Nostalji güvenli liman, kamu fonları ise ağır sansür kıskacında
Yönetmen Sibel Tekin ve Bağımsız Sinemacılar Birliğinden Mustafa Ünlü Türkiye’de bağımsız ve belgesel sinemanın kamu desteğinden mahrum bırakılmasına, finansal yaptırımlar aracılığıyla tek tipleştirilmeye dikkat çekti.
Mustafa Ünlü ve Sibel Tekin
Zeynep Algedik
[email protected]
Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün "Şiirli Oda’nın İzinde" belgeseline verilen yapım desteklerini faiziyle geri istemesi, bağımsız sinemacılar üzerindeki baskıyı yeniden gündeme taşıdı. Yönetmen Sibel Tekin ve Bağımsız Sinemacılar Birliğinden Mustafa Ünlü’ye göre Türkiye’de bağımsız ve belgesel sinema kamu desteğinden mahrum bırakılıyor, finansal yaptırımlar aracılığıyla tek tipleştirilme hedefleniyor.
Belgesel Yönetmeni Sibel Tekin ana akım sinemada geçmişte tutmuş yapımlara dönülmesini ticari bir risk yönetimi olarak tanımlarken, Türkiye’de bağımsız ve belgesel sinemanın ise kamu desteğinden mahrum bırakılma ve finansal yaptırımlar aracılığıyla tek tipleştirilmeye çalışıldığına dikkat çekti.
Sinemada geçmişte karşılık bulmuş filmlerin yeniden çevrilmesi veya devam filmlerinin çekilmesiyle ilgili değerlendirmede bulunan Sibel Tekin, bu yöntemin karşılığı olduğunu belirterek, “Bunda klasik olanın kalıcı olması, klasiğe her zaman geri dönme eğilimi etkili diyebiliriz. Bir diğer yandan ana akım sinema sektörünün asıl amacı sanat yapmaktan çok, ticari kazanç elde etmek. Böyle bakınca da devam filmi ya da bir filmin yeniden çevrilmesi için ‘güvenli liman’ kavramını kullanabiliriz. İzleyicinin beğenisini kazanan bir filmin devamı ya da tekrar uyarlaması ticari anlamda riski azaltmakta” dedi.
‘Yeni anlatıların ana akım ağlarında yer bulması mümkün değil’
Bu durumun bağımsız sinemayı kapsamadığını vurgulayan Tekin, “Geçmişe dönüş, ana akım sinema açısından ticari hamle olsa da konvansiyonel olmayan sinema için çok da geçerli değil, özellikle de belgesel sinema için. Özgün seslerin, bağımsız yönetmenlerin ve güncel toplumsal meselelere odaklanan yeni anlatıların ana akım ağlarında yer bulması mümkün değil” ifadelerini kullandı.
‘Herhangi bir sansürden daha ağır bir cezaya dönüşüyor’
Türkiye’de belgesel sinema alanındaki sansürün yeni bir mesele olmadığını ve zaman içinde biçim değiştirdiğini belirten Tekin, kamu desteğinin ceza aracına dönüştürüldüğünü dile getirdi. Geçmişte festivallerde yaşanan engellemeleri ve “Barış için Sinemacılar” imzacılarına uygulanan gizli ambargoları hatırlatan Tekin, sözlerine şöyle devam etti:
“Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğünün destekleme kurulu tarafından seçilen, desteklenen filmlerin, verilen desteği faiziyle geri istenmesi tehdidi, uygulaması hayatımıza yeni giren bir sansür yöntemi oldu. Daha önce Emin Alper’in Kurak Günler filmi için karşımıza çıkmıştı. Şimdi de Bingöl Elmas’ın Şiirli Oda belgeseli için uyguladılar bu ceza şeklindeki sansür yöntemini. Uzun metraj kurmaca bir filmin vizyona girme, bir şekilde maliyetini geri kazanma yolu var. Fakat belgesel sinema için bu hiç mümkün değil. O anlamda baktığımızda da, herhangi bir sansürden daha ağır bir cezaya dönüşüyor.”
‘Suya sabuna dokunmayan projelere alan açıyor’
Kamu kaynaklarının muhalif sesleri dışlamasının tehlikelerine değinen Tekin, bu politikaların kamusal alanda dolaşıma giren sinemayı tek tipleştirdiğini ifade etti: “Kamu kaynaklarının ve ana akım destek fonlarının bağımsız/muhalif sesleri dışlaması, resmi ideolojiyle uyumlu, suya sabuna dokunmayan veya toplumsal hafızayı sterilize eden projelere alan açıyor. Bu da kamusal alanda dolaşıma giren sinemanın tek tipleşmesine yol açıyor. Amaçladıkları da bu olsa gerek ve her geçen gün bu amaçlarını daha kalıcı hale getiriyorlar.”
