden izletildiği iddiası üzerine yapılan operasyon sonucu 2 kişi tutuklandı.

İki kişi tutuklandı: Güzellik merkezinde izinsiz görüntü kaydedildi

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!