Atlas Trafo'da 50 işçi sendikalaşma nedeniyle işten atıldı
İzmir’de Atlas Trafo’da çalışma koşullarının düzeltilmesi için sendikalaşan 50’ye yakın işçi Kod 49’la işten çıkarıldı. İşçiler, 10 Ağustos’ta bir işçinin yaşamını yitirdiğini belirterek iş güvenliği önlemlerinin yetersizliğine tepki gösterdi.
Atlas Trafo
İzmir — Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesinde bulunan Atlas Trafo'da, kötü çalışma koşulları nedeniyle sendikalaşmak isteyen 50 işçi işten atıldı. Görüştüğümüz işçiler 10 Ağustos'ta üretim bölümünde bir işçinin yaşamını yitirdiğini anlattı.
Daha önce Torbalı Pancar'da yurt dışına sanayi tipi trafo üretimi yapan Atlas Trafo'nun patronları hisselerinin yüzde 51'ni Polonyalı enerji tekeli Koronea şirketine satmış ve fabrikayı Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesine taşımışlardı. Entegre üretim için hedef büyüten İzmir'in sayılı trafo üreticilerinden Atlas Trafo'da işçiler için çalışma düzeni tam bir kölelik düzenine dönüşmüş durumunda.
Ağır iş kolu kapsamında görünmesine rağmen fabrikada işçi sağlığı ve güvenliği hakkında neredeyse hiç bir önlem alınmıyor. Fabrikada çalışan işçi sayısı 200 dolayında. Üretim bölümünde hiçbir havalandırmanın bulunmaması nedeniyle işçiler adeta sıcaktan bayılıyor. Görüştüğümüz işçiler nefes alıp vermekte bile zorluk çektiklerini söylüyor.
İşçiler, eskiden bazı yerlere pervane konulduğunu fakat birkaç kez açık unutulduğu gerekçesiyle yasaklandığını anlatıyor. İşçiler, "Kendi bürolarındaki klimalar gece gündüz 24 saat hiç kapanmadan çalışıyor. Bazen termometreler 50 dereceye kadar çıkıyor" diyor. Bir başka sorun da dinlenme alanlarının kötü olması. İşçiler, "Bir 10 dakika çay içmek için bir yer ayarlamayı bile çok görüyorlar" diyerek tepki gösteriyor.
Üretim bölümünde bir işçi yaşamını yitirdi
10 Ağustos tarihinde üretim bölümünde çalışan Mehmet Aycan birden yere yığılmış. Hastaneye götürdüklerinde kalp krizinden öldüğü söylenmiş. İşçiler, ölen işçinin çalıştığı makine ile ilgili bu işçiye bir eğitim verilmediğini, sertifikasının bulunmadığını dile getirirken, doktor işçinin ölümünün kalp krizinden olduğunu söylemiş. Sıcaktan, yaptığı kaynak işinden, elektrik çarpmasından kaynaklanabileceğini söylemiş aileye. Henüz 9 aylık bebeği bulunan işçinin ölümünden sonra işveren, olay gününün akşamı bütün işlere mesaj atarak, "Aynı mesaiyi düzleminde yarın çalışmaya devam ediyoruz" demiş.
Fabrikaya gelen işçiler sabah üretim müdürlüğüne gidip "Daha dün bir işçi kardeşimizi kaybettik nasıl çalışacağız" dediklerinde, "Tamam çalışmak istemiyorsanız izin vereyim gidin" denildiğini anlatıyor. Bunun üzerine o gün işçilerin büyük bir kısmı izin alarak çalışmamış.
İşçiler, "Bu iş kazası bu fabrikanın ilk iş kazası değil. Revir doğru düzgün açık değil. Gece vardiyasında ne bir usta ne bir iş güvenliği uzmanı var. Bundan yaklaşık 7-8 ay önce yine bu fabrikada bir makinede bir kadın arkadaşımız gece vardiyasında makineye dolanarak çok ağır biçimde yaralandı" diye anlattı.
Aslında makinenin pedalının altında bir düzenek olduğunu, pedala sert basıldığında makinenin durduğunu anlatan işçiler, "Bazen yanlışlıkla bir sert bastığımız için makine de boş boşuna durduğu için işveren o düzeneğin üstüne bir somun yapıştırıyor. Bu yüzden pedallara sert vursan bile makine kendi kendine duramıyor. Eğer o düzenek çalışmış olsaydı o kadın arkadaşımız yaralanmazdı. Kendisi hâlâ raporlu ve yaralarını sarmaya çalışıyor" dedi.
Kod 49'dan işçi kıyımı
İşçiler, fabrikadaki düşük ücret politikası, işçi sağlığı ve güvenliğine önem verilmemesi, çalışma şartlarının düzelmemesinden kaynaklı kendi aralarında sendikalaşma fikrini konuştuklarını anlattı.
Belli bir sayıya geldiklerinde bir şekilde duyulup sendika üyesi olan olmayan 50'ye yakın işçinin işten atıldığını belirten işçiler, "Ölen arkadaşımızın yasını tutalım, 'bugün çalışmayalım' dediğimiz için, anayasal hakkımızı kullanıp sendikaya üye olduğumuz için tazminatsız biçimde işten çıkartıldık" dedi.
Görüşme yaptığımız, işten çıkartılan işçilerden birinin iddiasına göre en son yaşanan ölümlü iş kazasından sonra fabrika içerisinde denetim yapılmış ve Torbalı'dan Kemalpaşa'ya taşınma sürecinde makinelerin taşınma prosedürüne uygun ve yetkili kişiler tarafından taşındığına dair belge istenmiş.
İşçiler, "Bütün makineleri biz işçiler taşıdık. Hatta bayramda gelip taşımıştık, kurulumunu da biz yaptık. Belli ki kurulumunda bir hatadan şüpheleniyorlar. Hatta bazı beyaz yakaların verdiği bilgiye göre işveren bazı taşıma şirketleriyle görüşüp geçmişe dönük bir sözleşme yapmaya zorluyormuş" ifadelerini dile getirdi.
Avrupa'ya üretim yapan, bazen müşteriler fabrikaya geldiklerinde iş elbiselerini bile yenileyen, her tarafı tertemiz yapan işverenin onlar gittikten sonra kölelik düzenine devam ettiğini dile getiren işçiler, "Arkadaşımızın yasını tuttuğumuz, fabrikadaki çalışma koşullarına hayır deyip iyileştirmek için sendikaya üye olduğumuz için tazminatsız biçimde işten atıldık. Hakkımızı alana kadar gerekli tüm yasal işlemleri yapacağız" dedi.
(Evrensel)Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et