Germencik'te yeni jeotermal sondajı için ÇED olumlu kararı verildi
Germencik'te jeotermal santraller yüzünden incir ve zeytin ağaçları kururken, yeraltı sularına karışan zehirli maddeler halk sağlığını tehdit ediyor. Çevre örgütleri ve halk, yeni kuyu açma projelerine karşı hukuk mücadelesini sürdürüyor.
Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel
Özer Akdemir
[email protected]
İzmir – Dünyada kilometrekare başına en fazla jeotermal enerji santralinin düştüğü Aydın'ın Germencik ilçesinde, mevcut çevresel tahribata rağmen tarım alanlarının ortasına yeni kuyular açılmak isteniyor. Maren Maraş Elektrik Üretim San. ve Tic. A.Ş. tarafından Yedieylül Mahallesi sınırları içinde iki yeni jeotermal kaynak arama sondajı yapılması planlanıyor. Proje ile ilgili ÇED süreci başlatıldı. Halihazırda 16 santralin faaliyet gösterdiği bölgede planlanan bu yeni arama girişimi, yeraltı sularından tarım alanlarına kadar geniş bir çerçevede telafisi güç yaralar açan mevcut kirliliğin daha da büyüyeceği endişesini beraberinde getiriyor.
Hıdırbeyli Göleti ağır metal deposuna döndü
Özellikle Maren Enerji'ye ait tesislerde yaşanan kazalar bölgede artık sıradanlaşmış bir çevre felaketi halini alıyor. Son bir yıl içinde aynı noktada boru hatlarının dört kez patladığı, yüzlerce derece sıcaklıktaki zehirli akışkanın ve hidrojen sülfür gazının doğrudan doğaya karıştığı belirtiliyor. Yaşanan patlamalar sonucunda yayılan bu kimyasal sıvılar, bölgenin tarımsal sulama ihtiyacını karşılayan Hıdırbeyli Göleti'ne boşalıyor. Uzmanların değerlendirmelerine göre santrallerden sızan bu atıklar, göleti ve çevresini arsenik, bor, kurşun ve kadmiyum gibi ağır metallerle dolu zehirli bir depoya dönüştürüyor.
Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel
Bile bile zehirliyorlar, kanser vakaları dört katına çıktı
Jeotermal santrallerden yayılan zehirli gazlar ve toprağa sızan sıcak sular, bir zamanlar incirin başkenti olarak bilinen yörede zeytin ve incir ağaçlarını adeta haşlayarak kurutuyor. Onlarca dönüm tarım arazisinin yok olduğu patlamaların ardından, şirketin yöre halkına kuruyan asırlık ağaçlar yerine fidan dikmeyi teklif etmesi mağduriyeti daha da derinleştiriyor. Yeraltı sularına ve besin zincirine karışan ağır metallerin insan sağlığına kestiği fatura ise çok daha vahim tablolara yol açıyor. Tüm bu denetimsizliğin ve zehirli salınımların bir sonucu olarak Germencik'te kanser vakalarının Türkiye ortalamasının tam dört katına ulaştığı ifade ediliyor.
Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel
Çevre örgütlerinin mücadelesi ve çelişkili resmi açıklamalar
Göz göre göre yaşanan bu doğa katliamı karşısında Germencik Çevre ve Doğa Derneği ile bölge halkı yoğun bir hukuk mücadelesi veriyor. Ancak yaşanan felaketlerin ardından devlet kurumlarının sergilediği çelişkili tutum tepkileri daha da artırıyor. Aydın Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü patlayan borulardan sızan miktarı tespit edemediklerini ve suyun gölete karışmadığını iddia ederken, ilgili bakanlığın daha önce aynı santralin çevreye zehir saçtığını kabul ederek adli işlem başlattığı resmi kayıtlarda yer alıyor. Verilen bu tepkiler, bilirkişi raporları ve mahkemelerden dönen kararlar neticesinde şirketlerin bazı projelerde kuyu sayısını azaltmak, kapasite düşürmek veya projeleri iptal etmek zorunda kaldığı da görülüyor.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et