İşsizlik Fonu işçiye yetmiyor, patrona akıyor
Devasa bütçesine rağmen İşsizlik Sigortası Fonundan, resmi işsizlerin yüzde 82.9’u yararlanamıyor; alabilen azınlığın eline geçen miktar, 37 bin TL’lik açlık sınırının çok altında kalarak işçileri kayıt dışı atölyelerde çalışmaya mahkûm ediyor.
Fotoğraf: DHA
Barış Salık
[email protected]
İşsizlik Sigortası Fonu devasa bütçesine rağmen asıl sahibi olan işçiler için bir güvence olmaktan çıkıp patronları fonlayan bir sisteme dönüştü. İşsizlerin yüzde 82.9’u ödenek alamazken yararlanabilen azınlığın eline geçen miktar, 37 bin liralık açlık sınırının çok altında kalarak temel yaşamsal ihtiyaçları bile karşılamıyor. İşçiler Kod 48 gibi bahanelerle tazminatsız ve işsizlik maaşsız sokağa atılırken fonun giderlerinde patronlara yönelik teşvik ve desteklerin payı her geçen yıl hızla artıyor. Milyonlarca işçi kendi primleriyle oluşan fondan yararlanamayıp borç batağında ve kayıt dışı atölyelerde kölelik koşullarında hayatta kalmaya çalışırken sistemin bütün kaynakları sermayeye hizmet etmeye devam ediyor.
İşsizlik ödeneği alabilen bir tekstil işçisi ise bu ödemenin yeni bir iş bulana kadar yaşamını sürdürmesine yetmediğini anlatıyor. İşçi, brüt ücretinin 55 bin TL olduğunu ve yaklaşık 21 bin 800 TL işsizlik ödeneği aldığını belirtiyor. “Benim mesela brütüm 55 bin lira, bana yüzde 40, 21 bin 800 lira yapıyor. Yani onunla geçinilebilir mi? Geçinilemez. Bu işçiye reva görülen yaşam normal mi? Nasıl geçinesin, imkansız” diyor. “İşsizlik sigortasının yeni bir iş arayacak kadar hayatımızı devam ettirecek koşulları sağlamamasından dolayı taşeron olarak günlük atölyeye gitmek zorundayım” diyen işçi, fason üretimde işçinin sürekli adet ve hız baskısı altında çalıştırıldığını belirtiyor. “Yavaş çalışma şansın yok. Hızlı çalışacaksın” diyen işçi, atölyelerdeki koşulları ise şöyle anlatıyor: “Tuvalete gitsen senin dakikanı tutar. Beş dakikayı geçtin, sen niye tuvalettesin? Bu tarz koşullarda çalıştırılmaya zorlanıyor işsizlik sigortası alan işçiler.” İşçinin anlatımına göre ödenek, yeni bir iş bulana kadar yaşamını sürdürebileceği bir güvence olmaktan çıkıp gündelik işlerden elde edilen gelirin yanına eklenen bir kaynağa dönüşüyor.
Fondan yararlanamayan bir başka işçi, işsizlik döneminde herhangi bir gelirinin kalmadığını anlatıyor. 2000 yılından bu yana sigortalı olduğunu ve yıllarca prim ödediğini belirten işçi, işsiz kaldığında işsizlik ödeneğinden yararlanamadığını söylüyor. “Benim sigorta girişim 2000’den beri var. Yıllarca sigorta primimi yatırıyorum, çoğu zaman yüksek prim üzerinden yatırılmış. Ama işten çıkarılıyorsunuz. Özellikle Kod 48’den çıkarıldığınız zaman tazminat alamıyorsunuz, işsizlik maaşı alamıyorsunuz. Maaşınız da yok” diyor. İşçinin anlattığı Kod 48, SGK işten ayrılış bildirgesinde devamsızlık gerekçeli feshe karşılık geliyor. İşçi, patronların çalışanları istifaya zorladığını ve ardından çıkışın işçinin kusuruna dayalı kodlardan verilebildiğini belirtiyor: “Bizi bunaltıyorlar, kendi isteğimizle işten çıkalım diye zorluyorlar. İşe gelmediğimizde ya da başka bir bahaneyle çıkışımızı Kod 48’den yapıyorlar. Böyle olunca ne tazminat alabiliyoruz ne de işsizlik maaşından faydalanabiliyoruz.”
Ödenek alamayan işçi, fondaki prim kesintileri ile işsiz kaldığında karşılaştığı koşullar arasındaki çelişkiye dikkat çekiyor: “Ben sigorta primini neden ödüyordum? Her ay kesiliyor, orada işsizlik ödeneği diye yazıyor. Kesiliyor ama bana vermiyorlar. Benim hak ettiğim şeyi bana vermiyorlar. ‘Şu kadar günü dolduracaktın, şu kuralı tamamlayacaktın’ diyorlar.” Daha önce işsizlik ödeneği aldığını, yeniden işsiz kaldığında ise başvurusunun kabul edilmediğini anlatan işçi, “Birkaç kez başvurmama rağmen en son ‘2024’te almışsın, süreni doldurmadığın için alamıyorsun’ dediler. Ben ne yapacağım şimdi? Aç mı kalayım?” diye soruyor.