‘Bağımsız üretim biçimleri üzerine kafa yormalı’
Bu tablonun Türkiye sinemasının çok sesliliğine ve toplumsal hafıza oluşturma gücüne önemli bir engel teşkil ettiğini aktaran Tekin, geleceğe dair çözüm yolları hakkında şunları söyledi:
“Yeni ve özgün filmlerin üretimi için bağımsız üretim biçimleri üzerine kafa yormalı, izleyiciye ulaştırmak için bağımsız festivaller, özel gösterimler dışında yeni yollar aramaya devam etmeli. Kamu fonları konusunda iki farklı görüş var. İlki bağımsız üretim yolları, yöntemleri ile film yapmak. Diğer görüş ise, bizim vergilerimizden oluşan kamu fonlarından vazgeçmemek. Uygulama açısından tercih etmesem de, kesinlikle haklı bir duruş olduğunu da düşünüyorum. Bizim vergilerimizden oluşan bir destek sisteminin sansürsüz bir şekilde sinemacıların erişimine açılması gerekir.”
Bağımsız Sinemacılar Birliğinden Mustafa Ünlü: ‘Sansür ve baskı yönetmenleri de izleyiciyi de ağır etkiliyor’
Bağımsız Sinemacılar Birliğinden Belgesel Yönetmeni ve gGazeteci Mustafa Ünlü ile sinema dünyasında öne çıkan nostalji dalgasını ve bağımsız üretimlerin karşı karşıya kaldığı sansür, ekonomik kriz ve bürokratik engelleri konuştuk.
Sinemada son dönemde tırmanan devam filmleri ve yeniden çevrim trendini küresel çaptaki daralmayla açıklayan Mustafa Ünlü, bu durumun riskleri azaltan ticari bir yöntem olduğunu belirterek şunları söyledi: “Sanırım küresel ölçekte sinemanın, özellikle dağıtım, izleyici ile salonlarda buluşması konusunda ciddi bir daralma var. Eski ve gişe başarısı yüksek olmuş filmlerin, bu alanda gelişen teknoloji ile oldukça düşük maliyetlere yenilenmesi ve vizyona sokulması risksiz bir sürümden kazanma yöntemi. Olumsuz da değil, yeni jenerasyonları da sinemaya çekmek için işe yarar. Benim gibi o filmlerin bir kısmını ilk çıktığında sinemada izlemiş olanlar için de yeniden bunu yapabilmek güzel.”
“Şiirli Oda’nın İzinde” örneği üzerinden bağımsız üretimlerin üzerindeki sansür ve ekonomik baskıları değerlendiren Ünlü, mevcut durumun toplum üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekerek sözlerine şöyle devam etti: “Sinemacıları da izleyiciyi de, toplumun genelini de çok fena etkiliyor. Kamusal olan her şeyin çok ağır ve çok yönlü bir saldırı altında olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Direnmek şart ama örgütlü, kurumsal direnmenin de yolları kapatılıyor. Bunun en geçerli aracı da insanların yoğun, amansız bir ‘pulp fiction’a maruz bırakılması. Bedavaymış gibi sunulan her şeyin ne kadar ağır bir maliyeti olduğunu henüz anlamadık.”
‘Göremediklerimiz var: Gerçekleşemeyen projeler…’
Bedava sunulan medya içeriklerinin bağımsız mekanizmaları zayıflattığını ifade eden yönetmen, geriye yalnızca iktidar fonlarının kaldığını dile getirdi. Ünlü, gerçekleşemeyen projelere dikkat çekerek, “Geriye bir tek iktidar tarafından dağıtılan fonlar kalıyor. Orada da ‘Şiirli Oda’nın İzinde’ belgeselinde, ‘Kurak Günler’ filminde başka diğer örneklerde gördüğümüz durum ortaya çıkıyor. Bundan misli misli fazla göremediklerimiz var: Gerçekleşemeyen projeler. Bir dert anlatmayı hedefleyen ama zülfüyâre dokunma ihtimali olan projeler ya mali kaynaklara ulaşamadığı için gerçekleşmiyor, ya da çok sınırlı kaynaklarla çekilip dağıtılamıyor” dedi.
“Şiirli Oda’nın İzinde” belgeseline verilen desteğin geri istenmesi sürecini de eleştiren Ünlü, ifadelerini şu sözlerle tamamladı: “Film birtakım bürokratlar tarafından Kapadokya’daki çevre ve doğa tartışmalarını konu ettiği için reddedilmiş. Desteğin misliyle geri istenmesi ‘Ya otosansür yapacaksınız ya suya sabuna dokunmayacaksınız ya da cezanızı keserim’ demek. İfade özgürlüğü, sanatın dokunulmazlığı bir toplumun, devletin bekası için şarttır. Tek seçici halktır ve özgürlük ortamında en doğru seçimi yapar.”
200’ü aşkın imza verildi
“Şiirli Oda’nın İzinde” belgesel filmi için verdiği yapım desteğini faiziyle birlikte geri istemesine karşı sanatçılar Bakanlığa ve Sinema Genel Müdürlüğüne tepki göstermişti. Aralarında Belgesel Yönetmeni Sibel Tekin ve Bağımsız Sinemacılar Birliğinin de bulunduğu 200’ü aşkın sanatçı ve meslek odaları ise yayımladıkları imza bildirisiyle bakanlığı sansür kararlarını geri çekmeye çağırmıştı. Bildiride de kamu desteklerinin, eserlerin tesliminden sonra “politik gerekçelerle” faiziyle geri istenmesinin ekonomik baskı yoluyla sektörü otosansüre zorlayan sistematik bir gözdağı ve cezalandırma yöntemine dönüştüğü vurgulanmıştı.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et