Kültür Bakanlığının 'Şiirli Oda’nın İzinde' desteğini faiziyle geri istemesini EMEP'li Bayhan Meclis gündemine taşıdı
Kültür ve Turizm Bakanlığı, "Şiirli Oda’nın İzinde" belgeseline verdiği desteği faiziyle geri istedi. Kararı Meclise taşıyan EMEP Milletvekili İskender Bayhan, kamu kaynaklarının "siyasal sadakat mekanizmasına" dönüştürüldüğünü belirtti.
Hasan Can Bilici
[email protected]
Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, belgesel yönetmeni Bingöl Elmas’ın "Şiirli Oda’nın İzinde" belgesel filmi için verdiği yapım desteğini faiziyle birlikte geri istedi. Olayına ardından sinemadaki sansür ve baskı tartışmaları alevlendi, sanatçılar Bakanlığa ve Sinema Genel Müdürlüğüne tepki gösterdi.
Konuyu Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Meclis gündmeine taşıdı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Bayhan, “Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, Kapadokya’da yaşayan yerel tarih araştırmacısı ve çevre aktivisti Mükremin Tokmak’ın çalışmalarını konu alan belgesele 2025 yılında yapım desteği vermişti. Film, Kapadokya’nın tarihsel ve kültürel belleğinin yanı sıra bölgede turizm, yapılaşma ve kamu uygulamalarının yol açtığı tahribatı ve buna karşı yürütülen mücadeleyi ele alıyor” diye anlattı.
Yönetmen Bingöl Elmas’ın açıklamalarına göre filmin 25 Nisan 2026’da Bakanlığa teslim edildiğini hatırlatan Bayhan, “Ancak daha sonra filmin başvuru dosyasındaki senaryo ve yaklaşım metniyle uyumlu olmadığı ve ‘teknik açıdan yeterli bulunmadığı’ gerekçesiyle kabul edilmediği bildirildi. Bakanlık, verilen desteğin yasal faiziyle birlikte geri ödenmesini istedi. Elmas ise Bakanlık yetkilileriyle yaptığı telefon görüşmelerinde kendisine farklı gerekçeler aktarıldığını, filmin ‘politik’ bulunduğunun ve Kapadokya’daki tahribatta Bakanlığın sorumluluğuna işaret etmesinin sorun edildiğinin söylendiğini açıkladı” ifadelerine yer verdi.
175 bin liralık destek için 271 bin lira geri ödeme
Projeye verilen toplam 350 bin lira desteğin 175 bin liralık ilk kısmının yönetmene ödendiğini aktaran Bayhan, “Elmas, daha sonra kendisinden faizle birlikte 271 bin lira geri alındığını, bu parayı ancak borçlanarak ödeyebildiğini ve kararın hukuki takibi için gerekli mali yükü karşılayacak durumda olmadığını belirtti” vurgusu yaptı.
Bayhan önergesinde, kamu desteğinin eser tamamlandıktan sonra eleştirel içeriği gerekçe edilerek geri alınmasının sanatçı üzerinde ekonomik baskıya dönüşeceğine dikkat çekti. Sinema desteklerinin iktidarın ya da Bakanlığın sanatçılara sunduğu bir “lütuf” değil, halkın vergileriyle oluşturulan kamu kaynakları olduğunu belirten Bayhan, desteklerin sanatçının siyasal tutumuna bağlanmasının “kamu desteğini sanatsal üretimin desteklenmesi aracından çıkararak siyasal sadakat mekanizmasına dönüştüreceğini” ifade etti.
Bayhan, yürürlükteki yönetmelikte bir filmin “politik olmaması”, kamu kurumlarını eleştirmemesi ya da Bakanlık politikalarıyla uyumlu olması yönünde bir kriter bulunmadığını da hatırlattı.
Bu kapsamda Bakan Ersoy’a, 18 Nisan 2025 tarihli Destekleme Kurulu kararıyla 350 bin lira desteğe hak kazanan filmin hangi kanun, yönetmelik veya sözleşme hükmüne dayanılarak reddedildiğini soran Bayhan, yönetmenin hangi yükümlülükleri ihlal ettiğinin de açıklanmasını istedi. Bayhan ayrıca filmin reddine dayanak gösterilen 2 Temmuz 2026 tarihli İnceleme ve Tespit Tutanağı’nın neden yönetmene tebliğ edilmediğini, belgede ileri sürülen teknik eksikliklerin ve “esaslı değişikliklerin” neler olduğunu gündeme getirdi.
“Teknik eksiklik varsa neden giderme imkânı verilmedi?”
