Mersin Limanı’nda 241 gündür direnen işçilere EMEP’ten ziyaret: 'Bu mücadele tüm işçi sınıfının kazanımı olacak'
Mersin Limanı’nda sendikalaştıkları gerekçesiyle işten çıkarılan 185 işçinin direnişi 241’inci gününde sürüyor. EMEP, liman işçilerini ziyaret ederek dayanışma mesajı verdi.
Fotoğraf: Evrensel
Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş. (MIP) ve taşeron şirketi Özgüneş Taşımacılık Forklift Hizmetleri bünyesinde çalışırken sendikalaştıkları gerekçesiyle 31 Aralık 2025’te işten çıkarılan 185 liman işçisinin direnişi 241’inci gününde sürüyor. Liman kapısı önündeki işçileri Emek Partisi (EMEP) Mersin İl Örgütü ziyaret ederek dayanışma mesajı verdi.
“İşbaşı yapana kadar geri adım atmayacağız”
Ziyarette konuşan Tüm Taşıma İşçileri Sendikası (TÜMTİS) Mersin Şube Başkanı Savaş Gürkan, işçilerin kölelik koşullarına son vermek, düzenli bir ücrete kavuşmak ve iş cinayetlerinin önüne geçmek için sendikaya üye olduklarını belirtti. Sendikal örgütlülüğü engellemek amacıyla işten çıkarıldıklarını söyleyen Gürkan, işçilerin yeniden işbaşı yapmak ve kadrolu çalışmak için direnişe başladığını ifade etti.
İşveren ve bakanlıklarla görüşmeler yapıldığını ancak çözüm sağlanamadığını belirten Gürkan, “İşten çıkarılan arkadaşlarımızın tamamının kabul edeceği bir olanak sunulana ve çıkarılan tüm arkadaşlarımız işbaşı yapana kadar bu mücadeleden bir adım bile geri atmayacağız” dedi.
Fotoğraf: Evrensel
“Bu mücadele çocuklarımızın geleceğini kazanma mücadelesidir”
EMEP Mersin İl Başkanı Sedat Başkavak ise sekiz aydır işsiz bırakılan işçilerin geçim sıkıntısına dikkat çekti. Kira ve faturaların yanı sıra yaklaşan okul dönemiyle birlikte çocukların eğitim masraflarının da işçilerin yükünü artırdığını belirten Başkavak, “İşten atılışınızdan bu yana geçen 8 ayda; 8 defa kira, 8 defa elektrik, 8 defa su ve 8 defa telefon faturası kapıya dayandı. İki hafta sonra okullar açılacak; çocuklara çanta, defter ve kıyafet lazım. Bu mücadele yalnızca bir iş mücadelesi değil, doğrudan çocuklarımızın geleceğini kazanma mücadelesidir” dedi.
Taşeron düzenine tepki
Limanın yükleme-boşaltma, forklift, yemekhane ve güvenlik gibi birimlerinde taşeron sisteminin yaygın olduğunu belirten Başkavak, ağır çalışma koşulları, düşük ücretler ve sendikasızlığın dayatıldığını söyledi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın uygulamalardan haberdar olduğunu ifade eden Başkavak, sendikalaşmayı engellemek amacıyla sözleşme fesheden şirkete verilen idari para cezalarının caydırıcı olmadığını belirtti. Başkavak, “MIP ise ‘Cezayı öderim ama işçiyi geri almam’ diyor. Çünkü uygulanan para cezaları hiçbir şekilde caydırıcı değil, sendikal örgütlenme özgürlüğü fiilen yok ediliyor” dedi.
“Tutuklu sendikacılar serbest bırakılsın”
Liman işçilerinin mücadelesinin diğer liman, Serbest Bölge ve OSB’lerde çalışan işçilere de cesaret vereceğini belirten Başkavak, sendikal hakları nedeniyle işten çıkarmaların son bulması gerektiğini söyledi.
Başta Doruk Maden işçilerinin sendika genel başkanı Gökay Çakır ve sendika uzmanı Başaran Aksu olmak üzere hak mücadelesi nedeniyle tutuklanan sendikacıların serbest bırakılmasını isteyen Başkavak, EMEP’in “Barajsız sendika, yasaksız grev, güvenceli iş” talebiyle 50 bin işçinin imzasını topladığını ve yaklaşık 200 milletvekilinin desteğiyle Meclis’e kanun teklifi sunduğunu belirtti.
Teklifin Meclis’te bekletildiğini söyleyen Başkavak, “İşçilerin yasası Meclis’ten geçmediği sürece sendikal kıyımlar sürecektir” dedi. Başkavak konuşmasını, “Mücadele edenler her zaman kazanamayabilir; ancak kazananlar her zaman yalnızca mücadele edenler olmuştur” sözleriyle tamamladı.
(İşçi Sendika Servisi)Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et