Atıklarda kaynağında geri dönüşüm hedeflenmeli
İzmir Foça’daki Türkiye’nin ilk çöp ayrıştırma ve depolama tesisi sadece 7 yıl ayakta kalabildi. Çevre Mühendisi Selma Akdoğan, “Atığın kaynağında önlenmesi, azaltılması, yeniden kullanımı ve geri dönüşümü hedeflenmeli” dedi.
Ramis Sağlam
[email protected]
İzmir – Kentin en önemli çevre ve altyapı sorunlarından olan ve uzun süredir tartışılan, Harmandalı düzenli depolama alanının kapanma süreciyle derinleşen katı atık bertarafı ve depolama sorunu gündemdeki yerini koruyor. Kapasite yetersizliği ve yeni tesis projeleri üzerindeki hukuki ile yerel anlaşmazlıklar kalıcı bir çözüme ulaşmayı engelliyor. Son dönemde en çok tartışılan çevre konuları arasında yer alan atık depolama alanları, çöplerin güvenli şekilde toplandığı yerler olarak biliniyor. Ancak yanlış planlanan alanlar doğaya zarar veriyor. Sızan sular yer altı sularını kirletip, kötü kokular yayıp ve sera gazı üretirken, alanlar dolunca yeni yer bulma sorunu ortaya çıkıyor.
Maliyet hesaplarına yenik düştü

Foça’nın 22 Kasım 1990 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile özel çevre koruma bölgesi ilan edilmesinin ardından 1997’de Türkiye’nin ilk çöp depolama tesislerinden biri kurularak çevre için önemli bir adım atıldı. Amaç evsel atıkların yerinde ayrıştırılıp ayrı toplanıp düzenli depolama alanına götürülüp dönüşümünü sağlamaktı. Tesise sadece evsel atıkların götürülmesi hedeflendi. Proje kapsamında atık kabul birimi, ofis alanı, giriş ünitesi, nihai döküm alanında çıkacak metan gazlarının uzaklaştırılması için ayrı bir tesis kuruldu. Proje maliyetinin yüzde 10’u Foça Belediyesi tarafından karşılanırken, diğer kısmını Çevre Bakanlığı üstlendi. Projede birçok hedef birlikte planlandı. Beton kırma işlemi bunlardan sadece bir tanesi. Projeyi tanıtan broşürler bastırıldı, yerinde ayrıştırma kavramının tam bilinmediği bir dönemde Foça Belediyesi evde ayrıştırmayı hedeflemesine rağmen proje maliyet hesaplarına yenik düştü ve tesis 7 yıl sonra 2004’te çöp oldu.
‘Nüfusla birlikte atık da artıyor’
Foça’da 30 yıl önce başlatılan projenin ardından bugün hem Foça’nın hem de İzmir’in en önemli sorunlarından biri atık depolama ve bertarafı olarak ön plana çıkıyor. Kent nüfusunun düzenli artışı ile birlikte atık miktarının da yükseldiğini söyleyen TMMOB’ye bağlı Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Teknik Sorumlusu Selma Akdoğan ile atık depolama tesislerini konuştuk. Sanayi, maden, enerji vb. tesislerin faaliyetlerinden oluşan atıkların da artmaya devam ettiğini belirten Sema Akdoğan, atığın kaynağında önlenmesi, azaltılması, yeniden kullanım ve geri dönüşümünün hedeflenmesi gerektiğine dikkat çekti. Akdoğan, atıkların kaynağına, fiziksel ve kimyasal özelliklerine göre sınıflandırılmasının ve mevzuata göre geri dönüşüm ve bertaraf süreçlerinin yürütülmesinin beklendiğini söyledi.
Atık depolamada dikkat edilmesi gereken noktalara dikkat çeken Akdoğan, “Yer seçiminde coğrafi olarak; jeolojik yapı, hidrojeolojik, topografik ve iklim koşullarının yanı sıra, çevresel olarak yerleşim yerlerine, doğal alanlara, su kaynaklarına uzaklık, gürültü, koku, toz etkileri gibi birçok etken değerlendirilmeli” dedi.
‘Depolama için kriterler önemli’
Tehlikeli atık depolama, ön işlem ve geri dönüşüm tesisleri için kriterlerin önemli olduğunu vurgulayan Akdoğan, “Çevre ve insan sağlığına yönelik yüksek riskler nedeniyle daha sıkı fiziksel, teknik ve yasal şartlara tabidir. Türkiye’de bu süreçler yönetmelik hükümlerine göre yürütülür. Bitkisel atık yağlar, atık yağlar ve tıbbi atıklar içinse ek düzenlemeler bulunmakta” bilgisini paylaştı.
‘Süreç bir bütün olarak ele alınmalı’
Atık depolama tesislerindeki ilgili mevzuatı ve denetimi değerlendiren Akdoğan, “Hem mevzuat gerekliliklerini yerine getirip getirmediği hem de çevre kirliliğini önleyici tedbirlerin alınıp alınmadığı denetlenmelidir. Uygun araçlarla taşınıp taşınmadığı, atık türleri ile tesislerin lisans kapsamında kabul edebileceği atık kodlarının uyumlu olup olmadığı, atık miktarının kayıt altına alınıp alınmadığı, kütle-denge tablolarının izlenip izlenmediği kontrol edilmelidir. Özetle; atık yönetim süreci bir bütün olarak ele alınmalı, atığın oluştuğu andan itibaren geçici depolanması, toplanması, taşınması, geri dönüşüm ve bertaraf süreçleri her kademede denetlenmelidir” diye konuştu.
‘Sızıntıya karşı uygun zemin olmalı’
Atık türüne göre yapılması gereken işlemler, tesis yer seçimi ve işletme kriterlerinde farklılıklar bulunmakla birlikte genel olarak sağlanması gereken şartlar şu şekilde özetlenmekte: “Tesisin etrafı uygun malzeme ile ve belirtilen yükseklikte çevrili, kabul birimi, işleme alanı, geçici depolama, ürün stok sahası, otopark ve ofisler ayrı olmalıdır. Sızıntıların önlenmesi için uygun zemin koşullarının sağlanması ve sızdırmazlık için önlem alınmalı; oluşabilecek sızıntı suları ayrı toplanmalı ve ilgili mevzuata göre arıtılmalıdır. Atıklar üstü kapalı alanda depolanmalı, yağmur suyu ile teması önlenmeli; yağmur suyu drenaj sistemi kurulmalı, atıklar türlerine göre etkileşime girmeyecek şekilde depolanmalıdır. Olası dökülmelere karşı absorban madde bulundurulmalı, gürültü, toz ve kokuya karşı mevzuata uygun her türlü önleyici tedbir alınmalıdır. Metal atık tesislerinde radyasyon kontrolü için onaylı cihaz ve sertifikalı personel bulunmalıdır. ÇED Yönetmeliği, Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliği kapsamında gerekli belge, izin ve lisanslar alınmalıdır. Giriş, işlem ve çıkış belgeleri elektronik ortamda kayıt altında tutularak saklanmalı; giriş-çıkışlar kamera kayıtları ile de izlenmelidir.”
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et