Bakanlığın ileri sürdüğü “teknik yetersizliğin” önceden ilan edilmiş, nesnel ve ölçülebilir hangi kriterlere dayandığını soran Bayhan, bir teknik eksiklik varsa yönetmene neden filmi düzeltip yeniden teslim etme imkânı verilmediğini de sordu.
Önergede, filmin başvuru dosyasında Mükremin Tokmak’ın Kapadokya’daki kültürel mirası koruma mücadelesinin, yol yapımının tehdit ettiği peri bacalarının, yer altı şehrinin ve turizm kaynaklı tahribatın zaten açık biçimde bulunduğuna dikkat çekildi. Bayhan bu nedenle Bakanlıktan, tamamlanan filmin hangi somut unsurlarının başlangıçta onaylanan projeden farklı bulunduğunu açıklamasını istedi.
Bayhan, belgesel sinemanın doğası gereği çekim sırasında ortaya çıkan gelişmelerin filme dahil olmasının olağan olduğunu vurgularken, yaşayan toplumsal süreçleri konu alan bir belgeselin başlangıçta sunulan metnin birebir görsel karşılığı olmasını istemenin yaratıcı süreci önceden belirlenen sınırlar içine hapsedebileceğini belirtti.
“Filmin politik bulunduğu söylendi mi?”
Önergenin dikkat çeken başlıklarından biri de yönetmenin Bakanlık yetkilileriyle yaptığı görüşmelere ilişkin iddiası oldu. Bayhan, Bakan Ersoy’a, Elmas’a filmin “politik bulunduğunun”, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Kapadokya Alan Başkanlığının bölgedeki tahribatın sorumluları ya da muhatapları arasında gösterilmesinin “kabul edilemeyeceğinin” söylenip söylenmediğini sordu.
Bayhan, “Bir sanat eserinin Bakanlığınızı veya Bakanlığınıza bağlı kurumların uygulamalarını eleştirmesi, Bakanlığınız açısından destek iptali ya da filmin kabul edilmemesi gerekçesi midir?” sorusunu yöneltti.
“Bakanlık hem eleştirinin muhatabı hem desteğin karar vericisi”
Bayhan, Kapadokya’daki turizm ve kültürel miras politikalarının yürütülmesinden sorumlu kurumun Kültür ve Turizm Bakanlığı olduğuna, aynı Bakanlığın bu politikaları eleştiren bir filme verilen kamu desteğinin devam edip etmeyeceğine de karar verdiğine dikkat çekti. Bu durumun kamusal kültür desteğinin bağımsızlığı açısından bir çıkar çatışması yaratıp yaratmadığını soran Bayhan, nihai film kabul ve itiraz süreçlerinin bağımsızlaştırılıp bağımsızlaştırılmayacağını gündeme getirdi.
“Kurak Günler” örneğini hatırlattı
Bayhan önergesinde Bakanlığın daha önce Emin Alper’in “Kurak Günler” filmi için de senaryodaki değişiklikleri gerekçe göstererek verilen yapım desteğini faiziyle geri istediğini hatırlattı. Benzer uygulamaların tekrarlanmasının sinemacılara, destek almak istiyorlarsa anlatacaklarını ve eleştirecekleri konuları Bakanlığın kabul edeceği sınırlar içinde tutmaları yönünde bir mesaj verdiğini belirtti.
Bağımsız sinemacıların büyük ölçüde proje bazlı, güvencesiz ve sınırlı kaynaklarla çalıştığına dikkat çeken Bayhan, destek kaybı veya faiziyle borçlandırılma ihtimalinin sanatçıları daha proje aşamasında kendi eserlerine müdahale etmeye zorlayabileceğini ve bunun “yasaklamaya dahi gerek bırakmayan bir otosansür rejimi” yaratacağını ifade etti.
Bayhan bu nedenle Bakanlığa son 10 yılda Bakanlık desteğiyle tamamlandığı halde teslim aşamasında kabul edilmeyen film sayısını, kaç yapımdan desteğin faiz veya gecikme zammıyla geri alındığını ve kaç yönetmen ya da yapımcıdan sahne çıkarılması, kurgu veya içerik değişikliği istendiğini de sordu. Sinema sektöründe destek kaybı korkusuyla “Bakanlık versiyonu” hazırlanması veya kimi konuların projelerden çıkarılması yönünde Bakanlığa ulaşan şikâyetler olup olmadığının açıklanmasını isteyen Bayhan, kamu kaynaklarının sanatçının neyi anlatıp anlatamayacağını belirleyen bir denetim aracına dönüşmemesi için hangi güvencelerin oluşturulacağını da gündeme getirdi.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et