Ödenek alamayan işçi, işsiz kaldığında sosyal yardım mekanizmalarına başvurduğunu ancak burada da başka bir engelle karşılaştığını anlatıyor. “Kaymakamlığa başvuruyorum. ‘Sigortan olmadığı için yardım alamıyorsun’ diyorlar. İşsiz kalıyorsun, işsizlik ödeneğinden faydalanamıyorsun; yardım için başvuruyorsun, sigortan olmadığı söyleniyor. Ben ne yapayım?” diye soruyor. Gelirinin tamamen kesildiği dönemde ailesinin geçimini borçlanarak sağladığını belirten işçi, “Bankaların kartlarına yüklendik, bütün kartları da patlattık. Çünkü başka bir gelirin yok. Aileni geçindirmek zorundasın, kiranı vermek zorundasın” diyor: “Kimse işçinin yanında değil, bütün sistem patronların yanında.”
İŞKUR’un ödenek labirenti
İŞKUR’un mevcut koşullarına göre işsizlik ödeneğinden yararlanabilmek için işçinin kendi istek ve kusuru dışında işsiz kalması, işten ayrılmadan önceki son 120 gün hizmet akdine tabi olması, son üç yıl içinde en az 600 gün işsizlik sigortası primi ödemesi ve işten ayrıldıktan sonra 30 gün içinde başvurması gerekiyor. Prim gününe göre ödenek süresi 180 ila 300 gün arasında değişiyor. İŞKUR mevzuatına göre işsizlik ödeneği son dört aylık prime esas kazancın günlük ortalamasının yüzde 40’ı üzerinden hesaplanıyor ve ödenek aylık brüt asgari ücretin yüzde 80’ini aşamıyor. Ağustos 2026’da Birleşik Metal-İş Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM) tarafından açıklanan ağustos 2026 açlık ve yoksulluk sınırı dönem raporuna göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 37 bin 203 TL, yoksulluk sınırı ise 122 bin 217 TL. Bu durumda işçinin yaklaşık 21 bin 800 TL’lik ödeneği, dört kişilik ailenin yalnızca gıda harcamalarını ifade eden açlık sınırının dahi altında kalıyor.
Fon nasıl patronlara çalıştı?
Fonun büyüklüğüne karşın işsizlerin önemli bölümü ödeneğe erişemiyor. DİSK-AR’ın TÜİK ve İŞKUR’un haziran 2026 verilerinden yaptığı hesaplamaya göre 2 milyon 688 bin resmi işsizin yalnızca 460 bin 501’i işsizlik ödeneği alabildi. Buna göre resmi işsizlerin yüzde 82.9’u, yani yaklaşık 2.2 milyon kişi işsizlik ödeneğinden yararlanamadı. Ödenek alabilenlerin oranı yüzde 17.1’de kaldı.
DİSK-AR tarafından hazırlanan ağustos 2026 İşsizlik Sigortası Fonu bülteninde, İşsizlik Sigortası Fonundan patronlara aktarılan kaynakların payı yıllar içinde artarken işsizlere yapılan ödemelerin payı geriledi. 2016’da fon giderleri içinde işsizlik sigortası ödemelerinin payı yüzde 37.4 iken 2026’nın ocak-temmuz döneminde yüzde 31’e geriledi. Patronlara yönelik doğrudan ve dolaylı teşvik ve desteklerin payı ise aynı dönemde yüzde 20.3’ten yüzde 44.3’e yükseldi.
2026’nın ilk yedi ayında İşsizlik Sigortası Fonunun toplam gideri 208.2 milyar TL oldu. Bunun 67.4 milyar TL’si patronlara yönelik teşvik ve desteklere, yaklaşık 24.8 milyar TL’si işbaşı eğitim programlarına aktarıldı. Aktif iş gücü programlarına da 47.4 milyar TL harcandı. İşçilere yönelik ödemeler ise 64.5 milyar TL’de kaldı. Bunun 63.8 milyar TL’sini işsizlik ödeneği oluşturdu. Kısa çalışma ödeneği için 59.6 milyon TL, nakdi ücret desteği için 63 bin TL, yarım çalışma ödeneği için 64 milyon TL ve ücret garanti fonu için 567.1 milyon TL ödendi. 2016’dan temmuz 2026’ya kadar fonun toplam gideri 1 trilyon 33 milyar TL’ye ulaştı. Bu dönemde patronlara teşvik, destek ve işbaşı eğitimleri kapsamında 513.6 milyar TL aktarılırken işsizlik sigortası ödemeleri 325 milyar TL’de kaldı.
Temmuz 2026 sonu itibarıyla İşsizlik Sigortası Fonunun toplam varlığı 817.3 milyar TL’ye ulaştı. Fon varlığının yaklaşık 601.2 milyar TL’si devlet tahvillerinde, 212.8 milyar TL’si mevduatta, 3.3 milyar TL’si ise Takasbank para piyasasında bulunuyor. Fonun gelirleri içinde de primler ve devlet katkısının yanı sıra faiz gelirleri önemli bir yer tutuyor. 2026’nın ocak-temmuz döneminde fonun toplam geliri 397 milyar TL olurken bunun 186.8 milyar TL’si primlerden, 51.2 milyar TL’si devlet katkısından, 131.7 milyar TL’si faiz gelirlerinden ve 27.3 milyar TL’si diğer gelirlerden oluştu. 30 Nisan 2026 tarihli cumhurbaşkanı kararı ile devlet katkısı oranı yüzde 1’den yüzde 0.5’e indirildi. İşçi ve patron prim oranlarında ise değişiklik yapılmadı.
İşsizlik Sigortası Fonunun kullanımına ilişkin bir diğer değişiklik ise 14 Temmuz 2025’te yapıldı. Cumhurbaşkanı Kararı ile İşsizlik Sigortası Kanunu’nda değişiklik yapılarak fondan kullanılabilecek gelir oranı yüzde 30’dan yüzde 50’ye çıkarılmıştı.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et